Memur-Sen'den, KESK'e sert yanıt

Memur-Sen'den, KESK'e sert yanıt
Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu, KESK Genel Başkanı Sami Evren'in toplu görüşmeye katılan sendikalara 'Sendikalar kasa şişirme pazarlığında,' ifadesini kullanmasına sert tepki göstererek, "Haddini, hakkını ve edebini aşan sözler" şeklinde yoruml

1 Mayıs'ta Taksim'de yürüyerek ya da masayı terk eden sendikacılığın kendini yok etmek olduğunu savunan Gündoğdu, kamu çalışanlarının grevli toplu sözleşmeli haklara kavuşması için 'Sivil Anayasa' çalışması taleplerini ilk sıraya koyduklarını söyledi.

Toplu görüşmelere darbe gölgesinde başladıklarını, bu süreçte ekmeğin küçüldüğünü, sorunların büyüdüğünü belirten Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu, görüşmelere başladıklarından itibaren ilk maddeyi 'Sivil Anayasa' olarak ortaya koyduklarını belirtti. Memur-Sen Başkanı Gündoğdu, sendikal hakların iyileştirmesi, işçi-memur ayrımının kaldırılması ve grevli, toplu sözleşmeli sendika yasası istediklerini ifade etti. Sivil Anayasa'da kişi hürriyetini, eğitimde fırsat eşitliğini, önemsediklerini ifade eden Gündoğdu; grevsiz, toplu sözleşmesiz toplu görüşme masasına oturmanın zararlarını 6 yıl boyunca görmeleri dolayısıyla, Anayasa değişikliği talebini ortaya koydu. Toplu görüşmelerin ilk iki turunun yapıldığı 15 gün boyunca toplu sözleşmeli grevli sendikal haklar için çalışmaları gerektiğini, fakat TBMM'nin tatilde olması nedeniyle Başbakan Erdoğan'ın verdiği sendikal haklarda düzenleme sözünün bu görüşmelerde yerine getirilemediğini ifade eden Gündoğdu, anayasa değişikliği talebinin olumlu karşılanmasının bu seneki görüşmelerin farklı geçmesini sağladığına dikkat çekti. 

Görüşmelerdeki ikinci taleplerinin 'Eşit işe eşit ücret' politikası altında ek ödeme yapılması olduğunu kaydeden Gündoğdu, talepleri doğrultusunda Ağustos ayından itibaren memurlara en düşük maaşa 103 YTL zam yapıldığını ifade etti. Taleplerinin 103 YTL'sini aldıklarını anlatan Gündoğdu, yılbaşında da 97 YTL daha ek ödeme istediklerini söyledi. Türkiye'nin 25 çeyrek büyüdüğünün sürekli gündeme geldiğini anlatan Gündoğdu, enflasyon zammına ilave olarak bir de büyümeden yüzde 4,5 pay istediklerini dile getirdi. Devletin yüzde 18 faizle borç verdiği bir dönemde çalışanlarına yüzde yüzde 10 zam vermesinin çok çarpıcı olduğunu aktaran Gündoğdu, TÜİK'in enflasyon sepetine bakarak 2009'da yüzde 7,5'lik hedefin tutturulamayacağını, tutturulsa bile borç verme faizi ile memura verilmesi planlanan zammın arasındaki farkın memurları mağdur edeceğini kaydetti.

Konfederasyonlardan kamu çalışanlarının sorunları ve toplu görüşmelerde ücret artışı gibi konuları öne çıkarması gerekirken 1 Mayıs olaylarında, Milli Eğitim Şura toplantılarında ve 'Taksime çıkarım' denilerek çalışanların sorunlarının gündeme getirilmediğini söyleyen Gündoğdu, "Diğerinde 'masaya oturmam' çalışanlar gündemde yok. Diğerinde 'şurayı terk ederim, oturmam ya da otururum, çıkmam ya da çıkarım' diyerek gündem olmak sendikacılık değil. Sendikacılık milletin ve kamu çalışanlarının beklentileri doğrultusunda beklentilere cevap aramaktır. Değerlerin korunmasına, sivilleşmenin gelişmesine katkı sunmaktır. Bindiği dalı kesmemektir. Kan kaybetmemek için sağa sola çataşma sendikacılığı yok olmaya davet çıkarmaktır." diye konuştu.

