'Kadını ucuz meta olarak görüyorlar'

'Kadını ucuz meta olarak görüyorlar'
Van Hak ve Özgürlükler Platformu’nun 100. başörtüsü eylemi yine geniş bir katılımla gerçekleştirildi. Eylemde bu hafta, başörtüsü yasağını savunan çevrelerin kadını nasıl bir metaya dönüştürmek istediklerine vurgu yapıldı.

VAHÖP adına basın açıklamasını okuyan Memur-Sen İl Temsilciliğinden Suat Cihangiroğlu, “Demokrasilerde dini vecibeleri yerine getirip getirmemek bireyin kendi tercihidir. Bu konuya başkalarının karışması, zorlaması, ya da engellemeye kalkışması, çağdaş, demokrat ve özgürlükçü anlayışla bağdaşmaz” dedi. 

İnsan haklarına aykırı yasalar ve uygulamalar sorunu
Türkiye’de ise devletin insan haklarının yaşanmasına uygun ortam hazırlamak yerine insan haklarını çiğnediğini belirten Cihangiroğlu, Uluslararası insan hakları örgütlerinin de başörtüsü nedeniyle kadınların temel haklarını kullanmalarının engellenmesini insan hakkı ihlali olarak değerlendirdiğini hatırlattı ve ekledi: “Türkiye'nin en önemli sorunu, insan haklarına ve insan onuruna aykırı yasalar ve uygulamalar sorunudur. Nitekim cinsiyet ayrımcılığı da yaparak, 'kadınlar başlarını açacaktır ya da kapatacaktır' şeklindeki bir dayatma, insan onuruna aykırı bir karar veya düzenlemedir.”

Vekillere vaatlerini hatırlatıyoruz

“Konuşan ve şeffaf Türkiye” vaatleriyle meclise giden milletvekillerine vaatlerini bir kez daha hatırlattıklarını belirten Cihangiroğlu, açıklamasını şöyle sürdürdü: “Anayasa’nın 24. maddesi herkesin dini inanç ve kanaat hürriyetine sahip bulunduğunu, ibadetlerin serbest olduğunu, kimsenin dini inanç ve kanaatleri sebebi ile kınanamayacağını ifade etmektedir. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ise 9. maddesinde din hürriyetini; inanma, inancını açıklama, öğretme, ibadet yapma ve dini pratize etme (yaşama), dini pratikleri ifa etme şeklinde açıklanmıştır. O halde darbeler hukukuna sığınanları bir kez daha insafa ve dayatmalardan vazgeçmeye davet ediyoruz.”  

Kadını tüketim aracı olarak görüyorlar
Cihangiroğlu, yasağın kaynağını ve yasağı sürdürmek isteyen odakların asıl gayelerini ise şöyle özetledi: “Türkiye toplumunun bir tüketim toplumuna dönüşmesinden çıkarı olan birtakım çıkar çevrelerinin bulunduğu bilinen bir gerçektir. Bu egemen güçler ve emperyalistler için KADIN ancak ve ancak bir tüketim aracıdır. Bu zalimler için Kadın, dün fabrikalarda on altı saat karın tokluğuna çalıştırılan ucuz bir meta idi. Bugün ise, reklâm spotlarında bir cinsellik aracı olarak kullanılan ve cinselliği ön plana çıkarılarak tüketim ekonomisine malzeme yapılan bir nesne haline getirilmek istenmektedir. Bu çevreler için kadının iffetli, saygın ve el üstünde tutulan bir birey olması elbette kabul edilemez. O halde bilinmelidir ki, başörtüsü yasağına karşı yürüttüğümüz mücadele, aynı zamanda kadının iffet ve onuru için sürdürülen bir mücadeledir.”

Engin Kaşdaş-habervaktim.com 

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.