Fransa, Mali İle Bölgeyi Ateş Topuna Dönüştürdü
Serhat Orakçı, Fransa ve Afrika ülkeleri askerlerinin; Mali’nin kuzeyine yaptığı kara harekâtının ardından kuzeydeki grupların gerilla taktiğine geçmeleri durumunda Somali’deki gibi uzun yıllar devam edecek olan bir iç savaşın yaşanacağını ve bu durumun bölgeyi uzun yıllar istikrarsızlığa sürükleyeceğini vurguladı.
Fransa yıllarca sömürgesi altında tuttuğu Batı Afrika ülkesi Mali’ye 50 yıl aradan sonra tekrar silahlı bir müdahalede bulundu. Fransa’nın bu müdahalesinin ardından gözler yine ‘Kara Kıta’ya çevrildi. Fransa’nın tekrar bölgeye neden döndüğünü tartışıp dururken konuyu Afrika’da uzun yıllar kalan ve İHH İnsani Yardım Vakfı Afrika Masası Sorumlusu Serhat Orakçı ile konuştuk. Orakçı, 1960’lı yıllarda Fransa’nın sömürgesine karşı çıkan bölge halkının isyan ettiğini hatırlatarak, Fransa’nın ise bu isyanlar karşısında kıyım yaptığını belirtti. Fransa’nın yarım asır önceki dünya kamuoyuna söylediği “İslâmcı fanatiklerle mücadele ediyorum” angajmanına dikkat çeken Orakçı, işgalci ülkenin şimdi gerçekleştirdiği saldırıda da aynı bahaneye sarıldığını kaydetti. Sizleri, Serhat Orakçı ile Mali’nin önemi, Fransa’nın neden böyle bir saldırı yaptığı ve saldırının sonuçlarını konuştuğumuz röportajla baş başa bırakıyorum...
- Öncelikle Mali’den bahseder misiniz? Bu ülkenin önemi nedir, Fransa neden Mali’ye yeniden saldırıyor?
- Batı Afrika’da Mali ve Cezayir gibi ülkelerin ciddi sömürgecilik geçmişleri vardır. Sömürgecilik dönemi o ülkelerde uzun yıllar sürdü. Özelde Fransa, genelde Avrupa ülkeleri, Afrika’da yaptıkları sömürgeciliklerle belli bir refah seviyesi yakaladı. Bununla beraber 1960 yılına kadar bu sömürgecilik devam etti. 1960’lı yıllarda Afrika halkında sömürgeciliğe karşı isyanlar başladı. Fransa bu isyanlara karşı çok ciddi kıyımlar yaptı. Bu müdahalelerinde ise kullandığı terim “İslâmî fanatiklere karşı mücadele ediyorum” şeklindeydi. 50 yıl öncesinin siyasi gelişmelerinde “İslâmî fanatiklere karşı verilen mücadele” şeklindeki konsept o dönemlerde de kullanılıyordu şimdi de Mali’ye yapılan operasyonlarda da kullanılıyor.
1960’daki isyanlar neticesinde Fransa bölgeden çekilmek zorunda kaldı. Sömürgeden önce İslâmî bir yapısı olan Afrika ülkelerinde, Fransa’nın çekilmesinin ardından “ulus devlet” kurma mantığı gündeme geldi. Etnik kimlik ve dinî kimliğin yanında Mali ulusal kimliği getirilmeye çalışıldı. Bu konuda tek millet Malili, tek dil Fransızca, tek bayrak Mali bayrağı oldu. Günümüzde ise bu kimliğin oturmadığı görülüyor.
- Peki, Mali’yi yakın siyasi geçmişinde kimler yönetti?
- 1960’dan sonra Fransa’nın etkisiyle bölgede diktatör yapıların oluştuğunu görüyoruz. Bu diktatör yapılar tabii ki icazetlerini sömürge oldukları devletlerden aldı. Bu gelenek hâlâ devam ediyor. Fransa’nın icazet verdiği insanlar işbaşına geliyor. Afrika bölgesinde her ne kadar demokrasi kurulduğu iddia edilse de gerçekten bir demokrasinin olmadığını görüyoruz. Şaibeli seçimler, üst üste yapılan askeri darbeler bölgede siyasi oluşumun oluşmasında büyük sıkıntılar meydana getiriyor. 1960 sonrası Mali siyasi hayatına baktığınızda askeri darbeler, diktatör rejimler görüyorsunuz. Mali demokrasisi bu olaylar çıkmadan önce Afrika’nın en iyi demokrasisi diye lanse ediliyordu. Burada aslında batının lanse ettiği bu demokrasinin Mali’ye hiçbir şey getirmediğini çok açık bir şekilde görüyorsunuz. Mali’de, bir gelişme yok ve dünyanın en fakir ülkeleri arasında bulunuyor. Çok zengin bir kültürel mirasa sahip olmasına rağmen halkı cahil bırakılmış ve birçok problemlerle yüzleşen insanlar görüyorsunuz. Şimdi böyle bir ortamda tabii ki çeşitli problemler ve çatışmalar ortaya çıkıyor. İnsanlar problemlerini siyasi yollardan değil, silahlı yollardan çözme yoluna giriyorlar.
