Karaman Derebeylik Değildir!

Karaman Derebeylik Değildir!
Haberi okuyunca şok olmuştum ne de olsa memleketimdi ve haberde geçen ithamları daha önce hiç duymamıştım.

“Geçtiğimiz günlerde medyada bir haber! vardı. Büyük ihtimalle birçoğunuz duymadınız ya da görmediniz çünkü haber ne İstanbul ile ilgili ne Ankara, ne İzmir, ne Güneydoğu v.s. ile ilgili. Haberin muhatabı Anadoluyu sırtlamış bir vaziyette duran kendi küçük ama gönlü büyük Karaman idi. Haberi okuyunca şok olmuştum ne de olsa memleketimdi ve haberde geçen ithamları daha önce hiç duymamıştım. Zira konuyla direk ilgilenmesem de dolaylı yönden içindeydim. Daha fazla uzatmadan haberin içeriğine girmek istiyorum, 'İşveren Derebeyliği' başlığı altında verilen haberin özeti şöyle:

"Bisküvi, gofret ve çikolatada Türkiye'nin önemli markalarının üretim yeri olan Karaman Organize Sanayi Bölgesi'nde işverenlerin daha fazla kazanma hırsı bir toplumu içten içe bitiriyor. İş kanunun hiçbir maddesine uyulmuyor. Bu şekilde kanunsuzlukların uygulanmasının sonucunda il de boşanma oranları arttı, Aile Mahkemelerine gelen davaların haddi hesabı yok." baglamında bir haberdi.

Oysa böyle bir durum gelişmekte olan ilimi karalamadan öte bir şey ifade etmezdi benim için durum böyle olsa bile. Haberi okuyunca içimde bir çelişki yaşadım ve bu durumun böyle olmayacağını kanıtlayacağım dedim kendi kendime.Kanıtlamam gerek çünkü böyle bir şeyin olmadığını biliyorum ve de söz konusu memleketimdi. Haberin diğer bir kötü noktası vardı ki o da içerikte 7 tane fabrikanın ismi verilmiş. Bunlar Karamanın en büyük bisküvi fabrikaları. Birkaç tane fabrikanın yönetici kadrosundan kişilere ulaşma fırsatı buldum. Durumu üzüntüyle karşıladılar ve kendileri de haberin doğruluk payının olmadığı ve isimlerinin karalandığı,topluma kötü lanse edildiğini söylediler. Gelin önce yaptığım görüşmelerden birisini verelim daha sonra yorumlara geçelim;

" - Karaman'da tam bir 'işveren derebeyliği' yaşandığı bu durumun Karamanı çağdaş köleliğin merkezi haline getirdiği, bu duruma sebeb işverenlerin daha fazla kazanma hırsı olduğu ve toplumu içten içe bitirdiği ileri sürülüyor. Firmanızın daha fazla kazanma hırsı var mı? İşçinin hakkı veriliyor mu?

-Öncelikle haberin bizleri çok üzdüğünü ifade edeyim. Bu haberi yapan kişiler heralde ya özel sektör düşmanı ya da ismi verilen firmalara garezi var. Bizler kanunda ne var ise şirketimizde onları uyguluyoruz. Zaten zaman zaman denetimler de oluyor. Bir kanunsuzluk olsa ceza-i işlem uygulanır. Biz bunu neden isteyelim ki. İş Kanunu'nun maddelerine tam olarak riayet ediyoruz. Kimsenin hakkının da yendiği falan yok, kimsenin sömürüldüğü falan yok. Biz özel sektörün içindeyiz. Elbette firma sahibi kâr etmek isteyecek fakat bu hırsa dönüşmüş değil. Burası devletin bir kurumu değil ki bu sene kâr etmeyelim, seneye de Allah Kerim diyelim. Medyada geçen haberler abartıdır. Biz hem kâr etmek için planlarımızı yapıyoruz hem de işçinin hakkını düşünüyoruz.

-12 saat uygulaması ne durumda? Bu uygulama ailelerin dağılmasına sebeb olduğu ileri sürülüyor. Çalışan işçilerin çoğunluğunu dul insanlar oluşturuyormuş ve bu bunun göstergesi olabilir mi?

- Biz kimsenin namus bekçisi değiliz. Yani biz zaten kanunda ne varsa onu uyguluyoruz. 12 saat uygulaması olduğunu iddia edip boşanmalar artıyor, aileler dağılıyor falan demişler. Şuan kimsenin 12 saat çalıştığı yok. İzinlere de tam riayet ediliyor. Biz bunlara uyduktan sonra, bizim bu durumdaki etkimiz ne olabilir? Boşanmalar artıyormuş, aileler dağılıyormuş. Eğer böyle bir durum varsa biz kanuna uyduğumuza göre suçlu devlet o zaman. Ama boşanmaların altında yatan sebeb başka. Tv, medya, basın-yayın başlıca sebeptir ülkedeki boşanmalara. Özellikle medya hep yalan dolan, aynı bu haberde olduğu gibi. Bizimle alakası yok yani.

-İş kazası çok oluyor mu? Tutanakları kendi çıkarlarınıza göre tuttuğunuz iddia ediliyor.

-İş kazalarına gelince, firmamızda büyük çaplı iş kazası Allah'a şükür bu güne kadar meydana gelmedi. Ufak-tefek kazalar her yerde oluyor. Böyle bir şey olduğu zaman, zaten işçilerimiz sigortalı, bizzat hastanelere götürülüp tedavi ediliyorlar. Tutanaklar hastanede polis tarafından tutuluyor ve ayrıyeten savcılığa gidilip ifade veriliyor. Yani tutanak işini biz yapmıyoruz ki kafamıza göre tutalım. Polis ve savcılık ilgileniyor.