KESK'in alanının dışına çıkarak kullandığı üsluba inmeyeceklerini belirten Memur-Sen Başkanı Gündoğdu, yalan beyanları düzeltmek için toplu görüşmelerde istenen prime açıklık getirmek istediğini söyledi. Sendikalara üye her memura hükümetin 5 YTL sendika primi ödediğini belirten Gündoğdu, sendikaların ise üyelerinden maaşlarının binde 5'i oranında aidat aldığını açıkladı. Bu şartlarda bir hizmetlinin ortalama 4,5 YTL aidat öderken, öğretmenin ise 8-10 YTL'ye çıktığını örneklerle anlatan Gündöğdu, iki tur yapılan görüşmelerde henüz bu konuya giremediklerini de aktardı. Toplu görüşmelerde prim pazarlığı yapıldığı ve sendikaların kasalarını şişirme pazarlığı içinde olduğunu öne süren KESK'e sert tepki gösteren Gündoğdu, "Amacından sapmış bir anlayıştır. Burada 'aldatma masası' ifadesi var. Sayın başkanın ağzından çıkan. 'Meşru olmayan masa, ahlaki olmayan pazarlık, kirli pazarlık, kendi kasalarını şişirme pazarlığı' gibi. Bunlar haddini, hakkını, edebini aşan sözlerdi. Soruyorum, 'Kesk ilk dört yıl, üç yetkili sendikasıyla bu masaya oturmuştur. Memur-Sen bu masada yokken, ilk dört yıl üyelerini ve çalışanlarını neden aldatmıştır. Meşru olmayan bir masaysa, o zaman kendilerinin de meşru olmadıklarını ortaya koymuş olmazlar mı?" dedi.

Masayı sabote etme anlayışının arkasında 2003 yılında 295 binden bugün 225 bine düşmesinin olup olmadığını soran Gündoğdu, 'otursak ne olur, oturmasak ne olur' anlayışı olup olmadığını merak ettiğini söyledi. Gerekçe ne olursa olsun siyasetçilerin ve sendikaların kurumlarını herkesten çok gözetme mecburiyeti olduğunu aktaran Gündoğdu, hem siyasetçilerin hem de sendikacıların alanlarıyla ilgili yalan söylememe gibi bir erdemi taşıyor olmaları gerektiğine vurgu yaptı. Konuşması zaman zaman alkışlarla kesilen Gündoğdu, toplu görüşme primi talebinin 930 bin çalışanın sendikalı olması nedeniyle hükümetin toplu görüşme primi vermesi için çalıştıklarını, bunun sendikalara değil çalışanlara ödeneceğini hatırlattı. Sendikasızların iyileştirmesinden bu iyileştirmelerden yararlanmaması gibi bir anlayış içinde olmadıklarını, kendilerini masaya oturtan 930 bin kişi için pozitif kazanımlar sağlanmasının görevleri olduğunu anlatan Gündoğdu, aile ve çocuk yardımınında benzer bir uygulama olduğunu bildirdi.

Eş yardımının 77 YTL'den 121 YTL'ye, çocuk yardımının sayı sınırlaması olmadan 12 YTL'den 26 YTL'ye çıkartılmasını talep ettiklerini aktaran Memur-Sen Genel Başkanı, 5 YTL olan sendika ödeneğinin 25 YTL'ye çıkartılarak toplu görüşme primi olarak sendikalı çalışanlara ödenmesini istediklerini anlattı. Yiyecek, giyecek yardımı, ölüm yardımı, doğum yardımı ve ek ders ücretleri gibi taleplerinin daha önce belirttikleri şekilde aynen sürdüğünü kaydeden Gündoğdu, zabıta çalışanlarına özel hizmet zammı, itfaiye ve ambulans araçlarına Kasko getirilmesi gibi taleplerini de iletti. Memur-Sen'in talepleri arasında dikkat çeken bir madde ise denetimlerde ceza kesen memurlara cezanın belli bir oranda tazminat olarak ödenmesini de istediklerini aktardı.

Ek ödemelerden sonra memurun amirinden çok maaş almasını nasıl karşıladığının sorulması üzerine Memur-Sen Genel Başkanı Gündoğdu, şu örneği verdi: "Tarım mühendisi, mühendisken müdür olmuş. Müdür olması nedeniyle maaşı mühendisten 100 YTL fazla. Ancak, mühendislerin yaptığı iş olarak özel de çalışanla kamu da çalışanların aynı işi yapıyor olması demek olan eşit işe eşit ücret tanımına uygun olarak 342 YTL zam yapılınca bu sefer müdürünün üzerine çıkan bir mühendis maaşı ortaya çıktı. Biz de diyoruz ki, iş tanımıyla bu karışıklık giderilemeyebilir. Makam tazminatıyla mühendislerden birinin mühendislere müdürlük yapmasınının nitelik açısından önemi nedeniyle makam tazminatı verilmesini istiyoruz. Mühendislere fazla vermişsiniz ondan alıp ötekine verin demiyoruz." diye konuştu. (CİHAN)

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.