Maalesef Doğrulandı

Maalesef Doğrulandı
Millî Gazete'nin önceki gün "Kirli Pazarlık" manşetiyle duyurduğu, "Türkiye'nin NATO'daki İsrail vetosunu geri çekmesi" diplomatik bir üslupla doğrulandı. Dışişleri Bakanlığı bu skandal olayı resmen yalanlayamazken, "diplomatik kaynaklar" terminolojisiyle

Türkiye önce Suriye batağının içine çekildi, ardından kasıtlı olarak yalnız bırakıldı. Türkiye mülteci sayısı yüz bin rakamını aşması durumunda Birleşmiş Milletler'in devreye girmesini istemiş, 'tampon bölge' önerisini dillendirmişti. Mülteci sayısı bugün yüz bini aştı. Bu durum başta Birleşmiş Milletler olmak üzere kimsenin umrunda değil. Suriye'de doğan otorite boşluğu en çok PKK'nın işine yararken, Malatya'ya kurulan 'Radar Sistemi' Türkiye'nin Rusya ve İran'ı karşısına almasına neden oldu. Sistemin İsrail'in güvenliği için İran'a karşı kurulduğunu bilmeyen yok.

Türkiye, Patriot karşılığı boyun eğdi
İzlediği dış politika nedeniyle Türkiye'nin Irak yönetimiyle de arası bozuk. Son olarak Suriye'ye karşı NATO'dan Patriot füzesi isteyen Türkiye, bölge ülkeleriyle yeni bir gerilimin eşiğinde. Bu durumdan çıkar sağlayan tek ülke ise İsrail. İsrail'in en büyük destekçilerinden NATO Patriotların Türkiye'ye verilmesini şarta bağladı. Türkiye'den İsrail'in NATO tatbikatlarına katılmasını engelleyen vetosunu Patriotlar karşılığında çekmesi istendi. Türkiye buna boyun eğdi. Batı'nın isteklerine boyun eğen Türkiye önce yalnızlaştırıldı, ardından her türlü isteğe boyun eğecek bir duruma sokuldu.

Şalom: "Yasak kalktı"
Türkiye'deki Yahudi Cemaati'nin yayın organı olan Şalom gazetesi, Türkiye'nin İsrail'e uyguladığı NATO vetosunu kaldırmasını "Türkiye İsrail'in NATO yasağını kaldırdı" başlığıyla okuyucuların duyurdu. Haberin devamında, "Türkiye'nin söz konusu olumlu kararı, NATO Genel Sekreteri Rasmussen'ın teklifi ile 28 ülkenin oluşturduğu askeri birliğin Brüksel'deki NATO toplantısında alındı" ifadeleri yer aldı.

İsrail, alacağını alıyor
9 vatandaşımızın İsrail tarafından katledilmesinin ardından Türkiye ile İsrail arasındaki ekonomik ilişkiler en ufak bir zarar görmüş değil. Dünya genelinde diplomatik olarak, Türkiye İsrail'e karşı herhangi bir zarar da veremedi. Aksine Türkiye Müslüman ülkelerin karşı çıkmasına rağmen İsrail'in Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) üyeliğine kabul edilmesini sağladı. İsrail'e yapılacak olası bir saldırı için Türkiye lojistik olarak kendisinden ne istendiyse yaptı, topraklarını işgal kuvvetlerine açtı. Filistin'de yaptığı katliamlara da dolu dizgin devam eden İsrail'in yaptıkları yanına kâr kaldı. Türkiye Mavi Marmara katliamından önce İsrail ile nasıl bir ilişki içindeyse bugün eskisinden daha sıkı işbirliği içinde. İstatistikler ve veriler ortada.

NATO yine İsrail'e çalıştı. Mavi Marmara katliamı sonrası Türkiye'nin İsrail'in tatbikatlara katılmasını veto etmesi, NATO Genel Sekreteri Anders Fogh Rasmussen'in girişimiyle İsrail lehine sonuçlandı. Türkiye vetosunu geri çekti. 2013 yılı içerisinde İsrail'in Akdeniz Diyaloğu çerçevesindeki bazı faaliyetlere katılabilmesinin önü açıldı. Türkiye'nin vetosunun NATO üyesi ülkeleri rahatsız ettiğinin altını çizen diplomatik kaynaklar. NATO Genel Sekreteri Rasmussen'in girişimlerine dikkat çektiler. Yapılan uzlaşı neticesinde İsrail'in Akdeniz Diyaloğu çerçevesindeki bazı programlara katılabilecek.

