Vadi'nin Senaristleri Açıkladı

Vadi'nin Senaristleri Açıkladı
Cüneyt Aysan ve Bahadır Özdener, Polat Alemdar'ın diziden ayrılma şartını açıkladı.

Türk televizyonlarında 10 yıldır yayınlanarak bu alanda kırılması güç bir rekoru elinde bulunduran Kurtlar Vadisi efsanesinin senaristleri Cüneyt Aysan ve Bahadır Özdener, Zaman gazetesine vermiş oldukları röportajda merak edilen soruları yanıtladılar.

Dizinin geleceğiyle ilgili açıklamalarda bulunan ikili, Polat Alemdar'ın ölüp ölmeyeceği konusuna da açıklık getirdi.

Özdener ve Aysan'ın röportajından bir kesit;

"İhtiyarlar" konusu neden bu kadar tuttu?

Cüneyt Aysan: Bir  tarih bilinci var. Öyle veya böyle. Kökenlerle ilgili konuyu seviyoruz.  Yani geçmişimiz, şanlı mazimiz, Türk bilinci, Türk destanları. O  destanlarla büyüdük. Bilmeyen insanlara da o cazip geliyor. Bir de  hiçbir bağlantısının olmaması, çok güçlü olması, iki bin yıldır nüfuz  edilememesi, yönlendirilememesi, içine sokulamaması çok önemli bir şey. O  gizem çok önemli. İki bin yıldır nüfuz edilemeyen bir yapı var. Şu anki  algı ne? Dünyanın her yerinde büyük devletler her şeye müdahale  edilebiliyor, her şeye sızabiliyorlar ve bir Türk yapısına, sızamamaları  çok cazip geliyor.

TÜRKLERİN EN BÜYÜK ÖZELLİĞİ

Türklerin çok büyük teşkilatlanmaları oldu.  Nizam-ı alem diye bir şey var yani. Bunu yapmak için de çok büyük bir  organizasyon lazım. Ve bu organizasyonun da büyük bir akılla  oluşturulması lazım. Şimdi bizim devlet aklı diye dediğimiz olay o.  Türklerin en büyük özelliği o. Akıl ve bu aklı yayacak ve bu aklı  insanlara dizayn edecek teşkilat lazım. İhtiyarların en büyük gücü o.

Peki  bu ihtiyarlar bekardır, evlenmezler, özel seçilmiştir gibi şeyleri  dramatik unsur olsun diye mi koyuyorsunuz yoksa onun bir temeli var mı?

ORTA ASYA'YA DA PEYGAMBER İNDİ

C. A.: Dramatik unsur olarak koyuyorsun. Özel aile şeyi var. Yani bu komplo  teorilerinden. Biz biraz da komplo teorileriyle uğraştığımız için. İşte  Kayıboyu'nun o özel, on iki boydan bazı boyların özel seçilmiş olduğu.  Bu Metehan'ın, Bilge Kağan'ın... Ben bizim geldiğimiz Orta Asya'ya  Peygamber indiğine inanıyorum. Ve o Peygamberin ailesi nasıl şu anki  bizim Hazreti Muhammed'in (sas) soyu kutsalsa ben orada o şeyi  görüyorum. Aynı şeyin orada da olduğuna inanıyorum. Çünkü Evlad-ı Resul  nasıl bizde çok özeldir, çok kutsaldır. Aynı şekilde Türkler seyit ve  şeriflere çok büyük hürmet gösterirler. Araplar kadar değil, daha üstün.  Türklerde Evlad-ı Resul sevgisi, Ehl-i Beyt sevgisi çok farklı. Ben  aynı olayın orada da olduğuna inanıyorum. O soy dediğimiz şey, oraya  inmiş peygamberlerin soyu gibi, belki ben kendim öyle olmasını arzu  ediyorum.

İHTİYARLAR HEYETİNDE KÜRT VAR

Genetik kodların devam ettiğini mi söylüyorsunuz?

