Derin Operasyon
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü 28 Şubat Soruşturması kapsamında ifadeleri alınan 5 şüpheliden 4'ü tutuklandı. 1'i ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Bugün'ün haberine göre; bu isimlerden Alpkaya ile Atılan İstanbul'da, diğerleri Ankara'da gözaltına alındı. Alpkaya ve Atılan, Ankara'ya gönderilmeden önce Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne sağlık kontrolünden geçirildi. İki isim daha sonra hava yoluyla Ankara'ya getirildi. Güvenlik Şirketi Black Hawk'ın Türkiye sorumlusu olduğu bilinen Karabay'ın polislere kapıyı uzun süre açmadığı öğrenildi.
‘Derin kulak’ın başındaydı
Savcı Bilgili tarafından gözaltı kararı çıkartılan isimler arasında Bülent Alpkaya'nın ismi öne çıkıyor. 2001-2003 yılları arasında Deniz Kuvvetleri Komutanlığı (DKK) yapan Alpkaya, 28 Şubat sürecinde Genelkurmay Başkanlığı'nda Muharebe ve Elektronik Bilgi Sistemleri (MEBS) Başkanlığı görevini yürütüyordu. Geçtiğimiz yıl Milli İstihbarat Teşkilatı'na (MİT) devredilen Genelkurmay Elektronik Sistemler (GES) Komutanlığı MEBS'e bağlı olarak faaliyetlerini sürdürüyordu.
GES'in Türkiye genelinde elektronik izleme ve dinleme kapasitesine sahip uydu ve yer sistemlerinden oluşan yaklaşık 13 üssü bulunuyor. 28 Şubat sürecinde de dinlemelerin bu birimtarafından yapıldığı belirtiliyor. Bülent Alpkaya, MEBS Başkanlığı görevinin ardından sırasıyla Donanma Komutanlığı ve Deniz Kuvvetleri Komutanlığı görevine getirilmişti.
İsrail’de gizli toplantı
Orgeneral Yöney'in ismi Refah Partisi'nin kapatılmasına yönelik ABD ve İsrail'de yapılan gizli toplantılarda gündeme gelmişti. Savcı Bilgili'nin, Yöney'e, toplantıları kastederek, "Yapılan görüşmelere Çevik Bir'in yanında zaman zaman Orgeneral İlhan Kılıç, Korgeneral Çetin Saner, siz ve Altan Kodaloğlu ile Onur Öymen'in katıldığı görülmektedir. Bu görüşmelerden sonraki süreçte yapılan çalışmalar ve örgütlenmeler dikkate alındığında bu toplantıların ulusal destek sağlamak amacına yönelik tertip edildiği kanaatine ulaşılmaktadır
Çuvalda suçlanmıştı
Dikkat çeken isimlerden bir diğeri emekli Korgeneral Köksal Karabay oldu. Karabay'ın adı 4 Temmuz 2003'te Kuzey Irak'ın Süleymaniye kentinde 11 Türk subayının başına ABD askerleri tarafından çuval geçirilmesi olayında gündeme gelmişti. O dönem Genelkurmay Harekat Başkanlığı görevini yürüten Karabay, bu olayda sorumluluğu bulunduğu gerekçesiyle eleştirilmişti. Karabay, Balyoz davasına konu olan '1. Ordu Plan Semineri 2003 Gözlemci Raporu'nda Genelkurmay Harekat Başkanı olarak imzası bulunuyordu ve davada tanık olarak ifade vermişti.
‘Muhtıra verelim’
Emekli 5 komutanın gözaltına alınmasında Genelkurmay Başkanlığı'nın gönderdiği BÇG toplantı tutanakları etkili oldu. Tutanakların BÇG toplantısını içerdiği ve emekli 5 generalin de buraya dönemin Genelkurmay İkinci Başkanı Çevik Bir'in başkanlığında katıldığı iddia edildi. Batı Çalışma Grubu'na ilişkin faaliyetlerin konuşulduğu toplantının tutanaklarında "Sıkıyönetim ilan edelim", "Hükümetemuhtıra verelim", "Yeni kurulacak hükümete öneriler sunalım" gibi ifadelerin yer aldığı öğrenildi. Genelkurmay, soruşturma kapsamında toplam 20 belgeyi savcılığa göndermişti.
‘Gücümüzü gösterelim’
Tutuklanması istenen Orhan Yöney'in adı Balyoz tutuklusu Deniz Kuvvetleri eski Komutanı Özden Örnek'e ait günlükte geçiriyordu. 3 Aralık 2003 tarihli notlara göre Yöney, şöyle diyordu: "Yargıdan medet ummamalıyız. Doğal müttefiklerimiz, üniversiteler ve sendikalardır. Bu kurumlar bizlerden işaret beklemektedirler. Muhalefet partisinin üzerine daha çok gitmeliyiz. Bir gün müdahale etmek zorunda kalırsak 'Siz de hesap vereceksiniz' mesajını verelim. AKP'ye gücümüzü göstermek zorundayız. Bizi hafife alıyorlar."
Aktif haber
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.