Ekonomik olarak Türkiye ile İsrail'in işbirliği devam ediyor
Konuyu AA'ya değerlendiren ODTÜ Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Prof. Dr. Hüseyin Bağcı, NATO'nun üçüncü ülkelere açılma politikasının aynı zamanda Türkiye ve İsrail'in dolaylı yoldan bir araya gelmesi anlamına geldiğini söyledi. "NATO özellikle Ortadoğu'daki son gelişmeler çerçevesinde İsrail'le kurumsal bir ilişki geliştirmek istiyor" diyen Bağcı, bunun daha önce NATO'nun Orta ve Doğu Avrupa ülkeleriyle yaptığı işbirliğine benzediğini belirtti. Türkiye ile İsrail arasındaki gerginliğin uzun süreli bakıldığında her iki ülkenin de aleyhine bir durum olduğuna işaret eden Bağcı, bu son gelişmeyi Türkiye ile İsrail arasında bir yakınlaşma platformu olarak görmek gerektiğini söyledi. İsrail'de 22 Ocak'ta seçim yapılacağını anımsatan Bağcı, bu seçimlerin ardından bazı gelişmeler olabileceğini, ancak Türkiye'nin Gazze'deki ablukayı kaldırma koşulunun İsrail'in tek başına yapacağı bir şey olmadığını, buna başka bir formül bulmak gerektiğini kaydetti. Diğer taraftan iki ülke arasındaki sorunun siyasi olduğunu, ekonomik olarak Türkiye ile İsrail'in işbirliğinin devam ettiğini vurgulayan Bağcı, "NATO'nun yapmak istediği bir yakınlaşma ve güvenlik anlamında bir destek sağlama" dedi.

Akdeniz diyaloğu kime hizmet ediyor
Akdeniz Ülkeleri Diyaloğu, NATO'nun etki alanını genişletmek ve İsrail'in Arap Ülkeleri nezdinde yalnızlığını kırmak için başlattığı bir girişim. Bu girişimin içinde Fas, Cezayir, Tunus, Moritanya, İsrail, Mısır ve Ürdün bulunuyor. Türkiye'nin vetoyu geri çekmesinin ardından İsrail bu ülkelerle ortak NATO faaliyetleri çerçevesinde bir araya gelip, tatbikat yapabilecek.

Patriotlara Suriye kılıfı
Türkiye'ye yerleştirilecek Patriotlarla ilgili olarak da diplomatik kaynaklar, Türkiye ile NATO arasında Patriotlarla ilgili angajman kurallarına ilişkin detaylı görüşmeler yapılacağını belirterek, bu görüşmelerin Patriot sistemleri Türkiye'ye yerleştirilmeden tamamlanacağını bildirdi. Türkiye'nin bilfiil bu sistemlerin kullanımının içinde olduğuna işaret eden kaynaklar, "Patriotlar lüzumlu olduğu sürece, lüzum görüldüğü sürece, tehdidi hissetmeye devam ettiğimiz sürece kalacaklar. Suriye rejimi tarafından atılan Scud füzeleriyle tehdidin gerçek bir tehdit, kaygının gerçek bir kaygı olduğu ortaya çıktı" dedi.

Prof. Dr. Hüseyin Bağcı: Pazarlık söz konusu
Uluslararası İlişkiler Uzmanı Prof. Dr. Hüseyin Bağcı: "Türkiye ile İsrail'in arasının düzelmesi için atılan adımlarda bir pazarlık söz konusu. Türkiye, NATO'ya İsrail'le iyi ilişkiler kurması karşılığında Ürdün, Libya, Tunus gibi yerlerde önceliğin kendisine verilmesini istedi. NATO'da İsrail ile arasındaki buzları eritmesi karşılığında bunu kabul edebileceği yönünde sinyal verdi. Tabii ilişkilerin iyi olmasında İsrail Dışişleri Bakanı Avigdor Lieberman'ın istifa etmesinin de payı var" dedi.

NATO İsrail'in faaliyetlerde yer almasını istiyor
Kadir Has Üniversitesi Öğretim Üyesi Soli Özel ise, NATO'nun bir şekilde İsrail'in NATO faaliyetlerinde yer almasını istediğini söyledi. NATO'da varılan uzlaşının Türkiye-İsrail ilişkilerini etkilemeyeceğini ifade eden Özel, bu uzlaşıyla sadece bir orta yol bulunduğunu belirtti. İlişkilerin düzelmesinin Türkiye'deki siyasi iradenin istemesine bağlı olduğunu savunan Özel, İsrail'in de özür ve tazminat işlerini aradan çıkarması gerektiğini söyledi. Gazze ablukasına bir formül bulunabileceğini ifade eden Özel, ancak önemli olanın seçimlerden sonra iktidara gelecek olan İsrail Başbakanı'nın tavrı olduğunu kaydetti. MİLLİ GAZETE

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
81 Yorum