Kim Soykırımcı?

Kim Soykırımcı?
Osmanlı arşivlerinden çıkan bir belge adeta tarihe ışık tutuyor.

Osmanlı arşivlerinden çıkan bir belge adeta tarihe ışık tutuyor. 10 Nisan 1915 tarihli arşiv belgesine göre Siyonist cemiyetlerinin faaliyetleri sonucu Musevî devleti kurmak için Filistin’e gelen Musevîlerin çoğunluğu hasım devletlerin tebaası olup Osmanlı Devleti için tehlike arz ettiklerinden, bunlardan Osmanlı tâbiiyetini kabul etmeyenlerin hiç bir baskı yapılmaksızın sınır dışına çıkarılmaları kararı alınıyor.

Filistin’e yerleşmek isteyenler düşman ülke vatandaşı
“Mahremdir” uyarısı ile İçişleri Bakanlığı’ndan gönderilen belgede çok ilginç detaylar da yer alıyor. Umûr-ı Siyasiye Müdüriyet-i Umûmiyesi Mühimme Kalemi’nden yazılan 9 Mart [1]331 tarih ve 49-62816 numaralı tezkire-i nezâret-penâhîlerine cevap olarak kaleme alınan emirnamede Siyonist cemiyetlerinin faaliyetleri sonucu Musevî devleti kurmak için Filistin’e gelen Musevîlerin çoğunluğunun düşman devletlerin tebaası oldukları ve Osmanlı Devleti için tehlike arz ettiklerinden, bunlardan Osmanlı tâbiiyetini kabul etmeyenlerin hiç bir baskı yapılmaksızın sınır dışına çıkarılmaları kararı yer alıyor.  Daily Mail ve Daily News gazetelerini de takip ettiği anlaşılan Osmanlı İstihbaratından alınan bilgiler de oldukça dikkat çekiyor.
 
Osmanlı’yı soykırımcılıkla yaftalamak istiyorlar
Arşiv belgelerinin de ortaya koyduğu insani tepkiler orta yerde dururken Osmanlı’nın soykırımcı olarak yaftalanmak istenmesi ise manidar bulunuyor.  İşte soykırımcı denilen Osmanlı’nın düşmanlarına dahi nasıl davrandığını bütün açıklığı ile gözler önüne seren 10 Nisan 1915 tarihli arşiv belgesinin dökümü: “Bâb-ı Âli. DahiIiye Nezâreti. Emniyet-i Umumiye Müdüriyeti. Mahremdir. Hariciye Nezâret-i Çelilesi Canib-i Âlîsine Maruz-ı çâker-i kemîneleridir. Umûr-ı Siyasiye Müdüriyet-i Umûmiyesi Mühimme Kalemi’nden yazılan 9 Mart sene [1]331 tarih ve 49-62816 numaralı tezkire-i nezâret-penâhîleri cevabıdır.
 
Osmanlı: Siyonistler ortalığı karıştırıyor
Arz-ı Filistin’de bir hükümet-i Museviye teşkili maksadıyla teessüs eden siyonist cemiyetlerinin ve teşkilat-ı hafiyesinin faaliyet-i dâimesi neticesi olarak Arz-ı Filistin’e yerleşmiş olan Musevîlerin yekûnü yüz yirmi bini mütecâviz bir yeküne bâliğ olduğu ve bunların yüzde doksanı düvel-i muhasama tebaasından bulundukları cihetle mevcudiyet-i siyasiye-i Osmaniyeyi âtiyen tehlikeye ilka eylemek istidadında olan bu cereyânın bir an evvel tevkifi ve ba’demâ havali-i mezkûrede ecnebî müdahelâtının temâdisine mahal ve imkân bırakılmaması için el-yevm mevcûd olan düvel-i muhasama tebaası Musevîlerden tâbiiyet-i Osmaniyeyi kabul etmek istemeyenlerin hudûd-ı Osmânî haricine çıkarılması Meclis-i Âlî-i Vükela’ca bi’t-tensîb karargir olmuş ve mahallerine o sûretle teblîğât-ı mukteziye icrâ edilmişdi.
 
Yahudiler Osmanlı vatandaşlığını genel olarak kabul etti
“Daily Mail ve Daily News gazetelerinin neşriyât-ı vakı’ası hakkında ahîren icrâ edilen tahkikata nazaran hükûmet-i mahalliyece Meclis-i Âlî-i Vükelâ kararına tevfikan vâki’ olan tebliğât özerine düvel-i muhasama teb’asından olan Musevîlerin kısm-ı a’zamı tebdil-i tâbiiyyete râzı olarak bâ-istid’ânâme müracaat eylemişlerse de bir kısmı tebdil-i tâbiiyyete râzı olmayarak sırf kendi arzu ve rızâlarıyla ve hiç bir taraftan cebr ve tazyîk görmeksizin ve kat’iyyen polis veya jandarma refakatinde olmayarak ve kendi muhtarları vasıtasıyla vaki’ olan tebliğ üzerine vapurla hudûd-ı Osmânî haricine azîmet etmiş ve yalnız bunlardan tebdîl-i tâbiiyete talib olmadıkları halde masârıf-ı seferiyeleri olmadığı iddiasıyla çıkmak istemeyen bir kısm-ı kalîli masârıff’râhiyeleri doğrudan doğruya hükümetçe vapur kumpanyasına teslim olunarak içlerinden hiç birisi hiç bir taraftan ufak bir hakarete bile maruz olmaksızın muntazaman vapura irkâb olunmuşlardır.
 
Osmanlı’nın insanlığına batılı konsoloslar da şahit oldu
Muamele-i irkâbiyeye nihayetine kadar bizzat kaymakam-ı kaza nezâret eylemiş ve hazır mahallî Alman ve İspanyol konsolosları tarafından görüldüğü üzere bu gün bu muamelâtın esnây-ı cereyânında iddia olunan sû-i muamelâtın hiç birisi vakf olmamışdır. Binâenaleyh sırf isnâd-ı garaz-kârâneden ibaret bulunan iş bu neşriyâtın tekzibi lüzümunun icab edenlere emr u tebliği menût-ı re’y-i sâmi-i nezâret-penâhî-leridir. Ol babda emr ü fermân hazret-i veliyyü’l-emrindir. Fî 25 Cemâziyelevvel sene [1]333 ve fî 28 Mart [1]331 / [10 Nisan 1915] Dahiliye Nâzırf Talat. HR. SYS, 21 60/3”

MİLLİ GAZETE

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum