Hadi konuş Baykal!

Hadi konuş Baykal!
Doğan Holding gazetelerinin sulandırmaya çalıştığı, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ın ciddiyetsiz ve mantıksız bulduğu Ergenekon Terör Örgütü iddianamesinde, Ergenekon zanlılarında ele geçirilen bombaların fotoğrafları yayınlandı.

Ergenekon klasörlerinde, Eskişehir, İstanbul, Ankara ve Bursa’da ele geçirilen bomba, silah ve bomba düzeneklerinin tek tek fotoğrafı bulunuyor. 

ERGENEKONCULARIN ORGENERALLE İLİŞKİSİNİ GÖSTEREN BELGELER İÇİN TIKLAYINIZ

İŞTE O MÜHİMMAT
Eskişehir’de; Kanas suikast silahı, 11 kilogram C3 patlayıcı madde, 210 gram ağırlığında 12 adet TNT patlayıcı maddesi, 6 litrelik TNT patlayıcı madde, 3 litrelik Makine Kimya Endüstrisi (MKE) yapımı TNT patlayıcı madde, 1 kilo 160 gram ağırlığında tahrip kalıbı, plastik kutu içinde tahrip kalıpları, 30 adet ABD yapımı infilak kapsüllerinin yanı sıra çok sayıda mühimmat çıkmıştı. 

İstanbul Ümraniye’de; 18 adet MKE yapımı el bombası, 2 adet Alman menşeli el bombası, 7 adet DM41 tipi NATO standartlı el bombası, yaklaşık (30) adet fünye; Ankara’da, 1 adet 9 mm çaplı tabanca, 30 adet MKE yapımı 9 mm çaplı fişek, Bursa’da; 5 cm uzunluğunda dinamit lokumu ve 13 cm uzunluğunda ateşleme fitili ele geçirilmişti. Ergenekon iddianamesinde, ele geçirilen çeşitli çap ve markada birçok silah ve patlayıcı maddenin, Kara Kuvvetleri Komutanlığı ve Jandarma Genel Komutanlığı’na ait olduğu belirtiliyor.
CHP lideri Deniz Baykal ve Doğan Grubu gazeteleri, Ergenekon Terör Örgütü hakkında şunları söylemişti:

BAYKAL: “İDDİANAME CİDDİYETSİZ VE MANTIKSIZ”
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Ergenekon Terör Örgütü iddianamesini ciddiyetsiz ve mantıksız bulduğunu açıklamış ve “Hukuk safsata kaldırmaz, efsane kaldırmaz. Hukuk sağlam kanıt ister, sağlam veri ister, mantık ister. Yok Uğur Mumcu cinayeti bilmem ne bunların eseriymiş. Ahmet Taner Kışlalı cinayetini Ergenekoncular yapmış. Danıştay cinayeti buradan kaynaklanmış. Hepsi, adli, hukuki değil, siyasi nitelemeler, siyasi yönlendirme çabaları” demişti

OKTAY EKŞİ: ŞOKE OLDUM 
Basın Konseyi Başkanı Oktay Ekşi, Ergenekon Operasyonu kapsamında Cumhuriyet Başyazarı İlhan Selçuk, İşçi Partisi lideri Doğu Perinçek ve İstanbul Üniversitesi eski Rektörü Prof. Dr. Kemal Alemdaroğlu’nun da aralarında bulunduğu 7 kişinin gözaltına alınmasına tepki göstermiş ve “Böyle bir oluşumla ilgili olduklarını düşünmüyorum. Sadece şoke olduğumu söylemek istiyorum” ifadelerini kullanmıştı.

“ERGENEKON’DA DAHA İDDİA BİLE YOK” 
Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök, 19 Mart 2008 tarihinde, “Anti-laik çete çökertildi” başlığı ile kaleme aldığı yazısında şunları söylemişti: “(…) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, AKP hakkında iddiasını ortaya koymuştur. Dolayısıyla bu aşamada kimse çıkıp, “Anti-laik çete çökertildi” gibi bir lafı telaffuz edemez. Peki, Ergenekon? Dikkat... Orada daha iddia bile yok.”

BİLA: “SAĞDUYU İÇİNDE YARGI SÜRECİNİ BEKLEMEK”
Fikret Bila, 22 Mart 2008 günü Milliyet gazetesinde yayımlanan “İlhan Selçuk’a yapılan muamele” yazısında şunları söylüyor: 

“Ağır suçlamalar, eleştiriler ve imalar karşısında, Başsavcı Yalçınkaya’nın anayasal yetkisini kullandığını, görevini yaptığını, nihayet bir iddianame hazırladığını ve sağduyu içinde yargı sürecinin beklenmesi gerektiğini belirtmiştik. Bağımsız yargı için söylenmesi gerekenler bunlardır. Ergenekon soruşturmasını yürüten İstanbul Cumhuriyet Savcısı Zekeriya Öz de yetkisini kullanıyor. Savcı Öz, uzunca bir süredir Ergenekon soruşturmasını yürütüyor. Soruşturmasını tamamladığında dava açmaya yeterli kanıt bulunduğu kanaatine varırsa, iddianamesini hazırlayıp davayı açacaktır. İddiaları ve kanıtları mahkemede ortaya çıkacaktır. Bu soruşturmayla ilgili olarak da söyleyeceğimiz aynıdır: Sağduyu içinde yargı sürecini beklemek...”

GÜNERİ CIVAOĞLU: DEHŞET VERİCİ DURUM
Güneri Cıvaoğlu’nun 22 Mart 2008 tarihinde Milliyet gazetesinde yayımlanan yazısında, İlhan Selçuk’un gözaltı işlemi eleştiriliyor: “Doğruluğunu henüz “kesin” bilmiyoruz ama, bir yalanlama da gelmiş değil. Doğruysa, dehşet verici bir durum. Öte yandan... 2 kez kalp krizi geçirmiş 83 yaşındaki İlhan Selçuk ve İstanbul Üniversitesi eski Rektörü Prof. Kemal Alemdaroğlu gibi adresi, toplumdaki yeri, kariyeri belli iki isme, sabahın karanlığında “gözaltı” ile bir başka savrulma daha yaşıyoruz. Normalde Selçuk ve Alemdaroğlu çağrıyla gelir, medeni bir saatte ifadelerini verirlerdi. Eğer... Gözaltının uzatılması gerekiyorsa, bu süreç sorgudan sonra başlatılırdı. Sabahın 4’ünde onların yataklarından alınarak apar topar sorguya götürülmeleri, bu kez de başka “kuşkular” üretiyor. “Normali makulde aramak” ve “bulmak”, demokrasilerin yazılı olmayan ama en güçlü kuralıdır. Anormalliklere, makul olmayan koşullarda tanıklık ederek, “med” ve “cezir” hareketleriyle savrulmak, toplumda kolektif beyin sarsıntılarına neden oluyor.”

KENAN KIRAN / VAKİT

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.