Bitsin Artık Bu Çile

Bitsin Artık Bu Çile
Memur-Sen’in başlattığı, kamusal alanda başörtüsü özgürlüğüne yönelik kampanyaya siyasetçilerin ve STK’ların desteği artarak sürüyor.

Memur-Sen Konfederasyonu tarafından başlatılan ve üye sendikaların Türkiye genelinde desteklediği “Kamuda Kılık Kıyafet Özgürlüğü İçin 10 Milyon İmza” Kampanyası çerçevesinde, Ulus Meydanı’nda yapılan stant açılışına, Milli Eğitim ve Devlet Eski Bakanı Hasan Celal Güzel de katılarak kampanyaya destek verdi. Güzel, stant açılışında yaptığı açıklamada, 12 Eylül Darbesi’nden sonra cuntacıların yaptığı ilk işin malum kıyafet genelgesini ve kararnamesini çıkarmak olduğunu hatırlatarak, “AK Parti hükümeti demokratikleşme adına birçok şey yaptı. Ama bu berbat kararname Demokles’in kılıcı gibi, bizim insanımızın başında durmaya devam ediyor” dedi.

“DEMİREL DARBECİLERİN KOLTUK DEĞNEĞİ OLDU”

Etkinliğe katılan Milli Eğitim ve Devlet Eski Bakanı Hasan Celal Güzel, 12 Eylül 1980 Darbesi’nden sonra ilk yapılan işin malum kıyafet genelgesini ve kararnamesini çıkarmak olduğunu hatırlatarak, “Turgut Özal döneminde ne yazık ki darbeciler Cumhurbaşkanı idi. Demirel zaten darbecilerin koltuk değneği oldu” diye konuştu.

“TAM SERBESTLİK SAĞLANMALI”

Güzel, Memur-Sen’in çok geç başlayan kampanyasını sonuna kadar desteklediğini söyledi. Milli Eğitim Bakanlığı’nın tek tip kıyafeti kaldırmak için getirdiği yönetmeliğin istismar edildiğini savunan Güzel, en kısa zamanda “Kamuda kılık kıyafet için 10 milyon imza” kampanyasının da neticesiyle ilkokuldan başlayarak eğitim ve öğretimin sonuna kadar kılık kıyafet serbestliğinin tam olarak sağlanması gerektiğini kaydetti.

DİYANET-SEN’DEN TAM DESTEK

Öte yandan, Diyanet-Sen de, kamuda kılık-kıyafet serbestisi için Memur-Sen tarafından başlatılan ‘Özgürlük İçin 10 Milyon İmza’ kampanyası kapsamında Ankara Ulus’ta imza standı açtı. Açılışta konuşan Diyanet-Sen Genel Başkanı Mehmet Bayraktutar, “Bizler artık ne için konulduğu yasakçılar tarafından dahi unutulmuş insan hak ve onuru ile bağdaşmayan uygulamaları, yönetmelikleri istemiyoruz” dedi.

“BAŞBAKAN SEÇEN BAŞÖRTÜLÜLERİN BAŞBAKAN OLMASINI İSTİYORUZ”

Bayraktutar konuşmasında şu açıklamalarda bulundu: “Ülkemizin, kadınlarımızın, kızlarımızın hem inançlarını istediği gibi yaşamalarını, hem de istek ve yetenekleri doğrultusunda istedikleri alanda, kamuda görev alabilmelerini istiyoruz. Cumhurbaşkanını, Başbakanını, milletvekilini, belediye başkanını, muhtarını, apartman yöneticisini seçebilme hakkına sahip olan başörtülü kadının artık kendisinin de bu makamlara seçilebilmesini istiyoruz. Kamu çalışanlarının kılık kıyafetini de seçebilme hakkına sahip olmasını istiyoruz.” Bayraktutar, ‘’Yasaksız Türkiye talep edenlerin, kılık kıyafet özlemi çekenlerin atacakları her imza, demokratikleşme adımlarını hızlandıracaktır’’ dedi.

Basın açıklamasına Diyanet-Sen, Bem-Bir-Sen, Büro-Memur-Sen, Toç-Bir-Sen sendikaları ve Türkiye Yazarlar Birliği, Milli Türk Talebe Birliği temsilcileri de katıldı.
Konuşmaların ardından havaya güvercinler uçuruldu.

SAĞLIKÇILARDAN KAMPANYAYA DESTEK

Sağlık-Sen de,  Kızılay Güvenpark’ta imza standı açtı. Yoğun katılımın olduğu programa, sivil toplum kuruluşları ve siyaset camiasının temsilcileri, Memur-Sen’e bağlı sendikaların genel başkan ve yönetim kurulu üyeleri, Memur-Sen Kadın Kolları ve Genç Memur-Sen Başkan ve yönetim kurulu üyeleri, Sağlık-Sen Ankara Şubeleri ile birlikte çok sayıda Sağlık-Sen üyesi programa katılarak destek verdi.

