Hukuksuz Israr

Hukuksuz Israr
Türkiye Tohumcular Birliği başta olmak üzere sektördeki 4 alt birlik ‘tam kanunsuzluk’ hali ile yönetilmeye devam ediyor…

 

Tohumculuk sektörünü yöneten kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarındaki yönetimle ilgili tartışmalar sürüyor. Milli Gazete’de yer alan haberde, Türkiye Tohumcular Birliği başta olmak üzere sektördeki 4 tane alt birliğin, ‘tam kanunsuzluk’ hali ile yönetilmeye devam ederken, bu birliklerde doğrudan gözetim ve denetim hakkı bulunan Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın da bu kanunsuzluğa ses çıkarmadığı iddia edildi.
 
“TOHUMU KİM YÖNETİYOR?”
 
Sektörün ve kamuoyunun gazetenin ‘Seçimin Genetiğiyle Oynanmış’ manşet haberiyle haberdar olduğu tohumculuk sektöründeki seçim skandalının üzerinden 3 hafta geçti. ABD’nin küresel GDO’cu tohum şirketi Monsanto ile Alman Bayer’in üyesi oldukları TÜRKTED bile ‘yalanlamak’ niyetiyle de olsa habere duyarsız kalamazken, en basit bir konuda bile açıklama yapma ihtiyacı duyan Bakanlığın böylesine önemli bir iddia karşısında tam bir sessizliğe bürünmesi haklı olarak ‘tohumu kim yönetiyor?’ sorusunu gündeme getiriyor.
 
BAKANLIK SESSİZ, BELGE ORTADA YOK
 
Milli’nin haberinin tamamı şöyle: “Ülke tohumculuk sektörünün yönetimine ilişkin Milli Gazete tarafından ortaya çıkarılan ‘kanunsuzlukla’ ilgili olarak aradan geçen süreye rağmen bir adımın atılmaması dikkat çekiyor. Normalde; ‘Seçimin Genetiğiyle Oynanmış’ haberimiz ihbar kabul edilip Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın, Türkiye Tohumcular Birliği ile alt birlik organlarına seçilenlerin kanuni yeterliliklerinin bulunup bulunmadığını inceleyerek, bunun sonuçlarını kamuoyu ile paylaşması gerekiyordu. Çünkü 5553 sayılı Tohumculuk Kanunu’na göre Bakanlığın, böyle bir yetkisi bulunuyor.
 
Ancak gelinen noktada gün yüzüne çıkardığımız meslek örgütlerindeki ‘kanunsuz yönetim’ iddiası nedense ortada kalmış görünüyor. Tohumculuk sektörünün çatı örgütü Türkiye Tohumcular Birliği başta olmak üzere TSÜAB, BİSAB, TODAB ve FİDEBİRLİK yönetim kurulları bu kanunsuzluğun üzerinde oturmaya devam ederken, Bakanlığın da böylesine önemli bir iddiaya karşı neden sessiz kaldığı ise önemli bir soru işareti olarak duruyor karşımızda.
 
MONSANTO VE BAYER KENDİSİ GİBİ OY KULLANMAMASI GEREKENLERİ NEDEN SAHİPLENİYOR?
 
Bu süreçte dikkat çeken bir gelişme de yönetiminde GDO’cu Monsanto ile Bayer gibi çok uluslu küresel tohum şirketlerinin temsilcilerinin bulunduğu TÜRKTED’in, ‘Seçimin genetiğiyle oynanmış’ haberimiz üzerine bir açıklama yaparak TSÜAB’ı savunması oldu. Ancak bu manidar bir savunma idi. Çünkü bizim haberde dile getirdiğimiz ‘yetersizlikten’ dolayı üye oldukları halde Monsanto ile Bayer’in temsilcileri, temsil ve bağlayıcı işlemler yapma yetkileri olmadığı için TSÜAB’ın seçimlerinde oy dahi kullanamıyorlar. Ancak ne gariptir, kendileri gibi yeterlikleri bulunmadığı halde oy kullanmayı bir tarafa bırakın sektörün yönetimine seçilenleri can havli ile savunmaları manidar ve bir o kadar da dikkat çekti.
 
