İşçiyken Patron Oldu!
Binlerce insanın yaşam tarzı ve inançlarından dolayı mağdur edildiği 28 Şubat sürecinde, dönemin tanıkları o günleri unutamıyor. 23 yıl uzman usta olarak hizmet verdiği ve emekliliğine 16 ay kala 1. Hava İkmal Komutanlığı’ndan atılan Mehmet Atılgan, o dönemde büyük zorluklar çektiğini söylüyor.
28 Şubat sürecinde çocuklarını Kur’an kursuna gönderdiği için 23 yıl uzman usta olarak hizmet verdiği 1. Hava İkmal Komutanlığı’ndan atılan Mehmet Atılgan, şimdi patron.
Uğradığı haksızlık onu hayata daha çok bağlamış. İnşaat işine girmiş, ardından şirket kurmuş. Şimdi Eskişehir’in önde gelen müteahhitlerinden biri. Ayrıca düğün salonları ve petrol istasyonu var.
Apartmanda bir daireyi Kur’an kursu hizmetine tahsis etmesi ve çocuklarının muhafazakar kesimin Kur’an kurslarında ve kolejlerinde eğitim görmesinin işten atılmasında rol oynadığını söyleyen Atılgan, personel fazlalığı gerekçesiyle atıldığını ve kararı mahkemeye taşıdığında ilginç bir kararın ortaya çıktığını söyledi. Atılgan o günleri şöyle anlattı: “Hava İkmal Merkezi beni işçi fazlalığından dolayı işten çıkarttığını belirtirken, mahkeme ise emekliliği doldu diye işten çıkarıldığıma karar verdi. Oysa benim emekliliğime 16 ay vardı. Mahkemenin böyle bir karar vermesi çok düşündürücü. Benim hiçbir yerde sigortalı olarak çalışmışlığım da yok. Kalan 16 ayımı ise isteğe bağlı sigorta yaptırarak emekli oldum.”
DERECELERİ VAR
Eskişehir’de 1975 yılından itibaren 1. Hava İkmal Komutanlığı’nda jet motor uzman usta olarak çalışan Mehmet Atılgan, 23 yıllık çalışma hayatında başarılarından dolayı birincilik ve üçüncülük dereceleri aldı. Atılgan iş hayatı dışında muhafazakâr bir yaşam sürerken, sahip olduğu 4 katlı apartmanın bir katını Kur’an kursuna tahsis etti. Bir kızını muhafazakâr bir kesimin İstanbul’daki Kur’an kursuna gönderen Atılgan, oğlunu da Eskişehir’deki bir muhafazakâr kesimin okuluna gönderdi. Ancak, kendisi ve ailesinin yaşam tarzı çalıştığı işyeri tarafından takip edildi. Bu bağlamda, 1998 yılının Aralık ayında atölye Müdür Vekili, Atılgan’ı yanına çağırarak istihbarattın kendisinin ve ailesinin 4’er adet fotoğraflarını istediğini iletti. Evraklarını tamamlayarak verdikten 3 saat sonra kendisine kapalı bir zarf verildi. Sendika temsilcisi olmadan zarfı almayacağını söyleyen Atılgan, sendika başkanı Ahmet Bozkurt’un şahitliğinde zarfı imzalayarak aldıktan sonra, işten çıkarıldığını öğrendi. Atılgan’a 2 bin 500 personeli olan bir kurumda uzman usta olmasına rağmen sendikanın toplu sözleşme maddesi gereğince adam fazlalığından dolayı işten çıkarıldığı gerekçe olarak gösterildi. “Beni işten çıkardıktan hemen sonra benim yerime başka birini işe aldılar. Oysaki uzman usta çıkarıldığında yerine başka kimse alınamaz. Ancak onlar bunu yaptı. Hiçbir siyasi harekete, terör örgütüne katılmadım. Disiplin cezası almadım hatta işyerinde başarı plaketleri aldım. Yaşadıklarım karşısında şaşırdım.”diyen Atılgan, kararı mahkemeye taşıdı.
