Hani din özgürlüğü vardı!

Hani din özgürlüğü vardı!
'Türkiye'de din özgürlüğü' yoktur denildiğinde, 'Nasıl yani! Kim sizin namazınıza, orucunuza karışıyor' diyen yasakçı çevreler, başörtüsü yasağını görmezden geliyor. Kocaeli'de tam 172 haftadır, inancın gereği olan başörtüsü için eylem yapılıyor.

Kocaeli İnanç Özgürlüğü Platformu İzmit Sabri Yalım Parkı İnsan Hakları Anıtı önünde 172. haftasına giren "Başörtüsüne Özgürlük" eylemini gerçekleştirdi. Eylemde platform adına basın açıklamasını MAZLUMDER Kocaeli Şube Başkanı Çetin TAHTACI yaptı.

BAŞÖRTÜSÜNE ÖZGÜRLÜK İÇİN AKDENİZ PLATFORMU'NUN EYLEMİ İÇİN TIKLAYINIZ

Çetin açıklama şöyle dedi:

"172. Haftadır burada eylemlerimizi gerçekleştiriyoruz. Bu süre zarfında özgürlükler adına yapılan mücadelede bizleri yalnız bırakmayan dostlarımıza teşekkür ederiz.
27 Temmuz 2008 tarihinde  İstanbul Güngörende , masum insanların ölümü ve pek çok kişinin yaralanmasına sebep olan bombalı bir saldırı meydana gelmiştir. Bu saldırıyı nefretle kınıyoruz. Saldırıcı sonucu hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı ve yaralananlara da Allah'tan acil şifalar diliyoruz.

En temel yaşam hakkını hedef alan saldırı kaos ortamı yaratıp, ülkemizdeki birlik  beraberliğin bozulmasını amaçlamıştır. Bu ve buna benzer saldırılar ülkemizdeki barış ortamına asla zarar veremeyeceklerdir. Haince saldırının hiçbir şekilde izahı yapılamaz. Bu saldırıyı gerçekleştirenler hiçbir zaman amacına ulaşamayacaklardır. Terörü lanetliyoruz.
           
Anayasa Mahkemesinin AKP hakkında vermiş olduğu karar ülkemiz açısından memnun edici bir şekilde sonuçlanmıştır.
           
Başörtüsüne özgürlük konusunda bundan sonraki süreci  yakından takip edeceğiz. Başörtüsü yüzünden üniversiteye devam edemeyen, üniversite sınavına giremeyen, üniversite kapılarından alınmayan anneler, ödül törenlerinde başörtülü diye kürsüden indirilen kızlar, işyerlerine başörtülü diye alınmayan ya da ancak hizmetli muamelesi gören bu bacılarımızın seslerine kimler kulak verecekler. Vatandaşlarımız eğitim görmek için güzel yurdumuzu bırakıp ta yabancı bir ülkeye mi gitsinler. Annelerin bu gözyaşları hiç dinmesin mi. Babalar kızlarını okutamasınlar mı. Haydi kızlar okula değil de. Haydi kızlar dışarıya mı devam etsin. Bu ve buna benzer dramlar. Acaba bunlara seyirci kalanlar, bunlara ne zaman dur diyecekler. Ülkemizdeki bu hak ihlalleri ve kadına karşı yapılan ayrımcılık ne kadar devam edecek.
           
Çözümün hep millette olduğunu söyleyenler çözüm için artık bir araya gelmelidirler. Çözüme odaklanabilirsek o çözüm gerçekleşir. Çözümün çözümsüzlüğüne gidersek o sorun içinden çıkılmaz bir hal alır. Milletin temsilcileri milletvekilleri  bir araya gelip hak ve özgülükler adına başörtüsü sorununu çözümlemelidirler. Milletten aldıkları yetkileri yine millet için kullanmalıdırlar.

Bundan sonraki süreçte yapılması istenen değişikliklerin her zamanda söylediğimiz gibi toplumun tüm kesimlerinin mutabık kaldığı,  hak ve özgürlüklerin genişletildiği yeni bir sivil Anayasa hazırlanarak gerçekleştirilmelidir.  Bu Anayasa hazırlanırken Sivil Toplum Kuruluşlarının görüşleri mutlaka alınmalıdır. Halkın nabzını tutan STK'lar bu konuda Meclise Sivil Anayasa ile ilgili tekliflerini sunacaklardır.
Kimsenin kimseye din ya da ideoloji empoze etmediği, herkesin dilediği dini ya da ideolojiyi özgürce tercih edip özgürce yaşayabildiği adalet olgusunu  birlikte tesis etmeye çağırıyoruz."

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.