Şehit Kızı Anlatıyor

Şehit Kızı Anlatıyor
Şehit kızının Meclis Terör Komisyonu’na anlattıkları karşısında gözyaşlarınıza hakim olamayacaksınız… Acı haberi düğünde aldılar. Dedesi görme yetisini kaybetti. Babaannesi kalp krizi geçirdi. Annesi hayata küstü.. Evlerinde halen sabit telefon bulundurmu

Meclis Terör Alt Komisyonu’nun AK Partili üyesi Oya Eronat’ın, “Hepimizi çok ağlattı” dediği şehit kızı Şehrinaz Keskin’in ifadeleri, terörün 30 yıldır toplumda yol açtığı tahribatı gözler önüne seriyor.

Komisyon üyeleri, 1992 yılında Mardin Kızıltepe’de PKK tarafından şehit edilen polis memuru Mehmet Keskin’in kızı Şehrinaz Keskin’i İzmir’de dinledi.

Keskin’in göz yaşartan anlatımları komisyonun hazırladığı taslak raporda yer aldı. Babasının şehit olduğu haberini düğünde öğrendiklerini aktaran Keskin, telefonla haberdar edilen dedesinin 'Mehmet’im’ şeklinde feryat ettiğini, annesinin elindeki çay tepsisini yere düşürdüğünü, sonrasını kelimelerle anlatmanın çok zor olduğunu, dedesinin görme yetisini kaybettiğini, babaannesinin kalp krizi geçirdiğini, annesinin güneşe çıkmayı kendisine haram bildiğini, yıllarca felç olarak yatağa mahkûm olduğunu, annesinin okul öncesi öğretmeni olmasına ve her gün masum çocuklarla iç içe olmasına rağmen hayata küstüğünü, halalarının kendisinin gözlerine babasına benzediği için uzun uzun bakamadığını, evlerinde hala sabit telefon bulunduramadıklarını ifade ediyor.

“HARÇLIK ALMA DUYGUSUNU YAŞAMADIK”

17 yaşındaki oğlu Eren Şahin’i PKK’ya kurban veren AK Parti Diyarbakır Milletvekili Oya Eronat’ın örnek gösterdiği Şehrinaz Keskin, duygularını komisyonla şu şekilde paylaştı:

“Ben zaten dört yaşındaydım, pek hatırlamıyorum. Kardeşim üç yaşındaydı. Annem 22 yaşında babamı kaybetmiş. Gerçekten çok hani kolay bir dönem geçmedi. Hâlâ daha kolay bir dönem yaşadığımızı söyleyemeyiz. Çünkü ben mesela babamı tanımıyorum. O, hangi yemekleri sever, ne giyer, nelerden hoşlanır hiç bilmiyorum. Kardeşim de aynı şekilde. Annem bile babamla 5 yıl evli kalmışlar. Ve bu 5 yılı annem; ‘Hani 3-4 yılında ben babanı görmedim. Hep görevdeydi, hep dağdaydı. Giderdi, 6 ay gelmezdi’ hep öyle anlatıyor. Fotoğraf kareleri olmasa ben de hiçbir şey hatırlamayacağım. Çünkü dört yaşındaydım. Gerçekten hani kolay bir süreç değildi. Mesela bir bayramda veya başka bir zamanda okul harçlığı alamadık kardeşim de ben de babamdan. Öyle bir duygu yaşamadık. Annem de ‘Evli olduğumu ben hiç bilmem’ diyor. ‘Hani bir yemeğe çıkamadık, eşimle bir el ele gezemedik’ diyor. Bunlar aslında çok basit şeyler. Hani söyleyince insanın olağan karşıladığı, herkesin çok normal olarak gördüğü şeyler, bizim için hiç yaşadığımız, hiç bilmediğimiz kavramlar.”

VAMPİRLERE TOKAT GİBİ SÖZLER

Ailesiyle birlikte büyük acılar yaşayan şehit kızı Keskin’in silahların biran önce susmasını dileyen ve Kürtlerle Türkler arasında bir ayrılık gayrılık olmadığını vurgulayan şu sözleri ise, çıkışlarıyla şiddeti körükleyen, ve başkasının acısı üzerinden rant devşirmeye çalışanlara adeta ders niteliğinde:

“Hani aynı ezan sesinde el açıp ‘Aziz Allah’ diyoruz, Ramazan’da orucumuzu aynı duayla açıyoruz, Kurban Bayramlarında bir lokma etimizi birbirimizle paylaşıyoruz. Benim öyle Kürt arkadaşlarım var ki, benim için canlarını verebilirler. Ben de aynen onlar için canımı verebilirim. O kadar seviyorum, o kadar iyi anlaşıyoruz.”

Habervaktim.com
 

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
3 Yorum