Yatırımcılar Rusya'daki krizi fırsata çevirme peşinde

Yatırımcılar Rusya'daki krizi fırsata çevirme peşinde
Rusya ile Gürcistan arasında yaşanan savaş, her iki ülkede faaliyet gösteren yatırımcıları tedirgin ediyor. Rusya'da, yatırımcıların, yaşanan kriz nedeniyle paralarını çektiği bildirilirken, özellikle ülkede büyük projelere imza atan Türk şirketlerinin

Türkiye-Rusya İş Konseyi Başkanı Turgut Gür, Rusya'da 1997 krizinde ülkeyi terk etmeyerek güven kazanan Türk şirketlerinin bugün de krizi fırsata çevireceğini kaydetti. Gür, 2014 Kış Olipyatları için Rusya'da önümüzdeki 5 yıl içinde yapılacak 30 milyar dolar seviyesindeki yatırımlardan Türk müteahhitlik sektörünün büyük pay almasını istediklerini kaydetti. 

Rusya ve Kafkasya'da tırmanan tansiyon ve gelişmeler yatırımcılar tarafından da izleniyor. Tansiyonun yükseldiği yerde yabancı yatırımcının kalmayacağı uyarısında bulunan uzmanlar, Rusya'da döviz rezervindeki düşüşün son 10 yılın en keskin düşüşlerinden biri olduğunu ifade ediyor. 

Rusya'da Türkiye'nin önde gelen şirketlerinin yatırımlarının olduğu göz önüne alındığında Türk yatırımcıların, önümüzdeki dönemde Rusya'nın Gürcistan ve Batı ile yaşayacağı olası gerginlik karşısında nasıl bir tavır alacağı önem kazanıyor. Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu(DEİK) bünyesinde faaliyet gösteren Türkiye-Rusya İş Konseyi 'nin Başkanı Turgut Gür, Ekim ayı sonunda İstanbul'da düzenleyecekleri konsey toplantısında savaş sonrasında iki ülke arasındaki ticari ilişkileri masaya yatıracaklarını kaydetti. 

1991 yılında kurulan iş konseyinin 17 yıllık başkanı olan Gür, bölgedeki gerginliği uzun zamandır farkında olduklarını belirtti. Gür, CİHAN'a yaptığı açıklamada, Ukrayna ve Gürcistan'daki yönetimin Amerikan ve batı yanlısı olup NATO'ya üye olma talepleri ve girişimleri, Çek Cumhuriyeti ve Polonya'da füze savunma sistemlerinin kurulmasıyla ilgili anlaşmaların yapılmış olması ve Letonya, Litvanya ve Estonya'nın NATO'ya girmiş olmasının Rusya'nın etrafını kuşatan ekonomik ve siyasi hareketlerin olduğunu açıkça ortaya koyduğuna işaret etti. 


-"TÜRKİYE İKİ KOMŞU ÜLKENİN ÇATIŞMASININ ORTASINDA KALDI"-

Türkiye'nin bir taraftan Rusya, bir taraftan Gürcistan olmak üzere iki komşu ülkenin çatışmasının ortasında kaldığını ifade eden Gür, burada en zor durumda olan tarafın Türkiye olduğuna dikkat çekti. Yıllık milli geliri 1 trilyon doların üzerine ulaşan, Dünya'nın doğalgazının yüzde 21'ini, ham petrolün yüzde 10'unu üreten, 350 milyar dolar ihracat, 200 milyar dolar ithalatı olan Rusya'nın 2004-2008 yılları arasında uyguladığı politikayla bir taraftan Rusya'nın ekonomik gücünü ayağa kaldırırken bir taraftan da siyasi ve askeri yapılanmayı batı standartlarına getirdiğini anlatan Gür, bu yıllarda Türkiye'nin de Rusya ile dış ticaretinin yüksek seviyelerde arttığını ifade etti. Gür, iki ülke ticaretinin 2008 yılında 35-36 milyar dolar seviyesine yükseleceğini, Rusya'nın Türkiye'nin ekonomik partneri olduğunu belirterek, "Bu ülke ile Türkiye arasında çok sıcak ilişkiler var. Tarihi süreç içindeki en sıcak dönemi yaşarken, Rusya'yı bırakıp da Gürcistanı tercih etmek diye bir şey söz konusu olamaz. Gürcistan'ı da Rusya'ya karşı unutup terk etmek diye bir şey olamaz. Bu bakımdan burada en zor durumu olan Türkiye" diye konuştu. 


-"TÜRKİYE ROLÜNÜ TEKRAR GÖZDEN GEÇİRMEK ZORUNDA"-

Türkiye komşularıyla çok iyi geçinmek zorunda olduğunu, rolünün tekrar gözden geçirmesi gerektiğini vurgulayan Turgut Gür, "Türkiye sadece (batı var, NATO var) dememeli. Türkiye, çıkarlarımızın Rusya ile aynı paralelde yer aldığını göz önüne alarak, şüphe bırakmayan dost görünümünde olması gerekiyor" ifadelerini kullandı. 

DEİK olarak Sibirya dahil Rusya'nın tüm bölgelerini dolaşarak oralardaki odalarla Türkiye'deki odaları bir araya getirdiklerini, toplantılar yaptıklarını dile getiren Gür, bölgedeki olumsuzlukları ekonomik faaliyetleri etkilediğini söyledi. Yatırımcıda Rusya'nın kriz döneminde yabancı yatırımcıya tavrı farklı olması halinde varlığını kaybetme korkusu bulunduğunu ifade eden Gür, yatırımcının dikkatli davrandığını kaydetti. 


-"GÜRCİSTAN'DAKİ YATIRIM VE TİCARET OLUMSUZ ETKİLENDİ"-

Türk yatırımcıların bölgede 1997 yılında Rusya'nın yaşadığı kriz döneminde ülkede bulunduğunu, Rusya'nın büyük bir devlet olduğuna inandığını dile getiren Gür, ülkede 6 milyar dolar seviyesinde yatırımı bulunan Türk işadamlarının tedirginlik içinde olmadığını söyledi. 

Bölgedeki çatışmanın tahrip ettiği ve ekonomik anlamda zayıf olan Gürcistan'daki yatırım ve ticaretin olumsuz etkileneceğini ve beklenen performansın önümüzdeki birkaç yıl içinde alınamayabileceğini dile getiren Tecrübeli İş Adamı, Rusya'da böyle bir durumun söz konusu olmadığını kaydetti. 


-"RUSLAR TÜRKLERE GÜVENDİ"-

Türk yatırımcıların hedeflerini gerçekleştirme yönünde faaliyetlerini sürdürdüklerini aktaran Gür, 1997 başlayıp iki yıl süren kriz döneminde yabancı yatırımcıların yüzde 95'inin Rusya'yı terk etmesine karşın Türk yatırımcıların büyük kısmının Moskova'da kaldığını hatırlattı. Gür, "Bugünkü Türk şirketlerinin Rusya'daki başarısı o nedenle oldu. Çünkü Ruslar Türklere güvendiler. (Bizi bırakıp kaçmadılar demek ki bizim gerçek partnerimiz bunlar) dediler. Bu dönemde de aynen böyle olacak" diye konuştu. 

Türkiye'nin cam sektöründe Rusya'da liderliğe oynadığını, Enka, Koç, Eczacıbaşı ve diğer şirketlerimizin yatırımlarını arttırdıklarını belirten Türkiye-Rusya İş Konseyi Başkanı Gür, "Bu bir fırsattır da bizim için. Başkaları kaçarken bizim orada durup bir fırsat yakaladığımızı çok açıkça size söyleyebilirim" dedi. 


-"ÇİN DİLİNDE KRİZ=FIRSAT"-

Çin dilinde 'kriz' kelimesinin aynı zamanda fırsat kelimesi anlamına da geldiğini, her krizin bir fırsatı doğururken, her fırsatın bir krizi de getirebileceğini ifade eden Gür, bölgede bir kriz yaşanmasını arzu etmediklerini ancak yaşanan krizlerden de fırsat doğması için çalışacaklarını, faaliyetlerini sürdüreceklerini dile getirdi.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.