‘Hukuk ve adalet sadece laikler içindir!’
İŞTE ATICI’NIN CHP’YE İLGİNÇ GÖNDERMELERDE BULUNAN YAZISI:
“Keser döner-sap döner bir gün gelir hesap döner!...”
Hukuk ve adalet, sadece siz lâiklerin haklarının korunması anlamına geliyor herhalde…Tek bir oy alanların, çetecilik suçlamasıyla yargılananların, çeşitli yolsuzluklara ismi karışanların, illegal gösterilerde, “Ordu göreve” yazılı pankart taşıyanların, üniversite kampusunda “PKK” gövde gösterilerinin yapılmasına çanak tutanların, CHP’nin düzenlediği demokratik seçimleri engelleme mitinglerine katılma uğruna sınavları erteleyenlerin atanması, “pek doğaldı, hukukî idi ve adildi” herhalde… O gün rakiplerinin üç katı oy aldığı halde elenenlerin, bugün hakkının teslim edilmesi, “Üniversiteler siyaset yapma yeri değil, ilim yapma yeridir” diyenlerin atanması yanlış oluyor.
O gün yapılan her hukuk ve insaf dışı uygulamalar için; “Sayın Cumhurbaşkanı ve YÖK’ün yetkisi ve taktiri dahilinde yapılan işlemlere herkes saygı duymalı.” diyenler, bugün Sayın Cumhurbaşkanı’na ve YÖK’e saldırmaya devam ediyorlar. İşte sizin hukuk, adalet ve demokrasi anlayışınız bu kadar. Sevsinler sizin bu çağdaş anlayışınızı… Hiç düşünmediniz mi ki, gün gelir; “Keser döner-sap döner bir gün gelir hesap döner!...”
08.08.2008 tarihli “Habervaktim” sitesinin gündem bölümünde; “Sayıştay’dan şok rapor” başlıklı yazıda, 110 milyon YTL’nin üzerinde bir yolsuzluğun yapıldığı o üniversiteler, sizlerin şiddetle savunmaya çalıştığınız, Atatürkçülüğü ve lâikliği ile övündüğünüz rektörlerin üniversiteleri nedense… Yoksa sizin mahallede yolsuzluğun, hırsızlığın ve soygunun adı mı Atatürkçülük ve lâiklik? Kusura bakmayın ama beyler, artık bu kılıf o icraatlarınıza dar geliyor. Millet daha yutmuyor. Baksanıza Ergenekon’un her fiilinin arkasında da bu kılıflar var. İyisi mi siz kendinize başka kılıflar araştırın.
Bay Baykal’a Allah (cc) kolaylık versin. Bu adam bu kadar strese ve gerginliğe nasıl dayanıyor? Bay Baykal’ın, “CHP’de bitiş hırçınlığı” başlıklı yazının yanındaki resmine bakınca, benim mideme kramp giriyor. Zavallı adamı bu kadar geren ve bu duruma düşüren acaba ne olabilir? Bunun hiç mi dostu yok? Yoksa Karadeniz’de batan gemiler hep onun mu?...
Çok yakın tarihimizde, YAŞ kararlarının yargıya açılmasını isteyen CHP’nin grup başkan vekili, değişen ne oldu ki, geçmiş ekranların karşısına, açmış ağzını-yummuş gözünü; YAŞ’ta neden yargısız infaz yapılmadığının hesabını soruyor. Ordunun içinde bulunması muhtemel, sözüm ona adı “irticai” faaliyetlere karışmış hiç mi kimse kalmadı diye ortalığı birbirine katıyor ve milletin kafasını bulandırmaya devam ediyor. Bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da haksızlığın,hukuksuzluğun ve bir hiç uğruna günahsız insanları karalamanın sürüp gitmesi için feryat ediyorlar.
Bu da yetmezmiş gibi, gazetecilerin; “Sezer döneminde yapılan rektör atamaları ile ilgili haksız ve adaletsiz tutumunu neden eleştirmediniz?” sorusuna ise, “Ak Parti’ye ve onun yandaşı medyaya malzeme olmasın diye ses çıkarmadık.” şeklinde cevap veren mantığı görüyor musunuz? Ne kadar da demokrat, çağdaş, adil, insanî ve de dürüst bir anlayış…
Sayın Sezer giderken, 4 araç, 16 yardımcı personel ve 30 koruma götürmüş. Bunların hepsinin giderleri devletin sırtına. Bütün bunlar çok normal… Ancak bugünkü Genelkurmay Başkanı emekli olurken kendisine, zırhlı ve lüks olduğu iddia edilen bir araç alınmış diye, CHP bir bardak suda fırtına koparıyor. Bunun hikmeti ne olsa gerek? Fazla düşünmeye lüzum yok. Sayın Genelkurmay Başkanı ve kendisine bağlı kurumlar, CHP’nin bir arakabahçesi gibi çalışmadılar da ondan herhalde…
Muhittin Atıcı-Eğitimci Yazar
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.