STK’lar, laikliği tanımlayan yeni bir sivil anayasa istiyor
1982 Anayasası’nın değişmesine bir tek CHP karşı çıkarken, SP, BBP, SHP ve DP liderleri Vakit’e yaptıkları açıklamalarda, “Bu anayasayı istemiyoruz. Artık deli gömleğini üzerimizden çıkartalım. Statüko son bulsun” demişlerdi. Vakit’in görüştüğü, farklı görüşlerden yüzbinlerce üyeye sahip sivil toplum örgütleri de Meclis’e seslenerek, “Yeni, özgürlükçü, laikliğin yeniden tanımlandığı, din ve vicdan özgürlüğünü koruma altına alan, bürokrat dokunulmazlığına ve askeri vesayete son verecek sivil bir anayasa istiyoruz” çağrısında bulundular.
KESK: “LAİKLİK YENİDEN TANIMLANMALI”
KESK Başkanı Sami Evren, “Özgürlükçü, herkese dokunulması mümkün olan, laikliğe yeni bir özgürlükçü tanım getiren, askeri vesayete son veren, insanlar arasında ayrımları sonlandıran bir anayasa istiyoruz” dedi. Hükümetin demokrasiye sahip çıkması gerektiğini belirten Evren, sözlerini şu şekilde sürdürdü: “21. yüzyılda özgürlükçü, eşitlikçi, demokratik bir anayasayı hakediyoruz. Dolayısıyla artık askeri vesayet altında, darbe dönemlerinde hazırlanan anayasanın değişmesini istiyoruz. Militer yapılar tarafından sürekli demokrasimiz kıskaç altına alındı ve özgürlükler kısıtlandı. Bu şartlara hizmet eden anayasayı artık insanlarımız kabul etmemektedir. Bugün ülkenin ihtiyacı olan, 70 milyon halkın bir arada yaşayacağını dikkate alan, Kopenhag kriterlerinin üzerinde bir anayasa ihtiyacımız var. İnsanlar kendilerini açıkça ifade edebilmelidir. Kısıtlama olmamalıdır. Din ve vicdan özgürlüğü güvence altına alınmalıdır. Laikliğe yeni bir özgürlükçü tanım getirilmelidir. Çalışma yaşamı demokratikleştirilmeli ve örgütlenmenin önünde hiçbir engel olmamalıdır. Siyasi partiler yasası tamamen değişmeli ve barajlar kaldırılmalıdır. Hükümet bu görevini bilmeli ve taleplerimizi dikkate almalıdır.”
TESK: “SİVİL ANAYASA OLMAZSA OLMAZIMIZDIR”
TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken ise, “Ülkenin olmazsa olmazı yeni bir anayasadır. Anayasa sivil ve özgürlükçü olmalıdır. Önümüzdeki günlerde yaklaşık 85 sivil toplum örgütü ile bir araya gelerek ciddi bir çalışmaya start vereceğiz. Ülkenin içinde bulunduğu sıkıntılı dönemden kurtuluşun tek çaresinin sivil anayasa olduğunu düşünüyorum” dedi.
HAK-İŞ: “YASAKÇILARIN OYUNUNU SİVİL ANAYASA BOZAR”
Hak-İş Genel Başkan Yardımcısı ve Hizmet İş Genel Başkanı Mahmut Arslan’dan da Vakit’e çarpıcı açıklamalar geldi. Arslan, “Türkiye’yi toplumsal gerilime sokma nöbetine tutulanların, Türkiye’yi darbelere hazır hale getirmeye çalışanların, Türkiye’yi özürlü, defolu bir üçüncü dünya ülkesi yapmaya gayret edenlerin, Türkiye’nin bölgesinde ve dünyada inisiyatif sahibi olmasının önünü tıkamak isteyenlerin, Türkiye’yi halkından koparıp, halkın güven kaybını kışkırtıp bitkin düşürmek ve ‘sahipsiz’ bırakmak isteyenlerin oyununu ancak özgürlükçü bir anayasa ile bozabiliriz” dedi.
