Van Gölü alınacak tedbirleri bekliyor
Devlet Su İşleri (DSİ) 17. Bölge Müdürlüğü Gevaş Eğitim ve Dinlenme Tesisleri'nde düzenlenen 'Van Gölü Hidrolojisi ve Kirliliği' sempozyumunda Prof. Dr. Şorman başkanlığında ''Van Gölü Su Seviye Değişimleri ve Alınacak Önlemler'' konulu çalıştay yapıldı.
Prof. Şorman, belediye başkanları, bilim adamları, DSİ ve meteoroloji mühendislerinin katılımıyla gerçekleşen çalıştayda göldeki seviye değişimi hakkında önemli bilgilerin elde edildiğini kaydetti. Van Gölü havzasının Bitlis tarafında yer alan mermerlerin karslaşmasından dolayı gölün güney kesiminde yüzey drenaj alanıyla yeraltı drenaj alanının çakıştığını belirterek, bunun göldeki seviye değişimini etkilediğini vurguladı.
Van Gölü'ndeki su seviyesinin yükselmesinde yüzde 80'lik payın yer altı sızmalarından, sellerden ve taşmalardan kaynaklandığını anlatan Şorman, göl derinliğinin sık değişmesinin ve havza dışındaki karışımların göl seviyesinin değişimine neden olduğunu ifade etti.
Göl seviyesinin yükselmesi durumunda kıyıda yer alan yerleşim yerleri ile bir kısım tarım arazisi, kara ve demir yollarının yükselmeden etkileneceğine işaret eden Şorman, yükselmelere çözüm olarak başta Van Gölü kapalı havzası olmak üzere komşu havzalarda da suyun durumunu inceleyen (hidrometeorolojik) gözlem ağının kurulması gerektiğini savundu.
Havzadaki akış, yağış, buharlaşma ve seviye gibi tüm parametrelerin meteoroloji istasyonu ve göl gözlem istasyonu aracılığıyla ölçülmesinin önemli olduğunu vurgulayan Şorman, "Göldeki seviye değişimi ve artışının tektonik ve hidrolojik su transferlerinin etkilerinin araştırılması gerekiyor. Van Gölü'nde farklı kotlarda ve özdeş zamanlarda ölçüm alınacak istasyonların kurulması gerekiyor. Van Gölü havzasında yapılacak çalışmalar, felaketlerin önceden belirlenmesini ve bu konuda tedbir alınmasını sağlayacaktır" dedi.
"GÖLÜ KİRLİLİĞİNE EN FAZLA BÖLGE HALKI SEBEP OLUYOR"
Yüzüncü Yıl Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Fevzi Kılıçel başkanlığında yapılan ''Van Gölü Kirliliği ve Çevre Yönetimi'' başlıklı çalıştayda ise kirliğin tespiti ile çevre ve toplum sağlığına etkileri üzerinde duruldu.
Kılıçel, çalıştayın ardından gazetecilere yaptığı açıklamada, Van Gölü'ndeki kirliliğin korkulacak boyutta olmadığını, ancak bunun gelecek için tehlike oluşturmayacak anlamı taşımadığını söyledi.
Fevzi Kılıçel, kirliliği tespit eden cihazların uzman kişilerce kullanılmasının kirliliğin doğru tespiti için önemli olduğunu ifade ederek, Van Gölü için kirlilik envanteri çıkartılması ve kirletici kaynakların tespit edilmesinin de göldeki kirliliğin azaltılması açısından önemli olduğunu dile getirdi.
Çöp depolama tesisleri ve kanalizasyonların Van Gölü için büyük sorun oluşturduğunu vurgulayan Kılıçel, "Belediyelerin planlamalarını daha bilinçli yapması durumunda göldeki kirlenmenin önüne geçilebilecek. Göldeki kirlenmeye en fazla bölge halkının neden oluyor. Bundan dolayı da bölge halkının bilinçlendirilmesi için bireyden başlanarak bir eğitim çalışması yapılması gerekiyor. Bonuda da başta Milli Eğitim Bakanlığı olmak üzere üniversite, belediyeler, sivil toplum örgütleri ve medya kuruluşlarına büyük görev düşüyor." dedi. (Cihan)
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.