İşveren Derebeyliği

İşveren Derebeyliği
Bisküvi gofret ve çikolatada Türkiye’nin önemli markalarının üretim yeri olan Karaman Organize Sanayi Bölgesi’nde işverenlerin daha fazla kazanma hırsı bir toplumu içten içe bitiriyor.

Bisküvinin başkenti olarak bilinen Karaman’da tam bir işveren derebeyliği yaşanıyor. İşverenlerin kanun tanımaz tavırları; bisküvi, gofret ve çikolatada Türkiye’nin önde gelen markalarının üretim merkezi olan Karaman’ı, çağdaş kölelik sisteminin de merkezi haline getirdi. İş Kanunu’nun hiçbir maddesinin uygulanmadığı ilde çalışanların emekleri resmen sömürülürken, bu düzen ildeki sosyal hayatı da bütün yönleriyle dinamitliyor. Aile mefhumu ortadan kalkmış durumda. İş kazalarının haddi hesabı yok. Aile Mahkemesine açılan dosyalar rekor kırıyor. Kısacası Karaman’da, vahşi kapitalizmin bir toplumu nasıl yok ettiğinin en acı örneğini yaşanıyor.

Bisküvi üretiminde marka haline gelen Karaman’da kitlesel bir işçi dramı yaşanıyor. Kimi dinlerseniz deyim yerinde ise dudağınızı uçuklatacak, ‘bu kadarı da olmaz’ dedirtecek hayat hikâyeleri ile karşılaşıyorsunuz. Hatta yaşananların vahametini anlatmak için Karaman’daki Organize Sanayi Bölgesi’ni ‘Belene Kampı’na benzetenler dahi var. Bu benzetmenin de altını dolduracak örneklerin ortaya konulması işçi dramının hangi boyutlara geldiğini gösteriyor.

Karaman’daki Organize Sanayi Bölgesinde Eti’nin dışında Anı, Azra, Bifa, Biskot (Ülker), Hazal, Saray ve Şimşek gibi bisküvi markalarının üretim yerleri bulunuyor.

Bu markaların işyerlerinde ise yaklaşık 15 bin kişi çalışıyor. Markaların hepsinin Karaman’da toplanmasından dolayı ilde istihdam açığı da yaşanıyor. Çevre ilçelerden insanlar buralara çalışmaya geliyorlar.

İşveren marka yapıyor çalışanlar yuvalarını kaybediyor

Bu durum, istihdam ve üretim açısından pozitif bir görüntü ortaya koysa da çalışanlar açısından tam bir zulme ve toplumsal çöküşe dönüşmüş durumda. Çünkü İş Kanunu’nun hiçbir maddesi bu işyerlerinde uygulanmıyor. Çalışanların birçoğu sosyal güvencesi olmadan çalıştırılırken, sosyal güvencesi olanlara da emeklerinin karşılığı tam olarak verilmiyor. İşyerlerinde 2 vardiyalı sisteme göre çalışılması ve günlük mesai saatlerinin de 12 saate kadar çıkması işçileri hayattan koparırken ailelerin de dağılmasına neden oluyor. 12 saatlik mesai bir gelenek haline gelirken, haftalık ve yıllık izin sürelerine de kesinlikle uyulmuyor. Kısacası bu işyerlerinde çalışanların çaresizlikleri sonuna kadar sömürülüyor. Kadınların da yoğun bir şekilde çalıştığı düşünüldüğünde buradaki kanunsuzlukların neden olduğu yıkımlar kendisini daha iyi gösteriyor. Açıkçası işverenlerin daha fazla kazanma hırsı Karaman’ı içten içe bitiriyor.

Bütün bu kanunsuzluklar Çalışma Bakanlığı’nın teftiş kurulu raporları ile de sabitlenmiş durumda. Ancak nedense kimse bu kanunsuzlukların önüne geçemiyor. İşverenlerle yapılan üst düzey görüşmelerden bile bir sonucun çıkmadığı kaydediliyor.

Sendikaya üye olanları tespit etmek için özel ajan tutuyorlar

Çalışanların anayasal bir hakkı olan sendika üyeliliklerinde yaşananlar ise Karaman’da yaşananları daha güzel anlatıyor. Örgütlenme konusu Türkiye’nin temel sorunu olsa da sendika karşıtlığının Karaman’da kitlesel bir durum alması dikkat çekiyor. Şöyle ki Karaman’ın dışındaki üretim yerlerinde sendikaya karşı olmayan işverenler bile Karaman’da farklı bir tutum sergiliyor. Örneğin Ülker’in birçok işyerinde çalışanlar toplu sözleşme hakkından yararlanırken Karaman’daki Biskot işyerinde ise çalışanlar bu haktan yararlanamıyor. Bu haktan yararlanmak için sendikaya üye olanlar da işten hemen çıkarılıyor. Ve bu gerekçe ile işten çıkarılanlar da bir başka işyerinde kesinlikle işe alınmıyor. Yani sendika üyeliği konusunda işverenlerin tam bir mutabakatı var. Kesinlikle anayasal bir hak olan örgütlenme konusunda kimseye göz açtırmıyorlar. Hatta bu konuda o kadar ileri gidilmiş ki sendika şubelerinin yanında her işletmenin bir ajanının dolaştığı iddia ediliyor. Sendika kapısından içeri girenlerlerin fotoğrafları çekilerek hemen işverenin haberdar edildiği kaydediliyor.

Milligazete

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
17 Yorum