“TEK YOL SİVİL ANAYASA”
Arslan, sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Kendilerini ‘ülkenin sahibi’, halkı da sürekli terbiye edilmesi gereken ‘cahil kitleler’ ve kontrol altında tutulması gereken ‘maraba’ olarak görenlerin imtiyazlarının ellerinden gitme korkusuyla paniklemeleri değil, 70 milyonun refahı önemlidir. Türkiye, içerisinden geçmekte olduğu hukuk koridorundan temizlenerek çıksa bile 12 Eylül anayasası bütünüyle değiştirilmedikçe, tartışmalar, antidemokratik gelişmeler ve yapılanmalar gündemimizi işgal etmeye devam edecektir. Ülkemizin zaman kaybetmeye tahammülü yoktur. Tek yol sivil anayasa...”
MEMUR-SEN: MAHALLE BASKISINA ALDANILMASIN
Memur-Sen Konfederasyonu Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu ise, demokratikleşmenin önündeki en büyük engelin 12 Eylül’ün fırtınalı havasında yazılan mevcut anayasa olduğunu söyledi. Türkiye’de demokrasi ve özgürlüğün ancak yeni bir sivil anayasa ile sağlanabileceğini vurgulayan Gündoğdu, “Ne zaman bu ülke adına iyi şeyler olsa, birileri ortaya çıkıyor, ya mahalle baskısı üretiyor ya da terörü azdırıyor. Ülke ve millet menfaatine olan icraatlar önlenmeye çalışılıyor. İktidar bu kesimlerin tuzağına düşüp anayasa çalışmalarını askıya almamalıdır. Devlete karşı bireyi koruyan, bireye ve topluma ideolojik ve tek tip hayat tarzı sunmayan bir anayasa olmalıdır. Doğuştan sahip olduğumuz hakları gasp etmemeli, yeniliğin ve kalkınmanın lokomotifi olmalıdır” diye konuştu.
MÜSİAD: “BU ANAYASA İLE DAHA FAZLA YÜRÜYEMEYİZ”
Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD ) Genel Başkanı Ömer Cihad Vardan da, “Artık bundan sonra vakit kaybetmeden, siyasi partilerin kapatılma merciinin milli irade, siyasi rekabet alanının ise TBMM olduğu gerçeğini dikkate alan yeni Siyasi Partiler Kanunu’yla beraber, yeni anayasanın hazırlanması kaçınılmaz hale gelmiştir... Türkiye mevcut anayasa ile daha fazla yürüyemez. Eğer demokrasi olmazsa, anayasamız düzgün işlemezse, bizim işlerimiz de yürümez” dedi.
TGTV: “SİVİL TÜRKİYE İÇİN, SİVİL ANAYASA”
Türkiye Gönüllü Teşekküller Vakfı (TGTV) Genel Başkanı Avukat Necati Ceylan ise, şu mesajları verdi: “Milletin değerlerine ve evrensel ilkelere saygılı, yeni bir anayasa yapılmasını istiyoruz. Yargı ve yürütmesiyle, medya ve iş dünyasıyla, birlik, beraberlik ve dayanışma içerisinde sivil Türkiye’nin tesis edilmesi gerektiğine inanıyor ve halktan yükselen bu talebin ötelenmemesini temenni ediyoruz.”
BEM-BİR-SEN: “HÜKÜMET REHAVETE KAPILMASIN”
Bem-Bir-Sen Genel Başkanı Mürsel Turbay da, hükümetten, rehavete kapılmadan, sivil anayasa ve demokratikleşme konusundaki adımları bir an önce atmasını istedi. Turbay, “Özgürlükleri kısıtlayan, refleksleri yok eden 82 Anayasası’nı ortadan kaldırmak, demokrasi adına sunulacak en büyük hizmettir. Mevcut anayasanın toptan yok edilip yerine özellikle hak ve özgürlükleri geliştiren, insan endeksli ve anlamsız statükoları bitirecek bir anayasanın konulmasına destek verilmesi, toplumun bütün kesimlerine demokratikleşme adına sunulacak en büyük hizmet olacaktır” diye konuştu.
Aslan Değirmenci- Ankara
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.