Kürtaj Gerçeği
Zaman gazetesinden Çağlar Avcı’nın bugün manşetten verilen haberine göre; Sağlık Bakanlığı’nın, ‘Türkiye Bebek ve Beş Yaş Altı Çocuk Ölümleri Araştırması’na göre yılda bir buçuk milyon civarında gebelik vakası gerçekleşiyor.
Araştırma, gebeliklerin yüzde 8,7’sinin kürtajla (isteyerek yapılan düşükle) sonuçlandığını ortaya koydu. Yani bir yılda yaklaşık 130 bin kürtaj yapılıyor. Ancak Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) verileri, kamu, özel ve üniversite hastanelerine bir yılda 70 bin hasta için kürtaj parası ödendiğini gösteriyor. Geriye kalan 60 bin kürtajın durumu belirsiz. Çünkü özellikle hamile olduğunun bilinmesini istemeyenler, ‘merdivenaltı’ diye tabir edilen muayenehane ve özel kliniklerde kayıt dışı kürtaj yaptırıyor.
Ne ilginç tevafuktur ki tam 30 yıl önce yine bir 14 Şubat günü Hürriyet Gazetesinin manşetinde Kürtaj konusu ve yan başlıkta “En çok 3 çocuk” spot’u yer alıyordu.
İşte o haberin detayı:
“Hedef: En çok 3 çocuk
Kürtaj yasası, yüzbinlerce anneyi kabustan kurtaracak. Yılda 10 bin kadın “Düşük”ten ölüyor.
Danışma Meclisi’nin kadın üyeleri, “Kürtaja evet” diyor.
DM’nin bayan üyeleri Kürtaj Yasa Tasarısını yurt gerçekleri karşısında olumlu olduğunu ve desteklenmesi gerektiğini söylediler. (Resimde görülenler Prof. Dr. Türe Tunçbay, Dr.Cavidar Tercan, Tülay Öney, Nermin Öztuş ve İmren Aykut)
Artık isteyen, bakabileceği kadar çocuğa sahip olacak. Sağlık Bakanlığı, danışma Meclisi’ne sunulan yasanın kabulünden sonraki uygulama için bütün hazırlıklar tamamlandı.
Yaza tasarısı; 10 haftalıktan fazla olan hamilelikte çocuğunu düşüren kadına 1 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası öngörüyor.
10 haftaya kadar önlenemeyen gebelikler, yasal ve ücretsiz olarak sona erdirilecek.”
Hürriyet’in çizgisi de en az 3 dedi.
Öte yandan, dünkü Hürriyet gazetesinin birinci sayfasında 14 Şubat ‘Sevgililer Günü’ münasebetiyle Latif Demirci’nin çizgilerinde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın sık sık dile getirdiği “En az 3 çocuk” temennisi yer alıyordu.
Gazetelerin haberleri, TUİK’in, SGK’nın ve Sağlık Bakanlığı’nın verileri de gösteriyor ki, Başbakanımızın, ülkemizin gelecekte devletler muvazenesinde hak ettiği yeri alabilmesi için adına ailelere “en az 3 çocuk” demesi ne kadar isabetli bir temenni olduğu anlaşılıyor.
Araştırmacı Mustafa YAKUTCAN/ Habervaktim.com
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.