Türkiye'deki Gürcü ve Çerkesler ikiye bölündü

Türkiye'deki Gürcü ve Çerkesler ikiye bölündü
İstanbul'da Rusya Konsolosluğu önünde protesto eylemi yapan Gürcülere karşılık Çerkesler de Ankara'da Gürcistan Büyükelçiliği'nin önünde yarın toplanacaklar. Şimdilik büyükelçilikler üzerinden yürütülen bu tepkilerin sertleşmemesi ve ülkemizdeki

KAFKASYA'DAKİ SAVAŞIN TÜRKİYE'YE YANSIMALARI

Arkadaşımız Rıfat Yörük, Kafkaslar'da halen devam eden ve bir an önce bitmesini arzuladığımız savaşın ülkemize yansımalarını araştırdı.

Her şey dünya barışını en iyi yansıtması gereken olimpiyatların açılış günü başlıyor; Pekin'de "barışın simgesi" güvercinler uçurulurken aynı gün Kafkas semalarında savaşan şahinlerin çığlık sesleri duyuluyordu. Sınır komşumuz olan ve iyi ilişkiler kurduğumuz Gürcistan'ın Güney Osetya'ya saldırması, Kafkaslarda zaten gergin olan havanın aniden savaşa dönüşmesine neden oluyordu. Bu müdahaleye sert tepki gösteren Rusya, G. Osetya'yı korumak için saldırıya geçerken uzun zamandır Gürcistan'la kavgalı olan Abhazya'da fırsattan istifade Gürcistan'a savaş açıyordu.  Karşısında bu kadar güçlü bir dayanışma beklemeyen, Batıdan da umduğu desteği bulamayan Gürcistan girdiği G. Osetya'dan geri çekilmeye başlıyordu. Şimdiki hedefi ise sadece ülke topraklarının bütünlüğünü korumak ve başkent Tiflis'i kaptırmamaktı. Zaten Devlet Başkanı Mihail Saakaşvili, Gori'de gövde gösterisi yapayım derken bir Rus helikopterinden ürküp en önde kaçmış ve karizmayı çizdirmişti. 

Oy gürcüm gürcüm!

Kafkaslardaki bu hareketlenmenin değişik ülke ve kavimlerden çok sayıda Kafkasyalıyı barındıran ülkemize de yansıması kaçınılmazdı. Nitekim ağır kayıplar veren Gürcistan'a destek vermek ve dünyanın dikkatini bölgeye çekip Rusya'nın geri çekilmesini sağlamak üzere Gürcü vatandaşlarımız protesto gösterisi yapıyorlardı. Türkiye'nin ilk gürcü web sitesi olan Chveneburi.net ile Pirosman Dergisi etrafında kümelenen gürcüler,  İstanbul Beyoğlu'ndaki Rus Konsolosluğu önünde toplanarak bu ülkeyi protesto ediyorlardı. Burada basın açıklamasını yapan Pirosmani Dergisi sahibi Şenol Taban gözyaşlarına boğuluyor ve açıklamaya derginin yayın yönetmeni Fahrettin Çiloğlu devam ediyordu. Açıklama şöyleydi;

Bütün dünyaya sesleniyoruz: Barbarları durdurun!

