'Bu zulüm artık bitmeli'
Türkiye’nin karanlık bir dönemi olan 28 Şubat’ın eğitim alanındaki en kalıcı etkilerinden birisine sebep olan “8 yıllık kesintisiz eğitim” uygulaması, bundan tam 11 yıl önce, 16 Ağustos 1997’de Meclis’te kabul edildi ve 18 Ağustos 1997’de Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Halkın büyük bir çoğunluğunun istemediği, 28 Şubat postmodern darbesinin “derin iradesi”nin dayatmasıyla hayata geçirilen uygulama için dönemin Başbakanı Mesut Yılmaz, “Siyasi hayatıma da mâl olsa bu yasayı çıkaracağım” demişti. Dediği gibi de oldu. Yasa çıktı ve Mesut Yılmaz da sandıkta halktan en güzel cevabı alarak siyasi arenanın dışına itildi. Ancak aradan geçen 11 yıla rağmen, halk iradesinin gösterdiği yönde hiçbir düzelme yaşanmadı. Kesintisiz eğitim hâlâ devam ediyor ve artık her kesim, bu yasanın yarardan çok zarar getirdiğini kabul ediyor. Anlamsız yasanın 11. yılında gelinen noktayı ve bundan sonrasını, İmam Hatip Lisesi Mezunları ve Mensupları Derneği (öNDER) Genel Başkanı Yusuf Ziyaettin Sula ile görüştük.
KESİNTİSİZ UYGULAMA, ZARARDAN BAŞKA BİR ŞEY GETİRMEDİ
“8 yıllık kesintisiz eğitim”in, genel anlamda eğtim sistemine ciddi bir darbe vurduğunu ifade eden Sula, bazı büyük holdinglerin de “mesleki eğitim memleket meselesi” şeklinde duyurular yapmaya başladığını hatırlattı ve “Halbuki kesintisiz eğitim uygulamasını icat edenler, bununla mesleki eğtimin çok daha kaliteli olacağını iddia etmişlerdi” dedi.
Mesleki eğitime 10-12 yaşında başlanmadıktan sonra, ileriki yaşlarda bu işin çocuk tarafından kapılmasının çok zor olduğunu kaydeden Sula, bu dönemde çok kabiliyetli çocukların mesleki liselere verilmediğini ve üniversite önlerinde yığılmanın arttığını vurguladı.
Kesintisiz eğitim uygulamasının İmam Hatip liselerinin önünü kesme maksadıyla icat edildiğini söyleyen Sula, enteresan bir şekilde bazı okullarda kısıtlama yapılmadığına dikkat çekti. “Mesela bale okullarında kesintisiz uygulama yok” diyen Sula, bütün bu manzaranın, kesintisiz eğitimin nasıl temelsiz bir uygulama olduğunu gösterdiğine işaret ediyor.
TüRKİYE’DEN BAŞKA YERDE YOK
Kesintisiz eğitimin ve mesleki eğitimi bu kadar geciktirmenin Türkiye’ye mahsus bir olgu olduğunu belirten Sula, bu amansız çelişkiyi şu sözlerle eleştirdi: “8 yıl hiçbir yönlendirme yapmadan eğitim veren bir başka ülke yok. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir uygulama yok, başörtüsü yasağı gibi.”
“Türkiye’deki gibi tek tip ilkokul eğitimi de yok dünyanın hiçbir yerinde” diyen Sula, “Bize model olarak gösterilen Avrupa’da anaokulu dahil tek tip eğitim yok. Veli protestan mezhebe mensupsa, çocuklarını oraya gönderebiliyor. Hatta okulların önemli bir kısmı kiliseler tarafından kuruluyor” ifadelerini kullanıyor.
BİR ŞEYLER YANLIŞ
“Mecburi bir labirente sokuluyor çocuklar” ifadesiyle gayet yerinde bir benzetme yapan Sula, “Tevhidi tedrisat deniyor, ama artık bir hükmü kalmadı bu yasanın, ayakları yere basmıyor. Batı’da veliler çocukarını isterlerse kilise okullarına gönderiyor” şeklinde konuştu.
“Laik sisteme aykırı” savının çok garip olduğunu, laik ülkelerin hiçbirinde böyle bir şey olmadığını bildiren Sula, şu çarpıcı örneğin de altını çiziyor: “Avrupa’da yüzde 40 kilise okulu var. Türkiye’de İmam Hatip okulları yüzde 5. Fransa’da yüzde 44 bu oran. Oradaki laikliğe bir zarar gelmiyor da bizde mi zarar geliyor. Hıristiyan partileri kuruluyor Batı’da, bizde Allah bile demek laikliğe aykırı sayılıyor. Laiklik diye başka bir şey yutturuyorlar bize.”
AVRUPA’DAKİ OKULLARDA İBADET YERİ VAR
“Yurtdışında öğrenci okutturmaya başladıktan sonra (WONDER vasıtasıyla) bize bazı şeylerin yutturulmaya çalışıldığını fark ettik” diyen öNDER Başkanı Yusuf Ziyaettin Sula, “Avusturya’ya giden öğrencilerimiz okullarında kilise, havra ve mescit olduğunu gördüler. Lavabolarda abdest alırken kötü görüntüler oluşuyormuş. Abdest için uygun yerler yapın o zaman. Bu bir ihtiyaç. Bütün gelişmiş ülkelerin okullarında ibadet yeri var. Haftada bir gün ibadet ediyor onlar. Bizim günde beş vakit yapmamız lazım. çoğunluğu Müslüman bir ülkede bunların olması ne kötü” ifadelerini kullandı.
