Doğu Türkistanlılardan Çin'e Olimpiyat protestosu
Kayseri'deki Doğu Türkistan Kültür ve Dayanışma Derneği'nce yapılan açıklamada; Çin'in baskıcı yönetiminin dünya kamuoyuna teşhir edilmesi için Pekin Olimpiyatlarının tarihi bir fırsat olduğu hatırlatılarak, konuya duyarlı vatandaşlar protesto gösterisine davet edildi.
Doğu Türkistanlı gazeteci-yazar M. Emin Batur ise son makalesinde Çin'in tam anlamıyla bir panikatak yaşadığını belirterek yapılan baskıları şöyle anlattı;
Olimpiyat tarihine sürülmüş leke
"Pekin Olimpiyatları 8 Ağustos 2008 günü başlıyor. Yakın zamanda Çin işgali altındaki Tibet'te bazı Tibetlilerin Pekin olimpiyatlarını protesto etme girişimleri Çin işgalcileri tarafından ağır derecede şiddet kullanılarak ve kanlı bir biçimde bastırıldı. Halen de yer yer protesto eylemleri sürüyor. Bütün dünya bu olayları yakından takip etti ve Tibet'teki bu kanlı bastırma olaylarından sonra Çin işgali altında bulunan Doğu Türkistan ve Tibet dünya gündeminde geniş çaplı olarak yer aldı.
Olimpiyat meşalesinin Pekin'e ulaştırılması için çıkılan dünya turu sırasındaki güzergâhlarda Çin devleti çok sert protesto eylemleri ile karşılaştı. Özellikle de meşalenin Doğu Türkistan'ın Ürümçi ve Kaşgar vilayetlerinden geçirilişi öncesinde Çinliler büyük korku ve endişe yaşadılar. Dolayısıyla da meşalenin bu vilayetlerden geçiriliş tarihleri önceye alınarak ve Doğu Türkistan halkının sokağa bile çıkmalarına bir günlüğüne yasak getirilerek apar-topar Çin'e götürüldü.
Şu anda Çin tam anlamı ile bir panikatak yaşıyor. "Olimpiyatın güvenliği için" yalanı ile geceli gündüzlü olarak evlere baskınlar düzenleniyor, gözaltılar ve tutuklamalar had safhada. Çin Polis ve jandarmaları Ürümçi, Kaşgar ve daha diğer büyük kentlerde sokaklarda insanları psikolojik baskı altına almak için ani üst ve çanta aramaları yapıyor. Araçlar durdurularak saatlerce insanlar yollarda bekletiliyor. Bazı vilayetlerde sinema ve tiyatrolar kapatıldı. Düğün ve ölümlerde bile kalabalıkların bir araya gelmeleri büyük ölçüde kontrol altında tutuluyor.
Her Doğu Türkistan Türk'ünü potansiyel birer "terörist" olarak değerlendirmek suretiyle Pekin ve civarına özellikle Doğu Türkistan Türklerini yaklaştırmamak için büyük çaba sarf ediyorlar. Pekin'de Çok katlı büyük iş hanı ve alışveriş merkezlerinde çalışan Doğu Türkistanlılarında Olimpiyatlar sona erene adar ya da tamamıyla işten uzaklaştırıldıkları öğrenildi.
Türkiye'den giden haber ekibinin Pekin'den bildirdiğine göre de, özellikle yabancı gazetecilerin çok abartılı bir koruma duvarı ile karşılaştıkları ileri sürülüyor. Mesela bulunduğunuz otelden dışarı çıkmanız durumunda hiç mübalağasız 20 Çinli polisin sizi karşıladığı ve gideceğiniz yere korumasız göndermedikleri söyleniyor…
Çin için tam anlamı ile bir sınav dönemi olan 2008 Pekin Olimpiyatlarını bütün dünya dikkatle takip ediyor. Çin'in yaklaşık birkaç yıldır devam eden olimpiyat hazırlıklarının tamamı tam anlamı ile bir makyaj niteliğinde olup gerçek Çin'in çehresini yansıtmaktan uzaktır. Zira çok önceleri dünya insan hakları örgütleri ve Uluslararası Af Örgütü tarafından Çin'de insan haklarının iyileştirilmesi konusunda yapılan uyarıların hiçbiri bu güne kadar dikkate alınmamıştır.
2008 Pekin Olimpiyatları dünyanın dört bir yanından Çin'e giden, gitme fırsatını elde eden gazeteciler için çok büyük ve önemli bir fırsattır. Dünya gazetecileri bu fırsatı çok iyi değerlendirmelidirler. Çünkü yıllar yılıdır Çin devleti bazı yabancı gazetecilerin ancak ve ancak belli bölgelere(kendilerinin özel olarak belirledikleri) girebilmelerine izin veriyor ve Çin işgali altındaki Doğu Türkistan'a ve Tibet'e girebilmelerine ise asla izin vermiyorlardı. Doğu Türkistan'a ve Tibet'e gidebilme şansları bulunmayan gazeteciler sadece spor müsabakalarını takip etmekten öte, hiç olmazsa Çin'in gerçek yüzünü de görmeli görmeye çalışmalıdırlar. Pekin'in arka sokaklarında lağım kanallarının kenarında karton kulübelerde aç ve çıplak yaşayan Çin'i de görüntülemelidirler.
Nüfusu bir milyar beş yüz milyon sınırına dayanan Çin'in tamamı, sadece Olimpiyatlar süresince özel olarak düzenlemeler yapılan 16 milyonluk Pekin'den ibaret değildir. Çin bugün asla ve asla hak etmediği bir Olimpiyata ev sahipliği yapmaktadır. Soykırım, sürgün, asimilasyon ve ırki aşağılamaların had safhada olduğu, organ ticaretinin devlet eli ile yapıldığı, erkek olarak doğmayan bebeklerin katledildiği, çalışanlar için hiçbir sosyal hakkın ve güvencenin söz konusu olmadığı Çin'e, dünya barışına hizmet etmesi düşünülen Olimpiyatlara ev sahipliği hakkının verilmiş olması dünya olimpiyat tarihine sürülmüş bir lekedir…"
Rıfat YÖRÜK-habervaktim.com
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.