ÖĞ-DER’den Şok İddia
ÖĞ-DER Genel Başkanı İsmail Hakkı Akkiraz ilk orta ve lise seviyesindeki okullarda kökü dışarıda dernekler ile materyalist dünyanın desteklediği birtakım toplulukların ifsat ve misyonerlik faaliyetleri yürüttüklerini bildirerek yetkililere uyarılarda bulundu.
‘OKULLARDA HIRİSTİYANLIK PROPAGANDASI YAPILIYOR’
Bu kapsamda son olarak, İstanbul İl Milli Eğitimi Müdürlüğü’nün organize ettiği ‘Değerler Eğitimi Projesi’ kapsamında anasınıfı, ilkokul ve ortaokulu öğrencilerine, “Birlikte Yaşama ve Kardeşlik” adı altında seminerler verildiğini bildiren Akkiraz, bu çalışmalar kapsamında son olarak Taksim Ticaret Lisesinde İstanbul İl Müftü Yardımcısı Kadriye Avcı Erdemli ve Ermeni Kilisesi Papazı Peder Zaven İshak Bıçakcı’nın birlikte bir program düzenlediklerini açıkladı. Bu çalışmalarda alenen Hıristiyanlık propagandası yapıldığını belirten Akkiraz şunları söyledi: “Muharref Hıristiyanlık ve Yahudilik dinlerinin de İslam dini gibi hak dinlerden olduğu telkin edilmektedir. Bu kabul edilebilir bir durum değildir. Bu durum hepimizi tedirgin etmektedir. Talebimiz bu çalışmaların bir an önce durdurulmasıdır. Yeni Milli Eğitim Bakanı sayın Nabi Avcı’nın bu konuya el atmasını beklemekteyiz.”
MÜFREDAT, MUHARREF TEVRAT, İNCİL VE BATI MİTOLOJİSİNDEN…
Eğitimin muhtevasının da bu topraklara uygun bir muhteva olmadığını kaydeden Akkiraz okul kitaplarının içeriği hakkında da şunları belirtti: “Bu muhteva İslam düşmanı batının muhtevasıdır. Referansları ise Muharref Tevrat, İncil, batı felsefesi ve mitolojileridir. Okul kitapları bu muhtevaya uygun hazırlanmıştır. Böyle olunca bu kitaplarla yetişen nesiller kendi Milli ve Manevi değerlerinden mahrum olarak yetişmektedirler. Bu yanlıştan dönülmeli eğitimde muhteva olarak köklü bir değişiklik yapılmalıdır. Talim ve terbiyemiz İslam esas alınarak yeniden inşa edilmelidir. Müfredatlar ve okul kitapları buna göre yeniden yazılmalıdır.”
“DİSİPLİNSİZ EĞİTİM OLMAZ”
Akkiraz şöyle devam etti: “Her alanda olduğu gibi talim ve terbiye alanında da disiplin ve ciddiyet esas alınmadan netice alınmaz. Disiplin yönetmeliğinde öğrenci merkezli yapılan değişikliler idare ve öğretmenlerin öğrenci üzerindeki etkinliğini ortadan kaldırmıştır. Disiplinin olmadığı yerde eğitim olmaz. Tedip için öğretmeni tarafından kulağı çekilen bir öğrencinin velisi okula avukatla gelip öğretmeni tehdit ediyorsa bu kurumda eğitim ve öğretim yapılamaz. Güney doğuda bir okulun yurdunda gece nöbeti tutan bir öğretmen yaramazlık yapan bir öğrenciyi tedip ederken bu öğrencinin saldırısına uğramış, yediği yumrukla gözünü kaybedecek duruma gelmiştir. Bu olay okula zarar gelmesin diye mağdur öğretmenin talebi üzerine kapatılmıştır. Türkiye’de bu durum ve laçkalıktan şikâyetçi olmayan bir tek eğitimci yoktur.”
“KARMA EĞİTİMDEN VAZGEÇİLMELİDİR”
“Bakanlığın gerçekleştirdiği son kılık kıyafet yönetmeliği okullarda işi içinden çıkılmaz hale getirdiğini okul yöneticileri söylüyorlar. Bakanlık bu konuyu yeniden ele almalı doğal ahlak kuralları içinde edep ve haya esaslarına uygun olarak bu yönetmelik yeniden düzenlenmelidir.
Başörtüsü ile ilgili yasaklar ortadan kaldırılmalıdır. Karma eğitimden vazgeçilmelidir. Kız ve erkeklerin okulları ayrılmalıdır. Kız ve erkek öğrencilerin aynı ortamda okumaları eğitimi eğitim olmaktan çıkaran en önemli etkendir. Kız okulları yeniden açılmalıdır.
‘10 MİLYON İMZA’YI DESTEKLİYORUZ
ÖĞ-DER Genel Başkanı İsmail Hakkı Akkiraz Eğitim sistemi için şu önerilerde bulundu:
“1. Ülkemizde yürütülen batıcı eğitimi milli değil, gayr-i millidir. Bu eğitim anlayışından hayır gelmemiştir, gelmeyecektir. Eğitim milletimizin temel görüşüne göre yeniden inşa edilmelidir.
2. Eğitimin üç amacı vardır. Birincisi: Genç nesillere İslam itikadını doğru bir şekilde öğretmek, İkincisi: Aksiyon ve eylem planında Salih amel esaslarını öğretmek, yüksek ahlak ve karakter kazandırmak, Üçüncüsü: Güzellik, estetik boyutu kazandırmaktır. Eğitim sistemi bu görevi yapacak hale getirilmelidir.
3. Türkiye’deki hâkim resmi vesayet ideolojisi milli kimliğimize, milli kültürümüze, kendi medeniyetimize aykırı, bozuk bir ideolojidir. Latince ilim ve eğitim dili olamaz. Bu yanlış yoldan dönülmeli ve Türkçe yeniden eğitim ve ilim dili hane getirilmelidir.
4. Okullarımızda mutlaka ibadet yerleri açılmalıdır. Uygulamalı eğitime imkan tanınmalıdır.
5. Eğitim sistemimiz ABD ve AB vesayetinden kurtarılmalı, Talim ve Terbiye gibi kurumlarımızda çalışan bütün yabancı uzmanların işine son verilmelidir.
6. Kamuda çalışan bayan öğretmenler başta olmak üzere başörtüsü yasağı kaldırılmalıdır. Bunun için Memur Sen’in başörtüsüne özgürlük için on milyon imza kampanyasını destekliyoruz.
7. Mütedeyyin, namazını kılan öğretmen ve öğrencilerin Cuma namazına gitmeleri hala problemdir. Bu konuya köklü bir çözüm bekliyoruz.”
Habervaktim.com
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.