İSLâM CEHALETİ VE MESUT YILMAZ öRNEĞİ
“Laiklik diye ensemizde boza pişirenler bizi aptal yerine koymaya çalışıyorlar. Bu adamların derdi ne?” diye soran Sula, cevabını da kendisi veriyor ve Mesut Yılmaz örneğini hatırlatıyor: “Mesut Yılmaz, ‘İslâm insan hayatına daha çok müdahale ediyor’ dedi. Madem Hıristiyanlık daha hümanist. Yüzyıllarca kilisenin baskısı altında inlemedi mi insanlar. Yahudiler, Hıristiyanlar tarafından sürülmedi mi? İslâm ülkelerinde ve topraklarında dinlerini istedikleri gibi yaşamışlardır. Ortaçağ karanlığı, Avrupa içindir.”
DARBECİLER BİLE BU KADAR ZARAR VERMEDİ
İmam Hatipliler olarak çok anormal dönemler yaşadıklarını kaydeden Sula, kesintisiz eğitim yasasının verdiği zararları şu sözlerle ifade ediyor: “Bir eğitim kurumu ancak bu şekilde baltalanabilirdi. Kesintisiz eğitim bu ülkeye zarar vermekten başka bir şeye yaramadı. Hiçbir faydası olmamıştır. 1980 darbesi bile bu kadar olumsuz etkilemedi bizi.”
Yusuf Ziyaettin Sula, AK Parti hakkında açılan kapatma davası iddianamesine bakıldığında, delil olarak gösterilen şeylerin kaburgasının İHL’lilerin sorunları olduğunu belirtti (başörtüsü, katsayı, kesintisiz eğitim) ve bütün engellemelere rağmen hükümet başta olmak üzere etkili ve yetkili herkese bu meselenin çözülmesi çağrısında bulundu.
BüROKRASİNİN İKNA EDİLMESİ LAZIM
“Anayasa insan yapımıdır, gerektiğinde değiştirilir” diyen Sula, birtakım yorumlarla yasaklar uygulandığını bildirdi ve çözüm önerisi olarak şunları söyledi: “Sivil ve askeri bürokrasiye yargı da katıldı. Yargının ıslah edilmesi, bürokrasinin ikna edilmesi lazım.”
GENELKURMAY’DAN RANDEVU TALEP ETTİK
Laiklikle ilgili yanlış pompalamalar sebebiyle bir korkunun hakim olduğu gerçeğini hatırlatan Sula, “Bahsedilen laiklik değil, zorbalık. Yanlış öğretiliyor insanlara. Biz Genelkurmay’dan randevu talep ettik birkaç sene önce. ‘Bizi yanlış tanıyorsunuz’ diye anlatacaktık, oturup konuşacaktık. Geri dönüş oldu ama net bir görüşme takvimi oluşmadı ve öyle kaldı. 60 ihtilalinden sonra İmam Hatip okullarını kapatmaya karar vermişler. Cemal Gürsel’e İstanbul İmam Hatip Lisesi’nden "Gelin görün, sonra karar verin" diye talep gelmiş. Gitmiş görmüş, fikri değişmiş. Kavga, gürültümüz yok kimseyle. Her mahvilde konuşmaya, anlatmaya, dinlemeye hazırız” dedi.
ŞARTLANDIRAN BİR EĞİTİM VAR
Bütün sorunların temelinde bir ‘şartlandırma eğitimi’ olduğuna dikkat çeken Sula, tespitlerini şu sözlerle ifade etti: “Sivil ve askeri eğitimde yanlışlık var. Dincilik diye bir tehlike vardır, 31 Mart Vakası’ndan alınıyor... Bir öcü, heyula var diye şartlandırma yapılıyor. Tartışmasız, öcü kafalarda oluşuyor. ‘İbadet eden, tesettürlü olan birisi tehlikelidir’ deniyor.”
MEDYA, SİSTEMLİ OLARAK KARALIYOR
Toplumdaki yanlış algılamalarda en mühim ayağı medyanın oluşturduğunu vurgulayan Sula, “Sistemli, uydurma, ters çevrilmiş haberler, kritik dönemlerde özellikle yayınlanıyor. Korkuları kaşımak için. ülke içi ve dışından fesat odakları tarafından tezgahlandığını düşünüyorum bunların” diye konuştu.
NEDEN İMAM HATİP?
Her şeye rağmen İmam Hatip okullarının ayrıcalıklı yerler olduğunu hatırlatan Yusuf Ziyaettin Sula, velilere çağrıda bulunarak İHL’leri neden seçmeleri gerektiğini anlattı:
“Atmosfer çok önemli. Dünyaya bakış, ibadetle ilgili disiplin, alışkanlıkların oluşması... Diğer okullara ithamda bulunmuyorum, ama içkiye, uyuşturucuya meyletme tehlikesi daha az. çok gayretli hocalar var. Bizim zamanımızda da böyleydi. Bazı hocaların anlattıklarını ben sünger gibi emerdim. Hâlâ da öyle hocalar var. İmam Hatip okulunu bitiren öğrenciler İHL mezunu arkadaş ediniyorlar daha çok. Gencin içki alemine, uyuşturucu batağına düşmesi daha az oluyor. Müslüman'ın bilmesi gerekenlerin asgarisini öğrenir çocuk. İHL’lerde insanın kişiliğinin oluştuğu dönemde o havayı teneffüs etmesi önemli.”
KATSAYI HAKSIZLIĞI SONA ERMELİ
Katsayı adaletsizliği sorununa da dikkat çeken Sula, “YöK’ün yeni bir çalışması olduğunu duyduk. Artık geri adım atılmamalıdır. Bütün meslek okullarının beklentisi böyle. İnşallah en geç önümüzdeki sene devreye girmesi gerek. Artık bu anlamsız yasa sona erdirilmeli” şeklinde konuştu.
ABDULHAMİT GüLER / VAKİT
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.