Şimdi buradan Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker ile Türkiye Tohumcular Birliği ve TSÜAB Yönetim Kurulu Başkanı Yıldıray Gençer’e şu soruları sormak istiyoruz.
 
--Sayın Eker, Türkiye Tohumcular Birliği başta olmak üzere TSÜAB, BİSAB, TODAB ve FİDEBİRLİK’in yönetimlerinin sizin döneminizde çıkartılan ve önem verdiğinizi bildiğimiz Tohumculuk Kanununa aykırı bir şekilde oluştuğuna dair önemli bir iddiada bulunmamıza rağmen konuya ilişkin bugüne kadar bir açıklama yapma ihtiyacı neden duyulmadı?
 
--Açıklamanın yapılmaması iddialarımızın doğru olmasından kaynaklanıyorsa, o zaman ‘kanuna aykırı bir şekilde’ oluşan yönetim kurulları hakkında neden bir inceleme başlatılmadı?
 
--Aldığımız duyumlara göre Bakanlığın, alt birlikler ve birliğin organları üzerinde idari ve mali yönden gözetim ve denetim hakkına sahip olmasına rağmen bürokratların ‘bizi ilgilendirmiyor’ diyerek bu incelemelerin başlatılmadığı belirtiliyor. Kanunun, Bakanlığa verdiği bu denetleme yetkisi böylesine önemli bir iddiada kullanılmıyorsa o zaman buradaki kanunsuzluğu Cumhurbaşkanlığı’na bağlı Devlet Denetleme Kurulu veya Başbakanlık Teftiş Kurulu mu incelemesi gerekiyor?
 
--Böylesi bir durum, Bakanlığın ‘denetleme’ ve ‘gözetim’ yetkisine gölge düşürmez mi?
 
KANUNİ YETERLİLİK BELGELERİ KAMUOYU İLE NEDEN PAYLAŞILMIYOR?
 
Diğer yandan Türkiye Tohumcular Birliği ve TSÜAB Yönetim Kurulu Başkanı Yıldıray Gençer, kanunun istediği seçme ve seçilme yeterliliğinin kendisinde bulunduğunu, bu belgelerin de Bakanlık onayından geçtiğini belirtiyor. Gençer, hatta Bakanlık tarafından TSÜAB’ın iki defa teftişten geçtiğini ve aksi bir değerlendirmenin yapılmadığını ileri sürüyor.
 
O zaman buradan Gençer ve diğer yeterliliği bulunmayan isimlere de şu soruyu sormak gerekiyor.
 
--Haberimizin üzerinden 3 hafta geçmesine rağmen kendinizde bulunduğunu iddia ettiğiniz ‘kanuni yeterlilikleri’ neden kamuoyu ile paylaşmıyorsunuz? Bu belgeler devlet sırrı mı? Ondan mı kamuoyu ile paylaşmıyorsunuz?
 
Öte yandan yaptığı açıklama ile TSÜAB’ın yanında yer alarak Milli Gazete’yi yalan haber yapmakla itham eden TÜRKTED yönetiminde Monsanto’yu temsilen bulunan İ. Hamit Esin ile Bayer’i temsilen bulunan Ersin Arısoy’a da şu soruları sormak gerekiyor:
 
--Monsanto ile Bayer’in Türkiye’deki temsilcileri TSÜAB seçimlerinde kanuni yeterlilikleri bulunmadığı için oy kullanamamışken, bizim bu yöndeki bir haberimiz neden iftira niteliği taşıyor? Bu açıklamanın yapılmasında Yıldıray Gençer’in tohumda ithalatçı bir firmanın yöneticisi olması etkili olmuş mudur?”

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
3 Yorum