Azerbaycan Kafkasya savaşının neresinde?
Gürcistan-Rusya: Kafkas uğruna savaşın başlangıcı
Gürcistan ile Rusya arasında açık bir savaş. Saakkaşvili toprak bütünlüğünü savunmak istiyor. Rusya ise Kafkasları geri almak, kaybettiklerini tekrar kazanmak arzusunda. Ortada bir de Batı bloğu var. Amerika başta olmak üzere Batı, Kafkasları sınırları içine almak için kargaşa çıkarıyor. Böylelikle bin yıllık savaş tekrar baş gösteriyor. Kafkas, dünyanın büyük güçlerinin tartışma malzemesi ve savaş meydanına dönüştürülüyor.
Gürcistan cumhurbaşkanı Saakkaşvili’nin savaşı
Milli Hareket lideri olarak hükümet kuran Saakkaşvili, güçsüz, doğal kaynaklardan noksan, hükümetinin ilk günlerinden beri, ülkesinin toprak bütünlüğünün korunması, idari bütünlüğün sağlanması ve bunların teminat altına alınması için bitmek bilmeyen mücadelelerde bulunmaktadır. Bu sebeplerden dolayıdır ki ilk olarak devleti güçlendirmeye çalıştı. Ülkesinde rüşveti, iltiması kaldırmak için sözde değil özde fiilen bütün mücadelelerde bulundu. Birçok kişinin hileyle kazandığı serveti ülke bütçesine aktardı. Halk için baş ağrısına dönüşmüş olan polisi hizaya getirdi. Bu şekilde halkın devlete ve cumhurbaşkanına olan güveni kazanıldı. Daha sonra Rusya’nın tarafsızlık bahşettiği Acaristan’ı, Gürcistan’a güç kullanarak da olsa tekrar ülkesine bağladı. Bundan sonra Güney Osetya ve Abhazya kalmıştı.
Son ikisi, coğrafi ve idari olarak Rusya’ya bağımlı olduğundan Saakkaşvili, Abhazya ve Osetya’yı Gürcistan’a tekrar bağlamak için başka taktikler seçti: birincisi, ülkede demokrasiyi sağlamlaştırmak, Rusya güdümlü isimlerden kurtulmak, rüşvet ve iltiması tamamen temizlemek, yönetimi batı usulü genç ve demokratik şekilde düzenlemek: ikincisi ise Batı ile entegrasyona ivme kazandırmak. Bu müspet siyaset sayesinde Ukrayna ile beraber NATO’nun en genç ülkesi olarak tanındı. Bu bakımdan bu savaşı Saakkaşvili’nin Rusya ile harbi olarak görebiliriz. Başta Saakkaşvili olmak üzere Gürcistan’ın bugünkü gerçekleri savaşı kaçınılmaz hale getirdi. Bu beklenen bir savaştı. Beklenmeyen ise Putin Rusya’sının Putin’in karakterine uygun hayâsızca tecavüzü ve bu şekilde Gürcistan’ı bir baştan bir başa bombalamasıdır.
Rusya Lideri Putin’in Savaşı
1999 yılının sonunda Yeltsin KGB generali Putin’i cumhurbaşkanlığı getirdiğinde Rusya çok kötü bir halde bulunuyordu. Çok büyük tabii zenginlikleri olan Rusya’yı demokratik yollarla geliştirmek ve dünyanın bir numaralı süper gücü haline getirmek mümkündü. Şüphesiz Putin de Rusya’yı büyük bir güç haline getirmek istiyordu. Fakat onun seçmiş olduğu istikamet çok farklıydı. Putin Rusya’yı güçlendirmek için demokrasi seçeneğini değil daha çok askeri güce özenen eski imparatorluk Stalin-KGB şıkkını tercih etti. Çok geçmeden ülkede demokrasi nefes alamaz hale geldi. Demokrasi yalanının altında Putinci-Neofaşist devlet şekillendi. Her biri diğerinden daha çok hileli seçimler. Azerbaycan’da olduğu gibi sahte demokrasi görüldü.
Putin, kendi ülkeleri içinde tarihi hukukuna sahip çıkmaya çalışan, bütün Çeçenistan’ı kana buladı, kentleri yerle bir etti. Çeçen liderleri fiili olarak değil de KGB usulü bir bütün olarak yok edildi.
