Terörle Mücadelede Başarının 3 Sırrı
Bakan Şahin, TRT Haber’e açıklamalarda bulundu. “Biz birlikte yaşadık, birlikte öldük” diyen Bakan Şahin, birlikte ölmeyi başaran millet olarak, birlikte yaşamanın da başarılması gerektiğini vurguladı. Gizliden sessiz ölüme karşı götürmek isteyenlere karşı dikkatli ve ona karşı bir duruş ortaya konulmasını isteyen Şahin, terörle mücadelenin her dönem kendi imkânlarına göre yapıldığını vurguladı.
“Terör belasına yönelik yaklaşımlar çözüm önerileri konusunda doğal olarak dönem dönem farklı düşünceler ve o düşünceler doğrultusunda şekillenen uygulamalar söz konusudur” diyen Şahin, terörle mücadele ederken terörün mantığını, terör örgütünün gayesini, hedefini iyi anlamak gerektiğini vurguladı. Terör örgütünün hedefinin topyekûn Türk milleti, milletin birliği, bütünlüğü olduğunu vurgulayan Şahin, örgüte karşı mücadelenin tek bir kişi ile değil; devletin tüm kurumlarıyla yargısı da dâhil yapılması gerektiğini ifade etti.
Örgütün hedefinin bir sınırda bitmediğini, örgüte karşı mücadelenin de bir yerde bir grubun sorumluluğunda kalmaması gerektiğini belirten Şahin, şöyle devam etti: “Topyekûn mücadele edilmesi lazım ve topyekûn mücadelede birlik olunması lazım. Sağlanması lazım ve sağlandı. Şehirde polis, bununla sorumludur; ama sadece polis değildir, kırsalda jandarma ve silahlı kuvvetler sorumludur yetkilidir, ama yeterli değildir. örgüt ve örgüt militanları kırsaldan eylemini koyup şehre geldiği zaman kırsaldaki güvenlik gücümüz şehirle entegre olmak durumundadır. O da gideceği yere gitmeden gideceği yerdeki güvenlik teşkilatımız bundan bir şekilde haberdar olmalı ve önlemini alması gerekmektedir. Kırsalda güvenlik güçlerimiz bellidir. Jandarmadır, silahlı kuvvetler unsurlarıdır. Polis şehirdedir, ağırlık merkezi kırsaldaysa şehirdeki polis de gidip terörle mücadeleye katılmalıdır, katkı vermelidir. Bunun tam aksi kırsaldaki silahlı kuvvetler unsurları jandarma da gerektiğinde şehirde takibini yapmalıdır ve birbiriyle entegre olmalıdır. Polis ve jandarmamız tamamıyla birbiriyle entegre olmuş vaziyettedir. İkisinin sadece elbise renkleri farklıdır. Ama görev düzeni ve birlikteliği iç içedir aynıdır. Son yıllarda yapılan budur.”
Terörle mücadelede “güçler birlikteliği, coğrafi birliktelik ve istihbarat birlikteliği” sağlandığının altını çizen Şahin, “Belki bu birincisi olmalıydı. Haber alma, operasyonun-takibin önünden gelir. Polis - jandarma istihbarat birimlerimiz ve ulusal istihbarat birimimiz olan MİT’teki 3’lü istihbarat ayağımız birlikte ve iç içe tek bir kurum gibi çalışmayı başarmışlardır” diye konuştu.
“KIRMIZI ÇİZGİLERİMİZ VAR”
Müzakereler konusuna da değinen Şahin, terörle mücadelenin silahlı yönü olduğu kadar başka türlü de terör hadisesini değerlendirmek onu kontrol altına alacak yolları konuşmak ve görüşmenin de mümkün olduğunu ifade etti. Şahin, “Devletimiz büyük bir devlettir. Devletin pek çok farklı kurumu vardır. Herkesin kendine göre yapabileceği işler alabileceği roller vardır. Bizim bu görüşmelerde veya başka görüşmelerde ne zaman olursa olsun bugün de gelecekte olmazlarımız vardır. Kırmızı çizgilerimiz vardır. Bunlar nelerdir. Tek devlet, tek millet, tek vatan, tek bayrak. Bölünmezliktir. Biz bu ülkeyi böldürtmeyiz. Bu ülkenin üzerinde Sayın Başbakan’ın ifadesi ile kimseye operasyon yaptırtmayız yaptıramayız. Çünkü bunun ardında Sarıkamış var, bunun ardında Çanakkale var. Bunun ardında bin yılın mücadelesi var, teri var, kanı var, kemiği var, hatırası var” diye konuştu.
Yeni Akit
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.