Can Dündar Gibilere Çarpıcı Sorular
“Hiç polis çocuğunun gözyaşını sildin mi?
Can Dündar DHKP/C yanlısı "Grup Yorum"a övgüler düzüp, terör soruşturmasına salvolar yapıyor.
Polise bir kurşun da Can Dündar sıkıyor.
Politik ve devrimci bir müzik grubu olan Grup Yorum'un albümlerindeki bazı şarkılar son 5-6 ayda 3 polisi şehit eden DHKP/C terör örgütü militanlarına adanmıştır.
Mesela "Geliyoruz" albümündeki Sibel Yalçın Destanıisimli şarkı, 1995 yılında polisle girdiği çatışmada öldürülmüş Sibel Yalçın isimli DHKP-C teröristine adanmıştır.
"Yıldızlar Kuşandık" isimli albümde bulunan aynı adlı şarkının sözleri ise 2005 yılında Adalet Bakanlığı'na intihar saldırısı yapmak isterken öldürülen Eyüp Beyaz isimli DHKP-C militanı tarafından yazılmıştır.
"Boran Fırtınası" albümündeki şarkı isimlerinde belirtilen isimler ise 1996 ölüm oruçları sırasında ölen DHKP-C militanlarıdır.
(Habervaktim.com’da 6 Şubat’ta yayınlanan ‘Grup Yorum Gerçeği’ haberi için TIKLAYIN)
Polis katillerine ağıt yakanlara masumiyet dizeleri yakmak, dolaylı polis katilliğidir.
Türkiye'de farklı görüşlere sahip birçok insanın Grup Yorum'u dinliyor olması bu müzik grubununDHKP/C ile organik bağı olduğu görüntüsünü değiştirmiyor.
Grup Yorum üyelerinin DHKP-C örgütüne yakınlığıyla bilinen İdil Kültür Merkezi ve TAYAD gibi oluşumlarla yakın ilişki içinde olduğu da biliniyor.
Neylersiniz devrimci solda hukuk ve demokrasi kaygısı önem arzetmez dedik ya.
Terör sanatın, edebiyatın, gazeteciliğin içine sığınınca adaletin kör olmasını isterler.
Elin İngiliz'i, İspanyol'u terör oldu mu sanat, basın, edebiyat asla affetmez.
Bizde ise özellikle sol gelenekte polisin canı ve aileleri asla umursanmaz.
Polis, romantik devrimci çocukların uslu uslu oynadıkları devrim oyununa çöken kötü ruhlardır onlara göre...
Buna rağmen güvenlik kaygısı duyduklarında utanmadan en fazla yaygara yapan ve feryat eden onlardır.
Sanatçıymış, gazeteciymiş varsın terörist olsun, hatta yeter ki terörist olsun önemli değil.
Genlerinde devrimci izler bulunan tüm sol gelenek böyledir ya...
Polisin yediği kurşunlara bakılmaz.
Silahlı karşılarına çıkmadığı sürece o devrimcilerin bile güvenliğini sağlayan polisin geride bıraktığı boynu bükük canların çığlığına sağırdır bunlar.
Devrimci kurşunların akıttığı kanlar romantik bir sosyalist sevdanın içinde erir gider.
Ama polisin yasal mermileri dev aynasına konur ve faşizm türküleri söylenir hep bir ağızdan...
Lanet olsun bu kör hezeyanların hepsine...
Can Dündar'ın adli operasyondaki istihbaratı galiba başbakandan daha güçlü.
Ne diyor perşembe yazısında?
"...Polis, operasyondan sonra '11 çelik kapılı kozmik oda' masalını üfürdü, Başbakan da inanıp son grup konuşmasında '11 çelik kapı ne iş görür' diye sordu."
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.