Bütün bunların yanında, Putin Rusya’sı kendi elleri ile çıkardıkları Dağlık Karabağ, Güney Osetya, Abhazya gibi sorunların çözülmemesi için de var gücü ile çalıştı. Dağlık Karabağ meselesinin Rus siyasetine uygun olarak çözülmesi için Putin Aliyev rejimini sonuna kadar destekledi. Bildiğimiz gibi 2003 cumhurbaşkanlığı seçimi-2005 milletvekili seçimleri, Putin’in büyük yardımı, KGB generalleri Patruşev, Lebedev, Ruşaylo kumandasındaki küçük bir birliğin kontrolü altında gerçekleştirildi.
Bütün bunlarla birlikte Rusya’nın kendi yarattığı Dağlık Karabağ meselesinde kendine yakın Azerbaycan ile kukla Ermenistan arasında aracılık fonksiyonunu yerine getiriyor. Hadise bu şekilde olunca da sorun çözülemiyor.
Diğer bir garip vakıa: Ukrayna, Gürcistan ile Rusya arasında arabuluculuk yapmak istiyor. Rusya ise buna karşı, Ukrayna’yı Gürcüleri Osetya’da güç kullanmak ve burada etnik temizliğe teşvik etmekle suçluyor. Bu siyaset Rusya’nın, Azerbaycan’ın Karabağ ihtilafında yürüttüğü siyasetin bir benzeri olarak görülebilir. Ermeniler, Rusya’nın büyük yardımları ve kışkırtmaları ile Azerbaycan topraklarını ele geçirmek istemektedir. Ermenistan’a milyar dolarlık silah yardımı yaparken diğer taraftan da arabuluculuk çalışmalarına devam etmektedir!
Batının Savaşı
Batı için baş ağrısı olan Balkanlarda sorunlar çözüldü. Şimdi sırada batının sınırları içine katmak istediği Kafkaslar var. Batı için son derece gerekli olan zengin enerji kaynakları ile Kafkaslar. Burada batının baş etmesi gereken başlıca güç Rusya. Batı Kafkaslara hâkim olmak isterken, Rusya yıllardır elinde tuttuğu Kafkasları elinden kaçırmak istemiyor. Kafkasların kalbi ise Azerbaycan’dır.
Rusya’nın karakol devlet olarak yarattığı, Ermenistan Rusya’nın elindedir. Bunu son günlerde Rusya’nın Ermenistan’dan komşu Gürcistan’a yapmış olduğu tazyikler de gösteriyor. Gürcistan kendi demokratikleşme siyaseti ile çoktandır Batıya yakın durmaktadır. Geriye Azerbaycan kalıyor. Batı demokrasi istediğinde, Aliyev rejimi Batı’dan uzaklaşıyor. Gürcistan’ın batı ile genişleyen menfaatlere dayanan süreç Batıyı Kafkaslara nasıl yaklaştırıyorsa aynı şekilde Azerbaycan’ın Rusya’ya yakınlaşması Rusya’yı Kafkaslara yakınlaştırıyor. Batı Kafkaslara bütün olarak hâkim olmak istiyor, Rusların da istediği tam olarak bu.
Rusya, Gürcistan’ı bombalamakla çok riskli bir adım attı. Bildiğimiz gibi Azerbaycan ve Orta Asya’dan gelen çok sayıda enerji bağlantısı Gürcistan’dan geçiyor. Rusya’nın Gürcistan’ı bir baştan bir başa bombalaması çok riskli bir adımdır. Bu halde olunca da, hadisede sadece siyasi menfaatleri göz önünde tutmamak gerekir.
Aliyev’in Savaşı
Saakkaşvili savaşla ilgili şunları söyledi: sağımızdan vurdular yılmadık, solumuzdan vurduk yıkılmadık lakin artık buna son vermek gerekli. Ermeniler her gün Azerbaycan’a ateş açmaktadır. Ermeniler ateşkesten buyana on bine yakın Azerbaycanlıyı öldürdüler. Aliyev ise hala ateşkes siyasetinden söz etmektedir. Geçen yıl muhalif mitinglerine asker göndermeyi teklif eden Aliyev şimdi tarafsızlığını ilan etmektedir. Aliyev kendi menfaati için şimdi Rus tarafını tutmaktadır. Çünkü Saakkaşvili’nin kazanması halinde kendi hâkimiyetini de kaybedebilir.
Haliq Bahadır-Azerbaycanlı Yazar
Çeviren: Fatih Güven
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.