C. A.: Tabii. Çünkü onlar özel aileler. Yani Peygamber özel seçilmiş bir insan  ve onun sulbü ayette de var yani. Onu sevenleri ben seveceğim, onlara  izzet, ihtiram gösteriliyor. İhtiyarların o soydan gelmesini ona  bağlıyorum. Yani Türklerin Peygamber sevgisi ve Peygamber ailelerine  olan hürmeti, ihtiramı olarak düşünüyorum. Belki bu benim içsel  yaşadığım bir şey. Sadece o değil, Türkler değil, o ihtiyar heyetinde  Kürt var. Ama o da yine seçilmiş. Bu defa da şeyden seçilmiş,  Müslümanlık tarafından seçilenler var. Sadece Türk kanı olarak değil  Müslüman kanı da geliyor. Yani biz onları daha açmadık, Kürt'ü var  içinde, Arnavut'u var içinde. Onları daha açmadık.

Yani Kurtlar Vadisi'nin kendi seyri, tipik bir Türk mitolojisinin devamı gibi.

C. A. : Şimdi çok şey gibi, Türk ve İslam. Türk-İslam sentezi diyecekler. Benim  sevdiğim bir şey, bizim sevdiğimiz bir şey. Türklerin dünyaya nizam  vermek gibi ideali var. Bunun da amacı ne? Adaletsizlik var, hukuksuzluk  var, büyük zulüm var. Bizim Türk kavminin en büyük özelliği bunlara  çözüm getirecek evrensel bir proje üretiyor. Bu niye var bunu da  bilmiyorum. Bu genlerle ilgili bir şey. Bulunduğumuz her yerde bunu  sağlamak. Okuyoruz hepimiz de, mefkure dediğimiz şey var yani,  çocukluğumuzdan beri bize öğretilen bir şey var.

VADİ POLAT'SIZ DA OLUR

Şimdi gelelim asıl kritik soruya, "Kurtlar Vadisi Polat'sız olur mu?"

C. A. : Polat'sız da olur. Ama gelinen nokta o. Ama Polat'ın yerine bir şey  vermek vaadiyle. Polat veliaht sunmak vaadiyle bunu yapabilir.

B. Ö. : Yani o Memati'nin ismi ölüm ya. Maalesef şarklı toplumlarda, doğulu  toplumlarda tırnak içerisinde bir ölüm severlik vardır. Ve Kurtlar  Vadisi'nin bayrak açtığı şeyler birinci bölümden itibaren budur. 'Ölüm,  ölüm dediğin nedir ki gülüm? Ben senin için yaşamayı göze almışım.' diye  bir mottosu vardır. Ve bunun da en somut simgelerinden bir tanesi, adı  ölüm olan ve yaşamayı seven bir karakterdir. Ama maalesef medyamız  Memati'yi öldürmeyi seven adam olarak lanse eder. Hayır. Memati yaşamayı  seven, hayatın içerisinde bir adam olduğu için adı ölümdür. Böyle bir  zıtlıkla, büyük bir metaforla anlatmayı başardık. Ve burada özellikle  ilk konseptte, Raci Bey'in başarısı tartışılmaz. Cüneyt Bey'in de asıl  başarısı buradan, bu her zaman başarı formülüdür. Karakterlerle çok  büyük kitleleri dinamik tutabilirsiniz, ama bunun üstüne ya da yanına  çıkabilme cesaretini göstermiştir. Çünkü senaristler cesur doğar,  muhafazakârlaşır. Çünkü kitlelerin esiri olursunuz. Sizi bir çırpıda bir  perşembede 40 milyon insan seyrediyorsa 39 milyon sizi kesmeyebilir.  Ama yeni konseptin, yeni iddiaların, tırnak içerisinde büyük mefkurenin  sizi ayağınızdaki prangalardan kurtarmasına izin verdiniz, bu da benim  başarımdır.

