Çiftçiye destek üç kat arttı
Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker, GAP'ta sulama yatırımlarının tamamlanması için farklı finans modelleri üzerinde çalıştıklarını bildirdi. Bakan Eker, Diyarbakır'dan gelen bir grup gazeteciyi makamında kabulünde yaptığı açıklamada, hükümetin GAP bölgesindeki sulama yatırımlarının tamamlanmasına büyük önem verdiğini, bununla ilgili başlatılan çalışmaların yoğunlaştığını belirterek, sulama yatırımlarının tamamlanmasının ardından bölgede tarımsal ürün miktarında ve çeşidinde büyük artış olacağını söyledi.
Türkiye'de üretilen pamuğun yarısından fazlasının Diyarbakır ve Şanlıurfa'da üretildiğini, sulama yatırımlarının tamamlanmasıyla pamuk dışındaki yağlı tohum ürünlerinin üretiminde de büyük artış olacağını vurgulayan Eker, şöyle konuştu: “İki hafta önce Başbakan Yardımcımız sayın Nazım Eker ile Diyarbakır'da ekonomi ve finans yönetimi ile ilgili toplantı yaptık. GAP'taki sulama yatırımlarının tamamlanması için alternatif modeller üzerinde çalışıyoruz. Bu çalışma son noktaya geldi. Bu çalışmalar henüz bir resmi karara dönüşmediği için kamuoyuna açıklanmıyor. İlk GAP Yüksek Kurulu Toplantısı'nda bu konu şekillenecek. Bölgede sulama yatırımlarının tamamlanması, üzerinde çok durduğumuz bir konudur. Bu hizmetlerin tamamlanması veya belli bir statüye gelmesi için çalışmalarımız devam ediyor. Bunlar tamamlanınca GAP'ta ürün deseni değişecek. Türkiye'de damla sulama yatırımlarını biz başlattık. Diyarbakır'da 4 bin dekar alanda uygulanmaya başlandı. Su kullanımında yüzde 30 ile 80 arasında tasarruf sağlıyor. Bu sulama yöntemi yüzde 50 oranında ürün artışı sağlıyor.”
KALİTE ARTIRIMINA YÖNELİK DESTEK
Eker, önceki hükümetler döneminde çiftçiye plansız şekilde destek verildiğini, kendilerinin ise ürün kalitesini artırmaya yönelik destek verdiklerini anlatarak, "Çiftçiye verilen destekte 5 yılda 3 kat artış oldu. 2002 yılında çiftçiye verilen toplam destek 1.8 milyar YTL, 2007 yılında verilen destek ise 5.3 milyar YTL'dir" dedi.
Diyarbakır, Batman ve Siirt'te "Entegre Kırsal Kalkınma Projesi" başlattıklarını, bu projeyle toplam 500 köyde hem ekonomik kalkınma hem de altyapı yönünde kalkınma sağlanacağına işaret eden Eker, 5 yıl süreyle uygulanacak projenin 50 milyon dolar tutarında olduğunu ve projenin uygulanmasıyla bu köylerde köklü kalkınma sağlanacağını belirtti.
Eker, Diyarbakır'ın Çınar ilçesinde hipodrom yapımına başladıklarını, altyapı çalışmalarının yüzde 70'lik kısmının tamamlandığını ifade ederek, 16 milyon YTL tutarındaki hipodromun 2008'de tamamlanarak hizmete açılacağını kaydetti.
MAYINLI ARAZİLERDE ORGANİK TARIM
Bakan Eker, Suriye sınırındaki mayınlı arazilerin temizlenerek, tarıma açılması için başlatılan çalışmaların da devam ettiğini, bu konudaki yetkiyi valilikler ile il özel idarelerine verdiklerini anlatarak, mayınlı arazilerin toplam büyüklüğünün 300 bin dönüm olduğunu ifade etti.
Diyarbakır'da organize hayvancılık bölgesi kurulacak
Bakan Eker, Diyarbakır'da hayvancılığın geliştirilmesi için yoğun çalışma başlattıklarını, 2002 yılında Diyarbakır'a sadece 21 bin YTL hayvancılık için destek verildiğini, kendilerinin ise bu yıl hayvancılık için 2.8 milyon YTL destek sağladıklarını söyledi.
Diyarbakır'da 186 hektarlık alan üzerinde 84 besi ve süt işletmesinin yer alacağı "Organize Hayvancılık Bölgesi" kuracaklarını da açıklayan Eker, “Diyarbakır'a 20 milyon YTL tutarında Organize Hayvancılık Bölgesi oluşturuyoruz. Bununla ilgili altyapı çalışmaları çok kısa sürede tamamlandı. Gelecek ay yapımına başlanacak. Burada 310 kişi istihdam edilecek. 15 bin ton süt ile 4 bin ton et üretimi sağlanacak.” diye konuştu.
“Buğdayda sıkıntı yok”
Tarım ve Köyişleri Bakanı, 1973 ile 1989 yılında yaşanan kuraklığın bu yıl yaşanan kuraklıktan daha fazla olduğuna da işaret ederek, kuraklığın Orta Anadolu, Marmara'nın Güneyi ile iç Ege bölgesinde etkili olduğunu söyledi. Kuraklığın hububat üretimini etkilediğini belirten Eker, sözlerini şöyle tamamladı: “Buğdayda bir önceki yıla oranla yüzde 13 oranında azalma oldu. Türkiye'nin yıllık buğday ihtiyacı 18 milyon tondur. Bizim üretimimiz ise 17.5 milyon tondur. Yaklaşık 500 bin tonluk bir açık var. Zaten Avrupa Birliği ile, bizim mecburen yapmamız gereken bir ticaret var. O kapsamda kotasız olarak bu ürünü alıyoruz. Bu sebeple bir sıkıntı yok.”
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.