"Biz Türkiye'de yaşayan Gürcüler, bütün dünyaya sesleniyoruz. Hiçbir ayrım gözetmeksizin, Gürcistan'ın her yerini uçaklarla bombalayan, bütün ülkeyi kana bulayan Rus Barbarlarını durdurun!
Gürcistan, tarihte az rastlanır bir savaşla yüz yüze gelmiştir. Gürcistan'ın, kendi içinde yaşayan farklı etnik topluluklarla bir savaşı yoktur. Abhazlar, Osetler, Ermeniler, Azeriler demokratik bir ülkede sahip olunabilecek tüm kültürel ve siyasal haklara yaşadıkları Gürcistan'da zaten sahiptirler. Savaş, Rusya'nın Gürcistan içinde oluşturduğu ve kendilerine bağımsız devlet adını veren "siyasal çete"ler ve bu çeteleri koruyan Rusya ile yaşanmaktadır. Bu savaş aslında, Hazar Havzasındaki enerji kaynaklarını tekeli altında tutmak isteyen Rusya'nın Gürcistan'ı topyekûn yok etme savaşıdır. Çünkü Gürcistan, Hazar Havzasının enerji kaynaklarını Batı'ya aktaran tek ülkedir ve bundan dolayı Rusya'nın Gürcistan'ı yok etme savaşı aynı zamanda Batı'ya karşı, ABD, AB ve NATO'ya karşı yürüttüğü bir savaştır. 
Başta Türkiye olmak üzere ABD, AB ve NATO ülkelerine çağrıda bulunuyoruz! Gürcistan üzerinden temelde size karşı savaş yürüten Rusya'yı, Rusya'nın Gürcistan'a karşı bu barbarca saldırılarını durdurun!
Türkiye kamuoyuna, basın ve yayın kuruluşlarına sesleniyoruz! Rusya'nın Gürcistan'da insanlık dışı saldırılarına karşı sessiz kalmayın. Küçük ve barışçı bir ülkenin dünyanın süper güçlerinden biri olan Rusya tarafından yok edilmesine sessiz kalmayın.

Türkiye'de yaşayan Abhaz ve Çerkeslere sesleniyoruz! Kafkasya'da, sizin de sonunuzu getirecek olan Rus politikalarına destek vermeyin ve Çeçenlerin yurdunu yerle bir eden Ruslarla işbirliği yapmayın. Bütün dünyaya sesleniyoruz! Rus saldırganları, bu Barbarları durdurun!"

Peki ya Çerkesler…

Tabii meselenin bir de öteki yüzü vardı. Gürcülerin, abhaz ve çerkeslere  "Kafkasya'da, sizin de sonunuzu getirecek olan Rus politikalarına destek vermeyin ve Çeçenlerin yurdunu yerle bir eden Ruslarla işbirliği yapmayın" demelerine karşılık, onlar da Gürcistan'ın politikalarını niçin benimsemediklerini çeşitli platformlarda ortaya koyuyorlardı. Ülkemizdeki çerkes ve abhazlar, Türkiye'den özellikle de Adapazarı-Hendek bölgesinden savaşmak için binlerce gönüllü gönderdikleri Abhazya-Gürcistan Savaşından beri "gıcık oldukları" Gürcistan'ın Güney Osetya'ya saldırmasını şiddetle kınıyorlardı.

Diğer protestolar
Çerkesler, Gürcistan'ın Güney Osetya'ya karşı askeri harekatını İstanbul'da protesto ediyorlardı. Jineps gazetesi öncülüğünde Beyoğlu'nda Galatasaray Lisesi önünde akşam saatlerinde toplanan grup Taksim'e doğru 'Katil Saakaşvili Güney Osetya'dan defol!', 'Güney Osetya'da etnik temizliğe son!', 'ABD emperyalizmi Kafkasya'dan elini çek!', 'Kahrolsun emperyalistler, yaşasın halkların kardeşliği!' sloganları eşliğinde yürüyordu. Taksim'deki basın açıklamasında ise NATO ve ABD destekli Gürcistan ordusunun askeri harekatının, tam da barışın simgesi olan olimpiyat oyunları sırasında düzenlenmiş olmasına dikkat çekiliyordu. Batılı ülkelerin özellikle Kafkasya halklarına karşı uygulamış olduğu çifte standartlara değinen grup, yaşananların sorumlusunun Gürcü halkı değil ABD destekli 'şovenist' Mihail Saakaşvili yönetimindeki Gürcistan hükümeti olduğunun özellikle altını çiziyordu.

Türkiye'nin Gürcistan'a yapmış olduğu askeri ve lojistik desteği de hatırlatan grup, Gürcistan ordusuna askeri yardımların kesilmesini de istiyordu.

