Gül'den İlginç Tespit!
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, dünyaca ünlü dış politika dergisi Foreign Affairs'in Sorumlu Editörü Jonathan Tepperman'ın sorularını yanıtladı. Ekim ayındaki mülakat derginin son sayısında yayımlandı. Cumhurbaşkanı Gül, Türkiye'nin ABD ve Batı tarafından nasıl yanlış anlaşıldığına dair soruya, 'Türkiye'de büyük çoğunluğu Müslüman olan nüfusumuz, demokrasi, insan hakları ve serbest piyasa ekonomisi ile yönetiliyor ve bu da bizi bölgemizde emsalsiz kılıyor. Coğrafi ve jeopolitik bir bakış açısından baktığınızda, Türkiye bu bölgeye aittir ve tüm komşularımızla tarihî ilişkilerimiz vardır. Fakat değerler bakış açısından baktığınızda, Batı ile birlikteyiz' şeklinde cevap verdi. Geleceğe bakıldığında dünyanın ekonomi ve güç dengesinin Asya'ya doğru kayacağını ifade eden Gül, 'Dolayısıyla siyasetin de kayması gerekir. ABD ve Avrupa'nın, Türkiye'nin önemini anlamaya başlaması gerekiyor. Türkiye onlar için daha önemli olabilmeli' dedi.
RUSYA HAK ETTİĞİ MUAMELEYİ GÖRMELİ
Gül, Suriye'ye ilişkin soruyu da şöyle cevapladı:'Suriye'deki problem Türkiye ile Suriye arasında iki taraflı bir mesele değil. Suriye'deki sorun rejimin meşru talepleri olan halka uyguladığı ağır insan hakları ihlalleridir. Bu da sorunu tüm uluslar arası toplum ile ilişkili hale getiriyor. Krizin en başından beri hem Rusya ve hem de İran'ın daha fazla kan akmasının önüne geçilmesi için Suriye'deki değişim sürecine dâhil edilmeleri gerektiğini savundum. Özellikle de Rusya'nın hak ettiği muameleyi görmesi gerektiğine inanıyorum.'
MÜDAHALE MEŞRU OLMAZ
Türkiye'nin, Libya'da olduğu gibi, çatışmaların sona erdirilmesi için çok taraflı bir operasyon mu yoksa uçuşa yasak bölge, insani koridor veya tampon bölge gibi daha kısıtlı önlemler mi öngördüğü yönündeki soruyu Gül, Libya'daki gibi bir dış müdahaleyi meşru bulmadığını belirtti. Gül 'Fakat yine de uluslararası toplumun tavrı retoriğin ötesine geçebilmelidir. ' dedi. 'Türkiye yükseldikçe uluslararası alandaki rolünün nasıl artacağını düşünüyorsunuz?' şeklindeki bir soruyu Gül, 'Önemli olan 'küresel güç' olmak değildir. Önemli olan bir ülkenin kendi standartlarını çıkarabileceği en üst seviyeye kadar çıkarması ve vatandaşlarına refah ve mutluluk verebilmesidir.' diye cevapladı.
O ALGI ÇOK YANLIŞ
Gül, 'Bazı yabancı gözlemciler, Türk Hükümeti'nin demokratik süreçte geride kalmaya başladığı endişesini dile getiriyor ' sözleri üzerine Gül, 'Türkiye'de demokrasinin gerilediği yorumları kesinlikle doğru değil. Tam tersine, köklü reformlar gerçekleşiyor. Ne zaman hatalı uygulama görsem o anda uyarıyorum ' diye konuştu.
Büyükelçilere Köşk'te yemek
Gül, 5. Büyükelçiler Konferansı'na katılan diplomatlara Çankaya Köşkü'nde yemek verdi. Gül, yemekte yaptığı konuşmada, 'Bölgemizde hiçbir halk ve toplumun Türkiye'nin iyi niyeti ve herkesi kucaklayan politikaları konusunda yanlış intibalar edinmesine izin vermemeliyiz. Modern Türkiye, meşru milli çıkarlarının ötesinde herhangi bir gizli gündemi bulunan ülke asla olmamıştır. Tam tersine etrafındaki coğrafyaya barış, istikrar ve refahı yaymak için çalışan bir ülke olmuşuzdur' dedi.
İsrail'in tercih ve hatalarının sonucu
İsrail ile mevcut durumun İsraillilerin tercihlerinin ve yaptıkları hataların bir sonucu olarak ortaya çıktığını belirten Gül, 'Bunu bütün dünya biliyor. İsrail'in müttefikleri bile, bunu İsrail'e söyleyemiyor ama bize açıkça söylüyor' dedi. Gül. İsrail'in Türkiye'ye karşı hatalarını düzeltmek ve tazmin girişimlerinin olduğunu ancak bu girişimlerin İsrail'in iç siyasi gelişmelerine kurban gittiğini söyledi. Gül, 'İsrail yönetiminin çok miyop bir stratejik bakış açısı var' dedi.
AA
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.