30 YILDIR KAZANAN OLMADI SEN DE KAZANAMAZSIN
Atılgan, dönemin Sendika Başkanı Mustafa Kaya ile görüşüp mahkemeye gitmek istediğini söylediğinde, ’30 senedir bu davayı kazanan olmadı. Sende kazanamazsın.’ cevabını aldı. Yinede mahkemeye başvurmaktan vazgeçmeyen Atılgan’a yargı ilginç bir karar verdi. Hava ikmal merkezi beni işçi fazlalığından dolayı işten çıkarttığını belirtirken, mahkeme ise ‘Emekliliği doldu’ gerekçesi ile işten çıkarıldığı kararı verildi. “Oysa benim emekliliğime 16 ay vardı. Mahkemenin böyle bir karar vermesi çok düşündürücü. Benim hiçbir yerde sigortalı olarak çalışmışlığım da yok. Kalan 16 ayımı ise isteğe bağlı sigorta yaptırarak emekli oldum. Burada mahkemenin de araştırma ve inceleme yapmadan karar verdiği ortaya çıkıyor.”diyen Atılgan, 11 gün sonra ilişiğini kesmek için gittiği Askeriye’ye alınmadığını ve halen askeri binaların kendisine yasak olduğunu söyledi. Atılgan, “İlişik kesme işlemlerimi kendim yapıp imza atmam gerekirken sendika temsilcisi Ahmet Bozkurt’u göndererek bu işlemleri yaptırdık. Oysa kanun gereği bu evrakları kendim imzalamam gerekiyordu. Bunu bile yaptırmadılar. O süreçten sonra Askeriye’ye giremediğim gibi halen bu tesislere giremiyorum. Gittiğim yerlerde, ‘Siz giremezsiniz’ diyerek geri çeviriyorum.” diye konuştu.
ŞİMDİ O BİR PATRON
İşten atıldıktan sonra zorluklar çekmesine rağmen hayatına devam eden Atılgan, inşaat işleri ile uğraşarak kendisine bir şirket kurdu. Şuan iyi bir inşaat müteahhidi ve ayrıca düğün salonları ve petrol istasyonu var.
KENDİSİNİ İŞTEN ÇIKARAN MÜDÜRE İŞ TEKLİFİ
Atılgan, 28 Şubat sürecinde kendisini işten çıkaran Atölye Müdürü Binbaşı Can Erel’in Süryani kökenli olduğunu öğrendiğini, ama kendisi için etnik kökenin önemli olmadığını, ona iş verebileceğini kaydetti. Atılgan şunları söyledi: “Şuanda emekli olmuş ve iş aradığını öğrendim. İsterlerse ayrımcılık yapmadan kendisine iş verebilirim. Dönemin Eskişehir 1. Hava İkmal Komutanı Çetin Dizdar, o dönemdeki Harp-İş Başkanı Ömer Faruk Çelik’e benim hakkımda, ‘Ben 12 Eylül konseyine istihbaratçılık yapmış biriyim. Ben onun kim olduğunu çok iyi bilirim.’ Demiş. O dönemde personel üstçavuşumuz evimde bir yıl kiracı kaldığı için TSK’dan atıldı. Personel Müdürü Binbaşı Can Erel, bizi paydos vaktinde iş yerinde namaz kılarken yakaladı ve istişare kuruluna şikayet etti. Dönemim paşası da işyerinde namaz kılmamızı yasakladı. İşten atıldıktan sonra inşaat işleri yaptım. Allah nasip etti işlerim açıldı ve şuan hamdolsun işlerim gayet iyi sıkıntılı günler geride kaldım Mevla o günleri bir daha göstermesin.”
Abdullah Yeşilkaya/ Eskişehir / Habervaktim.Com
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.