İşte özlemimiz

İşte özlemimiz
Tarihiyle barışık, yasaksız ve bağımsız önder bir Türkiye

Türkiye’de halkın yüzde 99’unu oluşturan Müslümanların Kurban Bayramı’nı da yasakların gölgesinde kutladığına dikkat çeken Prof. Dr. Ahmet Ağırakça, Prof. Dr. Bekir Topaloğlu ve Prof. Dr. İhsan Süreyya Sırma Vakit aracılığı ile “nasıl bir Türkiye özlemi içinde olduklarını” açıklarken, “Tarihiyle barışık, yasaksız ve bağımsız, önder bir Türkiye” görüşünde birleştiler. Profesörler şunları kaydettiler:

AKParti’nin anayasa imtihanı

Tarihçi Yazar Prof. Dr. İhsan Süreyya Sırma: “Bugün 50 küsür İslâm devleti var ancak hiçbirinin birbirinden haberi yok.. Bu ülkeleri idare edenlerin İslâm’dan haberi yok, tarihlerinden haberi yok. Bugün İslâm ülkelerinin en önde gelen ülkelerinden biridir Türkiye. Ancak Türkiye’deki bir takım yasaklar bu öncülüğü gölgeliyor. Yasaklar dolayısıyla bir düşünür çıkmıyor artık. Kendi meselesini yorumlayacak bir alim çıkmıyor maalesef. Katolik bir devlet olan Fransa’dan bir bavul kitapla geldim. Niye? Çünkü bu kitapları Türkiye’de bulamam. Yok. Bir hoca bir düşüncesini dile getirecek, ‘hangi kanuna takılırım’ diye endişe ediyor. O zaman da yazamıyor. Ve köreliyor. Batı ülkelerinde bu yok. Bir Fransız hoca çıkıp, kitabında çok rahat şeriatı anlatabiliyor. Bakın Sarkozy Vatikan’a gidip diyor ki, ‘Laiklikle Hıristiyanların arasını artık bulalım.’ Görüyorsunuz insanlar hangi arayışta, Türkiye’de neler oluyor? Halen başörtüsü tartışılıyor. Ben diyorum ki, AK Parti’nin önünde bir imtihan var. Bu nedir? Anayasa. Bir anayasa yapıyorlar. Eğer bu anayasayı gerçek anlamda insan haklarına uygun bir şekilde çıkartırsa AK Parti bu işten başarılı çıkmıştır, çıkacaktır ve bütün Müslümanlar bunlara dua edecektir. Yok, şuraya buraya çekilir şekilde, laikliği Müslümanların başına musallat edecek bir anayasa çıkartırlarsa büyük bir fırsatı kaçırmış olurlar. Bir de Allah bunun hesabını sorar.”

“Yasaklar artık son bulmalı”

Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi eski öğretim üyesi Prof. Dr. Bekir Topaloğlu: “Türkiye’nin İslâm dünyasına öncülük etme potansiyeli vardır. Ancak bir takım temel problemleri var. Dolayısıyla bu gerçekleşmiyor. Bunların acilen aşılması gerekir. İşte terör meselesi. Bu konuda izlenilen yol müspettir. İnşallah çözülecektir. Diğer taraftan Türkiye’de azınlığın çoğunluğa tahakkümü gibi bir problem var. Halkın yüzde 85’inin ortak talepleri var. Bu yüzde 85’in gönülden bağlandığı değerler var, anlayışlar var. Bunların kabullenilmesi gerekiyor. Bu yüzde 85, doğruyu takdir ediyor. Biz buna kalbin ameli diyoruz. Ancak doğruyu takdir etmek, hoşgörüyle karşılamak yetmez. Bir yasağa karşı verilen hak mücadelesinin hoşgörüyle karşılanması yetmez. Bu yasağın kaldırılması gerekir. Ülkenin genel kanaati ile evrensel değerlerle bağdaşmayan bazı yasakların, bazı yanlışların son bulması gerekir artık. Böyle bir Türkiye özlemi içindeyim. Bunun mücadelesi sürüyor, inşallah bir an evvel bu mücadele zaferle sonuçlanır.”

“Gelecek bayramı bu yasaklarla geçirmek istemiyoruz”

İlahiyatçı Yazar Prof. Dr. Ahmet Ağırakça: “Ben, insanların Allah’ın razı olacağı şekilde bayramlarını geçirebileceği, hayatlarını yaşayabileceği bir Türkiye özlüyorum. Yani yasaksız bir Türkiye özlemi içindeyim. Başörtüsü yasağının hizmet alan, hizmet veren ayrımı yapılmaksızın kalktığı, Kur’an-ı Kerim’e yaş sınırlamasının son bulduğu, İmam Hatiplilere yönelik katsayı adaletsizliğinin bitirildiği bir Türkiye istiyorum. Tarihiyle, tarihi şahsiyetleriyle barışık bir Türkiye istiyorum. Böylesi bir Türkiye’de halkın bayramı da bir başka olacaktır. Gölgelenmeyecektir. Yüzde 47 oy desteği olan bir iktidarın bu temel problemlere halen çözüm getirememiş olması bizi üzüyor. Bu konulardaki bu çekingenlik de bizi kırıyor. Ne zaman bitecek bu başörtüsü zulmü? Bu halk daha ne kadar bekleyecekler? Önümüzdeki seçimlere kadar bu meseleler çözülmezse, halktan daha destek beklenmemeli. Bir dahaki bayramı bu yasaklarla geçirmek istemiyoruz.”

MÜSLÜMAN, ONURLU MÜCADELESİNDEN VAZGEÇMEZ

Prof. Ağırakça Müslümanlara düşen görevi ise şöyle dile getirdi: “Hiçbir etkin rüzgâr nereden eserse essin bu İslâmî duruştan, bu onurlu mücadele azminden, İslâm’ın bir hayat tarzı ve bir yönetim biçimi olduğu söyleminden asla geri durmayıp bunun için varlığını, canını ve malını ortaya koymaktan çekinmeyecek bir nesil vardır. Dünya hayatı geçicidir. Birkaç günlük oyun ve eğlenceden ibarettir. Ahiret ise bâkidir. Allah’ın dini için sürdürülmesi gereken davanın dava erleri her zaman var olmalıdır.”

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.