İyi Seyirler!
Arakan’da geçtiğimiz sene başlayan Budist katliamı hız kesmeden sürerken, Batı kuklası Bangladeş Hükümeti Müslümanlara yönelik zulümlerine her gün bir yenisini daha ekliyor. Mali, Fransa tarafından işgal edilirken Türkiye, bırakın tepki göstermeyi işgalden bile bahsedemiyor, tersine işgale asker desteği veren işbirlikçi ECOWAS’a destek mesajları veriyor. Nato’yu bölgeye davetkâr tavrı ve çelişkilerle dolu politikası nedeniyle Suriye konusunda da hükümeti ciddiye alan yok. Dış politikada Batı’nın dümen suyundan ayrılmayan hükümet, “genel izleyici” gibi Müslümanların zulme uğrayışını izliyor.
Dışişleri’nden yeni bir fiyasko
Birkaç ay önce Nijerya’da bir kiliseye yapılan saldırıyı sıcağı sıcağına kınayan Dışişleri, Mali’deki işgalin başlamasından epey sonra kuru kuruya bir yazılı açıklama yapmakla yetindi. Açıklamada, Mali’nin toprak bütünlüğünden yana olunduğu belirtilirken, yaşananlar “işgal” yerine “ihtilaf” olarak tanımlandı. Dışişleri ayrıca, hemen her uluslararası meselede olduğu gibi Mali konusunda da BM kararlarından medet umdu ve Fransız işgaline askeri destek veren Batı Afrika Devletleri Ekonomik Topluluğu’nun (ECOVAS) kararlarına destek verdiğini açıklayarak yeni bir fiyaskoya imza attı.
Ciddiye alan yok
Arakan’da Budistlerin yaptığı soykırım sürüyor. Türkiye’den toplanan yardımlar Arakanlılara ulaştırılamazken hükümet bu sorunu dahi çözemiyor. Hükümet Suriye konusunda başta D-8 olmak üzere İslam ülkelerini harekete geçirerek, Batı ülkelerinin dışında alternatif bir üçüncü yol arayışında değil. Patriotları Türkiye’ye getirerek ülke topraklarını NATO askerlerine çiğneten Hükümet’in, ne isteklerini ciddiye alan var, ne de söylediğini dinleyen. Hükümet pasifliği kendisi için evla görürken, Siyonist Haçlı ittifakı tüm dünyada kendi bildiğini okumaya devam ediyor.
Müslümanlar dünyanın her yerinde baskı ve zulüm altında. Suriye, Arakan, Mali, Bangladeş bu zulüm halkasında en fazla öne çıkan ülkeler. Dünya’da 50’nin üzerinde ülkede Müslümanlar çoğunluk. Buna rağmen farklı coğrafyalarda yaşayan mazlum Müslümanlar kendi başlarına terk edilmiş durumda.
Türkiye’de Müslümanları kendi başlarına bırakan ülkeler arasında. Türkiye diplomatik girişimlerde bulunup kınamanın ötesinde pek bir varlık gösteremiyor. 10 yıldır iktidarda bulunan ve daha çok müteddeyin ve muhafazakar kesimin oylarını alan AKP iktidarı kendisinden önceki iktidarlardan farklı bir şey yapmıyor. AKP iktidarı Müslümanlara yönelik girişilen katliamları izliyor. Hatta doğrudan ve dolaylı yollardan destek oluyor. Libya’ya işgale yeşil ışık yakan AKP iktidarı, Mali’de katliama suç ortağı oluyor. Hem işgal var diyemiyor, hem de işbirlikçilere destek veriyor
Fransa’nın Afrika’nın Müslüman ülkelerinden Mali’de gerçekleştirdiği işgale gerek Batılı ülkeler, gerekse de Afrika’daki işbirlikçi hükümetler destek verirken, Türkiye’nin bu konudaki tavrı da sessizlikten öteye gitmiyor. Birkaç ay önce Nijerya’da bir kiliseye yapılan saldırıyı sıcağı sıcağına kınayan Dışişleri, Mali’deki işgalin başlamasından epey sonra kuru kuruya bir yazılı açıklama yapmakla yetindi. Açıklamada, Mali’nin toprak bütünlüğünden yana olunduğu belirtilirken, yaşananlar “işgal” yerine “ihtilaf” olarak tanımlandı. Dışişleri ayrıca, hemen her uluslararası meselede olduğu gibi Mali konusunda da BM kararlarından medet umdu ve Fransız işgaline askeri destek veren Batı Afrika Devletleri Ekonomik Topluluğu’nun (ECOWAS) kararlarına destek verdiğini açıklayarak yeni bir fiyaskoya imza attı.
Kınama gereği bile duymuyorlar
Bangladeş’teki işbirlikçi hükümetin Müslümanlara baskı ve zulümleri de tam gaz devam ederken, Türkiye bu konuda da “genel izleyici” olmaktan öteye geçemiyor. Cemaat-i İslami’nin 91 yaşındaki eski Genel Başkanı ve İslam alimi Gulam Azam başta olmak üzere 12 kişi, Bangladeş Hükümeti tarafından idama mahkum edilirken Türkiye’de resmi ağızları bıçak açmıyor. Müslümanlara karşı yürütülen bunca zulme Türkiye’nin tepkisi ise sadece susmak oluyor. Dışişleri, açıklama yaparak kınama gereği bile duymuyor.
Yardımların ulaştırılması bile sağlanamıyor
Arakan’da Budistlerin soykırımı da tüm hızıyla devam ediyor. Hükümet bu konuda da seyirci kalmanın ötesinde bir şey yapamıyor. Arakanlı Müslümanlar katliamdan kaçarken insan ticareti yapan kaçakçıların pençesine düşüyor. Başta Türkiye olmak üzere Müslüman ülkelerden toplanan yardımlar Arakanlılara ulaştırılamıyor. Hükümet bu sorunu dahi çözebilmiş değil. Arakan Dayanışma Derneği Başkanı Muhammed Eyüp, Arakan’daki 17 bölgeden 12’sinde Müslümanların acımasızca öldürüldüğünü belirterek, insani yardımların ulaştırılması konusunda sorunlar yaşandığına dikkat çekiyor. Yardımların şu ana kadar sadece 3 bölgeye ulaştırılabildiğini ifade eden Eyüp, “Katliamların yaşandığı bölgelere basın mensuplarının girişine müsaade edilmiyor. Bu nedenle şiddetin boyutlarını tahmin bile edemiyoruz” açıklamasında bulunmuştu.
Hükümet Suriye konusunda pasifliği evla görüyor
Suriye’de de tam bir keşmekeş yaşanıyor. İnsanlar evlerini yurtlarını terk ederek, canlarını kurtarmanın telaşına düşmüş durumda. Hükümet Suriye konusunda başta D-8 olmak üzere İslam ülkelerini harekete geçirerek, batı ülkelerinin dışında alternatif bir üçüncü yol arayışında değil. Patriotları Türkiye’ye getirerek ülke topraklarını NATO askerlerine çiğneten Hükümet, ne istediklerini yaptırabiliyor ne de söylediğini dinlettirebiliyor. Hükümet pasifliği kendisi için evla görürken, Siyonist Haçlı ittifakı tüm dünyada bildiğini okumaya devam ediyor.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.