NASIRLAŞMAYA BIÇAK ATAMAZSINIZ

C.A. : Şimdi Bahadır orada doğru bir  şey söylüyor. Nasırlaşma diye bir şey var, statüko diye bir şey var.  Bizim en büyük özelliğimiz farklı ruh hallerimiz var. Raci Bey'in,  Bahadır'ın, benim. Birbirimizin yarasına nasır bağladığında bıçak  atabilen bir yapımız var. Çünkü körleşme ve demin söyledi ya kırk milyon  izliyor ne gereği var yeni bir şey yapmanın? Ama bu nasırlaşmanın  göstergesi. O nasırlaşmaya bıçak atmazsanız...

B. Ö.: Çok basit bir şey var, sizi kırk milyon seyrediyorken şimdi 200 milyon  seyrediyor. Dünya artık yekpare. Çin'deki bir Türk bu diziyi seyrediyor.

C. A. : 38 ülke miydi?

ÇOK SAYIDA KİŞİ TÜRKÇE ÖĞRENİYOR

B. Ö. : Avustralya'daki Türk de, Arap da, Kürt de, Bulgar da bu diziyi  seyrediyor. Çünkü artık teknoloji o kadar muazzam bir şey ki neredeyse o  alt yazısını kendi koyuyor, kendi seyrediyor. Çok sayıda kişi Türkçe  öğreniyor. İşin misyonerliği bir tarafa bunu zevkini ve coşkusunu  yaşıyoruz. Eğer biz karakterlere saplansaydık yine bu kadar insan  seyredecekti. Ama orada dediği gibi Cüneyt Bey'in birbirimizin yarasına  saygılı, fakat tedavi amaçlı olmamız onuncu yılında bu röportajı yapmayı  getirdi ve şu soruyla 'Polat'sız Kurtlar Vadisi olur mu, olmaz mı?'

C. A. : Şimdi Polat bizde neyi temsil ediyordu? Bir adaleti, bir aşkı. Adalette  nerede bir kusurluk varsa, bu kendi ülkesinde olur, kendi hayatında  kendi bölgesinde, o zaman savaş açmakla kendini görevlendirmiş,  yetkilendirmiş. İkincisi aşk. Bunu hem bir vatan aşkı büyük bir ideal  aşkı, aynı zamanda bir  kadın -erkek aşkı gibi düşünün. Şimdi Türk milleti  iki şeyden vazgeçemiyor. Biri adalet, hukuksuzluğa, kargaşaya,  düzensizliğe tahammülü yok. İkincisi aşk. Türk milletinin en büyük  özelliği. Polat bunları temsil ediyor, kabul ediyorum.

Bu söyledikleriniz Polat'ın diziden ayrılacağı konusunda kamuoyu ikna çalışması mı acaba?

B.Ö. : Şöyle düzelteyim. Necati abinin dizide oynamamak isteme hakkı bizde  saklıdır. Çünkü bunu geçen yıl Gürkan'la (Memati) yaşadık. Gürkan  kardeşimiz 9 yıl Memati karakterini ete kemiğe büründürdü. Biz ancak  onun arzusuna saygı duyduk. 9 yıl boyunca bu diziye ve sevenlerine  hizmet etti. Medyun-u şükranız. Bu da şuradan belli ki onun iradesine,  onun tercihine saygı duyduk. Bunu Gürkan'a yaptığımız gibi Necati abiye  de yapmak yükümlülüğündeyiz. Necati abi derse ki ben başka bir hayatı  tercih ediyorum, ben eşimle çoluğumla çocuğumla bir hayat süreceğim,  istemiyorum yoruldum; bunları dedi demiyorum, derse diyorum, şüphesiz  onun tercihine saygımız var. O yüzden de diyorum ki eğer böyle bir  tercihi olur ise, biz anlatmak istediklerimizi bir formülle anlatmaya  çalışacağız.

C. A. : Durun daha Polat Alemdar'ı  ihtiyarların başkanı yapacağız. Adamın projesi var. O kadar mücadelesi  var. Bu mücadelede artık kendi ideolojisini, kendi stratejisini, hem  Türkiye hem bölgeye uygulama amacı var. Polat'ın o yaşa ve olgunluğa da  geldiğini unutmayalım.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
6 Yorum