“MÜSLÜMAN GRUPLAR, İKTİDARIN DEĞİŞMESİNİ VE İSLÂM HUKUKUNUN UYGULANMASINI İSTİYOR”
- Mali’nin kuzeyindeki problem nedir?
- Mali’nin kuzeyinde bulunan dört farklı grubun silahla bir şeyleri değiştirmeye çalıştığını görüyorsunuz. Şimdi, Tuaregler içerisindeki bir grup olan Azavat Milli Kurtuluş Hareketi, ülkenin içerisinde yeni bir devlet kurmaya çalışıyor. Tuaregler içerisindeki başka bir grup olan Ensaruddin Hareketi, Azavat’ın karşısında yer alarak, Mali genelinde İslâmî uygulamaların yer almasını talep ediyor, ayrı bir devlet yapılanmasını istemiyor. Aslında 2012 darbe olaylarına baktığınızda İslâmcıların bölgeyi bölmekten kurtardığını görüyoruz. Çünkü bu yolda Tuaregler çok ciddi bir şekilde askeri ilerleme kaydettiler ve bölgede bağımsız bir Azavat devleti ilan ettiler. Bunun hemen sonrasında İslâmcı gruplar seküler Azavat hareketinin ele geçirdiği şehirleri geri alarak, bu hareketin önüne geçtiler ve yeni bir devletin önüne geçtiler. İslâmcılar bir nevi Mali’nin toprak bütünlüğünü sağlamış oldular; ama İslâmcıların başka bir talebi var. O da şu: “İktidarın değişmesi ve İslâm hukukunun o bölgede yaygın olması.”
- Fransa’nın Mali operasyonundan ne tür kazanımları olacak?
- Fransa’nın Mali operasyonundan kazanımlarını bir başlık altında söylemek çok zor. Fransa’nın birçok kazanımı olabilir. Bunları siyasi, ekonomik ve askeri gibi farklı başlıklar altında toplayabiliriz. Fransa’nın ekonomik çıkarımları olarak, ülkenin yeraltı zenginlikleri olan uranyum, fosfor ve altın gibi madenlere sahip olmak istemesidir. Fransa, sanayisi büyümek zorunda olan her ülkede olduğu gibi halkının refah seviyesini sürdürmek için daha ucuz hammadde kaynakları elde etmek isteyecektir.
Fransa için Sahra çok önemlidir. Sahra’da nükleer çalışmalar ve denemeler yapabilirler. Örneğin; Fransa, 1960’lı yıllarda Sahra’da yapmış olduğu nükleer denemeler sonrasında elde ettiği verileri İsrail ile paylaşarak, İsrail’deki nükleer tesisin kurulmasında ve nükleer silahların yapılmasında bu veriler büyük fayda sağladı. Sahra’nın aynı zamanda yeraltındaki ciddi bir su rezervi, tarımsal kullanımı ve güneş enerjisinden faydalanması söz konusudur.
Bu arada; hem siyasi hem de politik anlamda Afrika’da Amerika, Fransa ve İngiltere aktörlerinin güç kaybetmeye başladığını görüyoruz. Bu durumun sebebi de Çin, Rusya ve Türkiye gibi daha hızlı büyüyen ekonomiler bu alana girdiler. Fransa bu bakımdan gücünü tekrar eline alacaktır. Ayrıca Avrupa’nın kıyı olarak karşısına denk gelen Afrika ülkelerindeki güvenliği sağlamak için buralarda askeri üs yapabilir ve operasyonları buradan yürütebilir.
- Mali merkezi hükümetinin Fransa’yı çağırmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?
- Mali’de 2012’deki darbeden sonra bir devlet tesis edilemedi. Mali’de halk tarafından göreve getirilmiş bir hükümet değil, halen geçici hükümet vardır. Mali’ye Fransa’nın müdahalesini isteyen, kararı veren otoriteler halktan icazeti almış değillerdir. Darbe sonrasında atanmış kişiler bu kararı almıştır. Bu kişilerin yapması gereken asıl iş kalıcı bir hükümeti tesis etmektir; ama bunu yapamadıkları için orada kalıcıymış gibi hareket ederek, kalıcıymış gibi kararlar aldılar. Bu yüzden operasyon sürdüğü müddetçe bu kişiler o koltuklarında oturacaklar. Fransa’nın Mali’ye çağrılması çok da Mali halkının fikirlerini yansıtan bir karar değildir...
“SALDIRININ SONUCU KÜRESEL BOYUTA ULAŞIR”
- Fransa’nın Mali’ye yaptığı saldırının sonucu ne olur?
- Bu saldırının çok büyük riskleri de var. Cezayir’deki rehine krizinden sonra Mali saldırısı Mali ile sınırlı kalmayarak, bölgesel bir probleme dönüştü. Bölge ateş topuna döndü. Bu olay küresel boyuta da ulaşabilir. Bir de, sivil kaybın çok fazla olması gündemdedir. Fransa hava saldırısında şehirlerin üstüne bombalar bıraktı. Bunun sonucunda sivil insanlar öldürüldü. Eğer sivil insanların kaybı çok olursa Fransa’ya olan destek azalır ve İslâmcı gruplara olan destek çoğalır.
- Yeniden işgal operasyonu bundan sonra nasıl bir seyir izler?
- Fransa’nın Mali’ye gerçekleştirdiği saldırı ilk önce hava operasyonu ile başlarken şimdi ise kara operasyonuna dönüştü. Burkina Faso, Nijer, Senegal ve Nijerya gibi Afrika ülkelerinin askerlerinin de operasyona müdahil olmasıyla beraber, kara harekâtındaki asker sayısında ilerleyen günlerde artış beklenebilir. Bu artışla beraber bölgede daha şiddetli çatışmalar olacak. İngiltere, Amerika, İtalya, Danimarka ve Hollanda gibi ülkelerin bu operasyonlara lojistik, teknik ve istihbarat anlamında destekleri söz konusudur.
- İşgal operasyonu kısa mı sürer, uzun mu?
- Operasyon kısa sürse bile etkileri uzun sürer. Fransa, birkaç haftada operasyonu bitireceklerini söyledi; ama operasyonun bu kadar kısa süreceğini zannetmiyorum. Çünkü muhtemelen daha fazla askerin Mali’nin kuzeyine girmesi ile beraber İslâmcılar eğer kontrol ettikleri noktaları kaybederlerse çekilerek, gerilla taktiğine dönerler. Somali örneğinde olduğu gibi uzun yıllar devam edecek olan bir iç savaş olabilir. Bu durum ise bölgeyi uzun yıllar istikrarsızlığa sürükler.
“FRANSA’NIN SÖMÜRGECİLİĞİNİ BİLEN HALK, OPERASYONA KARŞI”
- Mali halkı ne düşünüyor?
- Özellikle Batılılaşma eğilimi yüksek olan ve Fransa hayranlığı taşıyan gençlerden oluşan kesim bu operasyona tabii ki alkış tutuyor, ama daha sağduyulu, sömürgecilik dönemini iyi bilen, o dönemi hatırlayabilen, özellikle Fransa’nın bölgede neler yapabileceğini kestirebilen insanlar, aydınlar, entellektüeller bu müdahaleye kesinlikle karşılar. Bu işin başka yollarla çözülmesi tarafındadırlar...
- Batı Afrika’daki Burkina Faso, Nijer, Çad gibi ülkeler Fransa’nın Mali işgaline neden destek veriyor?
- Birincisi bu ülkelerin hepsinde şöyle bir beklenti var: “Bu operasyona destek verirsek maddi olarak bazı kazançlar elde ederiz.” Çünkü bu ülkeler sonuçta az gelişmiş, ekonomik yönden sıkıntıları olan ve gönderecekleri her asker başına para bekleyen ülkelerdir. Aynı zamanda gönderecekleri her askere bir şekilde iş bulmuş oldular. Sonuçta çok yüksek işsizlik düzeylerinin olduğu ülkelerden bahsediyoruz. İkincisi ise bu olay yayılır ve yarın bizim topraklarımızı da etkiler endişesi var. Bu ülkeler birbirine komşu ülkeler ve bu meselenin onların topraklarına sıçraması demek, siyasi istikrarın bozulması ve benzer problemlerin orada çıkması demektir. Bu durum sonunda da kendi koltuklarından olabilirler. Fransa’nın vermiş olduğu kararların dışında hareket etmek bu ülkeler için kolay değil.
Hüseyin Kulaoğlu \ Yeni Akit
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.