Sağlık-Sen Genel Başkanı ve Memur-Sen Genel Başkan Yardımcısı Metin Memiş yaptığı basın açıklamasında, baskıcı ve dayatmacı yönetmeliğe tepki gösterdi.
Yurtdışında başörtülü kadınların milletvekili, belediye başkanı seçilebildiğini hatırlatan Genel Başkan Memiş, Türkiye’de ise milletin seçtiği vekilin Meclis’ten haddi bildirilerek çıkarıldığını söyledi. Türkiye’nin artık darbe dönemine ait her şeyden kurtulmasını beklediklerini ifade eden Memiş, sözlerini şöyle tamamladı: “Bir ayıptan daha kurtulma zamanı gelmiş ve geçmektedir. Şubeler ve temsilciliklerimiz vasıtasıyla açtığımız stantlardan, işyeri temsilcilerimizce kurumlardan ve www.ozgurlukicinonmilyonimza.com sitesi üzerinden toplayacağımız 10 milyon imzayı kampanya bitiminde Başbakanlığa sunacağız.”

Konuşmaların ardından yürürlükte olan kılık-kıyafet yönetmeliğini, 1982 model darbe dönemi kalıntısı olarak nitelendiren Memiş, daha sonra ‘Özgürlük İçin 10 Milyon İmza’ yazılı balonlara bağlanan temsili yönetmeliği gökyüzüne bıraktı.

Bu çağdışı yasak bir gün muhakkak kaldırılacaktır!

Başörtüsüne özgürlük eylemlerinde bu hafta, Memur Sen’in “Kamuda kılık-kıyafet özgürlüğü” talebiyle başlattığı imza kampanyasına destek verildi. Kocaeli İnanç Özgürlüğü Platformu’nun açıklamasında, çağdışı yasağın bir gün muhakkak kaldırılacağı ve insanların özgürce yaşamaya devam edeceği belirtildi.
HABER MERKEZİ-Müslümanların yaşadığı sıkıntıları her hafta düzenli olarak gerçekleştirdikleri eylemlerle gündeme getiren başörtüsüne özgürlük platformlarının bu haftaki gündemi, Memur-Sen’in organize ettiği, “Kamuda kılık- kıyafet özgürlüğü talebiyle” 10 milyonluk imza kampanyası oldu. Platformlar, kampanyaya destek verdiklerini açıkladı.

KOCAELİ: BAŞÖRTÜSÜ MÜSLÜMANLARIN MESELESİDİR

Kocaeli İnanç Özgürlüğü Platformu 406. basın açıklamasını gerçekleştirdi. Platform adına basın açıklamasını Ali Akbaş okudu. Başörtüsü ve tesettür mücadelesinin 90 yıldır ülkemizde devam ettiğini ifade eden Akbaş; “Bizler, başörtüsü mücadelesinden asla taviz vermeyeceğiz. Son çıkarılan genelge ile okullarda başörtüsü yasağı devam etmektedir. Buradan bütün yasakçılara sesleniyorum, sizler istemeseniz de bu çağdışı yasak bir gün muhakkak kaldırılacak ve insanlarımız özgürce yaşamaya devam edeceklerdir” dedi. İnsan hakları aktivistleri olarak, Memur-Sen’in başlatmış olduğu başörtüsüne özgürlük kampanyasını desteklediklerini kaydeden Akbaş, sözlerinin devamında şunları söyledi: “Fakat başörtüsü meselesi sadece Memur-Sen’in davası değildir. Bu dava insani ve İslami düşünen bütün STK’ların ve Müslümanların ana meselesidir.”

AKYAZI: DAYATMALAR SONA ERMELİ

Akyazı Adalet ve Özgürlükler Platformu da, 311. defa meydanlara indi. Platform adına basın açıklamasını İrfan Alemdar okudu. Ülkemizdeki tek tipçi, baskıcı anlayışların temelinde halkın iradesine ipotek koyan ve halkın inançlarına karşı mücadele eden otoriter bir rejim bulunduğunu ifade eden Alemdar; “Bunun en somut göstergelerinden biri kamuda çalışan personelin saçıyla, sakalıyla, giydiği pantolon, etek ve ceketle uğraşılması, kimin nasıl giyineceğine karar verilmeye çalışılmasıdır. Bu anlamsız ve saçmalıklarla dolu yönetmelikler hâlâ yürürlüktedir. 1980 darbesinin bir ürünü olan bu uygulama ense tıraşı, saç, sakal, bıyık, tırnak uzunluğu, kot ve benzeri pantolonu yasaklama ve nihayet kadın çalışanlara başı açık olmayı şart koşma gibi baskıcı ve yasakçı uygulamaları içermektedir. Artık bu dayatmalar sona ermeli ve devlet insanlarımızın kılık kıyafetinden elini çekmelidir. Bu amaçla başlatılan kampanyayı desteklediğimizi bir kez daha ifade ediyoruz” dedi. Bursa ve Balıkesir’de kampanyaya tam destek

Muhammet Erdoğan \ Yeni Akit

 

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum