28 Şubat’ın İflası!
Genelkurmay eski Başkanı Orgeneral Hüseyin Kıvrıkoğlu’nun “1000 yıl sürecek” dediği 28 Şubat post-modern darbesi, 16’ncı yılında lanetle hatırlanırken, 28 Şubat günü gerçekleşen Milli Güvenlik Kurulu’nda alınan kararlar da çok geçmeden iflas etti. 28 Şubat post-modern darbesi, Türkiye toplumunda büyük bir yara açarken, MGK’da askerlerin zoruyla alınan kararların pek çoğu bir süre uygulandıktan sonra tarihin dehlizlerine gömüldü.
18 MADDE BİRER BİRER SİLİNDİ
Başörtülü kızların üniversite kapılarında mağdur edildiği, dindar askerlerin Yüksek Askeri Şûra kararlarıyla Türk Silahlı Kuvvetleri’nden atıldığı, yüzlerce dernek ve STK’nın “irticacı” yaftasıyla kapatıldığı 28 Şubat sürecinde atılan demokrasi dışı adımlar AK Parti hükümetinin gerçekleştirdiği çalışmalarla geride kaldı. 28 Şubat 1997 tarihli Milli Güvenlik Kurulu 406 sayılı karar 4 ana madde ve Ek-A’daki 18 maddeden oluşuyordu. Ek-A’da 18 maddeden oluşan kararlar bugün incelendiğinde bu kararların pek çoğunun artık uygulanmaması göze çarpıyor. 18 maddeyi oluşturan 9 madde, bugün itibariyle hemen hemen hiç uygulanmazken, diğer maddeler üzerinde de çalışmalar sürüyor. İlk maddeden itibaren ciddi bir laiklik vurgusu yapılan maddeler, devletin değişen yüzüyle beraber silindi.
8 YILLIK KESİNTİSİZ EĞİTİM TARİH OLDU
28 Şubat’ın en sembolik kararlarından biri olan ve post-modern darbe sonrası Mesut Yılmaz’ın “Siyasi hayatıma da mâl olsa çıkartacağım” dediği ‘8 yıllık kesintisiz’ eğitim yapılan çalışmalarla tarih oldu. Kesintisiz eğitim dayatması ortadan kaldırılırken İmam Hatip okulları yeniden açıldı. 28 Şubat kararlarında “8 yıllık kesintisiz eğitim, tüm yurtta uygulamaya konulmalı” şeklinde yer alan madde, Türkiye’de mesleki ve dini eğitimi baltalamıştı. Mesleki eğitimi Türkiye’de bitme noktasına getiren ve İmam-Hatip Liseleri’ne yönelik negatif ayrımcılığın temelini teşkil eden madde, şimdiki Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı’nın özverili çalışmalarıyla 2012-2013 Eğitim-Öğretim döneminde tarihe kazındı.
TSK İSTEMESE DE DİNDAR SUBAYLAR İŞ BULDU
MGK kararlarının 8’inci maddesi ise, TSK’dan atılan dindar subayların diğer kamu kurum ve kuruluşlarında çalıştırılmaması yönündeydi. “İrticai faaliyetleri, disiplinsizlikleri veya yasadışı örgütlerle irtibatları nedeniyle TSK’dan ilişkileri kesilen personelin diğer kamu kurum ve kuruluşlarında istihdamı ile teşvik unsuruna imkan verilmemelidir” denilen MGK kararı, binlerce dindar TSK personelini mağdur etti. Genelkurmay’dan atılan TSK personelleri, yıllarca işsiz kalıp, aileleriyle birlikte aç kaldılar. Yapılan yasal düzenlemeyle, 1980 darbesi ve 28 Şubat sürecinde orduyla ilişkisi kesilmiş askerlere 2010 yılında iade-i itibar yapıldı. 3 bin subay ve astsubaya iade-i itibar yapıldı, pek çok TSK personeli kamu kurumlarında istihdam edildi.
BAYRAMLARDAKİ TERÖR ESTİRME ORTADAN KALKTI
28 Şubat ve sonrasında Kurban Bayramları’nda Türk Hava Kurumu’nun kurban derileri üzerinden terör estirdiği görüntüler de ortadan kalktı. 28 Şubat kararları arasında 15’inci maddede “Kurban derilerinin, mali kaynak sağlamayı amaçlayan ve denetimden uzak rejim aleyhtari örgüt ve kuruluşlar tarafından toplanmasına mani olunmalı, kanunla verilmiş yetki dışında kurban derisi toplattırılmamalıdır” şeklinde yer alan karar sebebiyle, kurban derisi bağışı alan vakıflar, bayram günlerinde baskına uğruyor, vakıf yetkilileri gözaltına alınıyordu. Yapılan yasal değişiklikle kurban derisi bağışı tüm vakıflara serbest bırakıldı.
BAŞÖRTÜSÜ YASAĞI KADEME KADEME KALKIYOR!
MGK kararlarının 13’üncü maddesi ise on binlerce üniversite öğrencisini mağdur eden kılık-kıyafet düzenlemesi ile alakalıydı: “Kıyafetle ilgili kanuna aykırı olarak ortaya çıkan ve Türkiye’yi çağdışı bir görünüme yöneltecek uygulamalara mani olunmalı, bu konudaki kanun ve Anayasa Mahkemesi kararları taviz verilmeden öncelikle ve özellikle kamu kurum ve kuruluşlarında titizlikle uygulanmalıdır.” Başörtüsü yasağı, 14 yıl boyunca laikçi kesim tarafından aralıksız ve tavizsiz bir şekilde uygulandı. Son iki yıldır pek çok üniversitede öğrenciler derslerine başörtülü olarak girebilirken, kamu kurumlarındaki yasak devam ediyor. Yapılacak yasal düzenlemelerle bütün kamu kurumlarında hizmet verenlerin de başörtüsü yasağına maruz kalmaması amaçlanıyor.
EL KONULAN VAKIF MALLARI İADE EDİLİYOR
Kapatılarak el konulan İslami vakıfların mallarının iadesi için mahkeme kararı verildi. Milli Gençlik Vakfı ile Zehra Eğitim ve Kültür Vakfı başta olmak üzere el konulan vakıf mallarının iadesine yönelik kararların gereğinin yerine getirilmesi sürecinde sona gelindi. Yıllarca baskı ve zulüm aracı olarak kullanılan laikliğin tanımının da yeni anayasada netleştirilmesi bekleniyor.
Fahrettin Dede \ Akit
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.