Ortak basın toplantısı
Türkiye'deki Kafkas Diasporası da ortak bir basın toplantısı düzenleyerek Gürcistan'ı kınıyordu. Alan Kültür Yardım Vakfı, Kafkas sivil toplum kuruluşlarının katılımıyla İstanbul Yenişehir Palas Otel'de bir basın açıklaması yapıyordu.

Kafkas Vakfı, Şamil Vakfı, Kafkas Abhazya Dayanışma Komitesi, Kafkas Abhazya Kültür Derneği, Kafkas Dernekleri Federasyonu (KAF-FED), Uzunyayla Kafkas Kültür Yardımlaşma Derneği, İstanbul Kafkas Kültür Derneği, Birleşik Kafkasya Derneği, Avcılar Kafkas Kültür Derneği, Poyrazlı Kafkas Kültür ve Yardımlaşma Derneği, 1864 Kafkasyalılar Kültür Derneği, Kafkas Çeçen Kültür Derneği, Elbruz İnsani Yardım ve Kültür Derneği, Gaziosmanpaşa Kafkas Kültür Derneği, Bahçelievler Kafkas Kültür Yardımlaşma Derneği, Kafkasya Forumu ve Alan Kafkas Platformu'nun da imza attığı ortak açıklamada "Acil ve koşulsuz ateşkes ve Gürcü askerinin Oset toprağından çekilmesi, Gürcü bombardımanıyla yerle bir edilmiş Güney Osetya'ya acil insani yardım ulaştırılması, Türkiye'nin saldırgan taraf olan Gürcü ordusuna artık askeri desteğini kesmesi ve anlaşmazlıkta yapıcı ve arabulucu aktif rol üstlenmesi, Türk kamuoyunun Osetlerin ayrılıkçı ve saldırgan değil, haklı ve mağdur konumda olduğunun bilinmesini istiyoruz" deniliyordu.

Bu eylemlerin haricinde Kafkas Vakfı'nda toplanan İstanbul Kafkas Dernek ve Vakıfları Koordinasyon Kurulu, Güney Osetya'da yaşanan savaşın acılarını hafifletmeye yönelik çalışmalar yürütmek üzere Kafkas-Oset Dayanışma Komitesi kurulmasına karar veriyordu.

Yarın Gürcistan Büyükelçiliği'nde olacaklar

Bu açıklamaları ve eylemleri yapan çerkesler yarın da Ankara'da Gürcistan'ı protesto edecekler. Saat 12.00'de Beştepe'deki Ankara Kafkas Derneği önünden otobüslerle hareket edecek olan çerkesler, saat 12:30'da Gürcistan Büyükelçiliği önünde yerel giysi-kalpaklar ve G. Osetya bayraklarıyla toplanarak protestolarını gerçekleştirecekler. Bu eylem için yapılan duyuruda "bu anlamlı günde hepimiz Gürcistan Büyükelçiliğinin önünde olalım. Abhazya ve G. Osetya'ya yalnız olmadıklarını gösterelim." deniliyor.

Sağduyuya davet

Şimdilik büyükelçilikler üzerinden yürütülen bu propagandanın sertleşmemesi ve ülkemizdeki çerkes ve gürcü kardeşlerimiz arasında gerilime yol açmaması en büyük dileğimiz…İnşallah Kafkasya'daki bu yangın daha fazla büyümeden, daha çok ülkeye ve ocağa ateş düşmeden söndürülür ve güzel Kafkaslar bir barış diyarı haline gelir. Tabii bu konuda en büyük görevlerden birisi de, Irak Savaşından sonra sınırlarında bir savaş daha çıkmasını istemeyen Türkiye'ye, ülkemiz yöneticilerine düşüyor. Özellikle de savaşan Kafkas ülkelerinin tüm mozaiklerinin ülkemizde bulunduğu düşünülürse meselenin ciddiyeti daha iyi anlaşılıyor.

Rıfat YÖRÜK/habervaktim.com

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.