-Sigortasız işçi çalıştırıyor musunuz?

-Sigortasız işçi çalıştırmıyoruz. Daha önce de ifade ettim zaten. Böyle birşeyi göze alamayız. Biz ilimizde büyük bir kurumuz, saman altından su yürütecek değiliz. Her şeyimiz ortada. Allah göstermesin bir kaza olsa kurumumuzun başı belaya girer ve bu vebalin altından kalkamayız öbür tarafta.

-Sendika üyesi olan herhangi birisini çalıştırıyor musunuz, işe alıyor musunuz?

- Hayır. Sendikalı işçi çalıştırmıyoruz. Aslında ortada sendikaya üye olunacak bir durum yok. Herkes işini gücünü yapsın, hakkını alsın. Hakkını alamadığını söylüyorsa zaten gerekli mercilere bildirir. Bakın şuan ABD'de, Avrupa'da, yada gelişmiş ülkelerde sendika diye bir oluşum mevcut değil. Neden? Çünkü sendikaya kapağı atan işçi sendikaya güvenerek beğenmediği bir durumda hemen eylemlere, sokaklara koşuyor. İstiyor ki rahat rahat çalışıyım, yorulmayım. Gelişmiş ülkelerde olmaması zaten manidar değil mi? Neden onlarda yok da biz de şuan mevcut hiç düşünmüşler mi?

-Zaman ayırdığınız için çok teşekkür ederim.

- Bende teşekkür ederim. "

Evet bir yöneticinin gözünden durum bu.Bir Karamanlı olarak böyle bir şeye ihtiyaç duydum. Zira her yerde işveren ile işçinin görüşleri örtüşecek diye bir kaide yok. Beğenmiyorsan istediğin zaman işten çıkabilirsin, kimse seni zorla orada çalıştırmıyor. Yine aynı kişiden duymuştum, çalışanların birçoğu kafasına göre gelmemezlik yapabiliyormuş. Sonucunda kimse o gelmeyen şahısa kürek cezası falan vermiyor. Özel bir durumda izin verildiğini bizzat işittim. bunları acaba neden ön plana çıkarmıyorlar. Bir de boşanma olayları var, çalışanların çoğunluğu dulmuş. Ülkemizde boşanma olayları son yıllarda arttı. Tabi ki Karaman'a da bu durum yansımıştır. Karaman'da kimse boşanmalar yok demiyor fakat hiç araştırmışlar mı bir tekstil fabrikasında kaç tane dul çalışan var, mobilya sektörünü ya da herhangi bir özel sektörü incelemişler mi? Yahu Karaman OSB'de bisküvi fabrikalarında 15 bin kişi çalışıyor. Bu azımsanacak bir rakam mı?

Karaman'ın nüfusu kaç zaten. Doğal olarak istihdam alanı bu kadar geniş bir sektörde oranladığınız zaman dul insanlar çoğunluğu teşkil eder diğer sektörlere göre. Çok biliyorlarsa araştırsınlar o zaman çalışanların kaç tanesi 'boşandıktan sonra' fabrikalarda çalışmak için müracat ediyor. Bunun örneği çok. Karaman sokaklarını dolaşın ve rastgele birisine sorun boşanan erkek ya da kadın ilk olarak çalışmak için nereyi tercih eder? '-Fabrika' cevabını alacaksınız çünkü Anadolu insanı özellikle kadınlar için söylüyorum öyle her yerde çalışmak istemez. Bundan 10-15 sene öncesine gidin bakalım kadınların çalışma oranı neymiş? Çalışsa bile belirli sektörler vardır kadınların çalıştığı. Karaman'da da fabrikalarda çalışıyorlar, özellikle bisküvi fabrikalarında. Çünkü kadınların yapısına uygun, ağır iş bir olamadığı için. Böyle olunca da kadınların çoğunluğu fabrikalarda çalışır Karaman'da. Dediğim gibi araştırsınlar bakalım 'boşandıktan sonra' fabrika da çalışmaya başlayan kişi sayısı kaçmış.

Sonucu öğrendikleri zaman durumu anlayacaklar. Gelelim sendika işine. Bu sendikalar başa bela zaten. Geçtiğimiz hafta şahit oldu tüm Türkiye, sendikaların nelerle uğraştığına. Hepsini bu duruma dahil etmiyorum tabi ki hakkıyla görevlerini yerine getirenleri tenzih ederim. Sendikaların durumu sadece geçtiğimiz haftaki durumla sınırlı değil. Her yıl zaman zaman ortaya çıkıyorlar. Genellikle ne hikmetse bu hükumet döneminde her şeye karşılar. Özelleştirmelerin olduğu her kurumun önünde ellerinde bir kaç pankart onları görürsünüz Neyse daha fazla derinlere girmeye gerek yok. Varsın farklı amaçlarla sendikalarra üye olmuş sendika üyelerini çalıştırmasınlar sonra fabrikada kaos ortamı meydana gelebilir, mazallah. Bu yazıyı memleketime borç bildiğim için yazdım, yoksa işçileri savunmuyor değilim.

Elbette birkaç kişinin firmalarla sıkıntısı olmuş olabilir ya da bir sıkıntıya firma sebeb olmuş olabilir ancak bunu genellemek işverenlerin hakkına gasptır.

Selam ve Dua ile.."

Ömer Faruk Akman / Habervaktim.com okuru

 

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum