'Cumhuriyet Tarihinin en büyük hamlesini başlattık'
Ulusa Seslenen Başbakan Erdoğan, iktidarları döneminde geride kalan 6 yılda, her alanda olduğu gibi Türkiye'yi ekonomik alanda da büyüttüklerini, büyütmeye devam ettiklerini söyledi. 2002 yılı sonunda iş başına geldiklerinde Türkiye'nin tarihinin en büyük ekonomik krizlerinden birini yaşadığını belirten Erdoğan, öncelikle ekonomik krizin yaralarını sarmak için seferber olduklarını, Türkiye ekonomisinin kronik sorunlarının da üzerine cesaretle, kararlılıkla, samimiyetle gittiklerini ve gitmeye de devam edeceklerini kaydetti. Her iki yılda, üç yılda bir Türkiye'nin ekonomik krizler yaşayan bir ülke haline geldiğini aktaran Erdoğan, Ulusa Sesleniş konuşmasına şöyle devam etti: "İşsizlik gibi, enflasyon gibi, faizler gibi temel göstergeler, zaman zaman iyileşme gösterse bile, iki yılda, üç yılda bir gelen krizlerle ani artışlar sergiliyor, geçici iyileşmelerin yerini etkisi uzun sürecek olumsuz ortamlar alıyordu. Türkiye ekonomisinin sorunlarına eğilirken, gelip geçici önlemlerden kaçındık, kronik sorunları çözecek bir yaklaşım sergiledik. Türkiye ekonomisi, bugün, geçmişindeki hiçbir dönemle kıyaslanamayacak düzeyde iyi bir seyir izliyor. Sadece şu rakamlara dikkatinizi çekmek istiyorum: '1923 yılında Türkiye'nin toplam ihracatı 51 milyon Dolardı. 1930 yılında bu rakam 71 milyon Dolara yükseldi. 1940 yılında ulaşabildiğimiz rakam 81 milyon Dolar oldu. 1980 yılı sonunda ihracatımız 2 milyar 910 milyon Dolar, 1990 yılında ise 13 milyar Dolar oldu. 2002 yılına geldiğimizde toplam ihracatımız 36 milyar Dolar seviyesinde idi. Yani cumhuriyet tarihimiz boyunca, 79 yıllık sürede ihracatımız 36 milyar Dolar seviyesine kadar ulaşabilmişti. Bu rakamı, 2007 yılı sonunda 107 milyar Dolara yükselttik. Bugün ise, geriye dönük 12 aylık ihracatımız tam 127 milyar Dolar. Bununla da yetinmiyoruz. Cumhuriyetimizin kuruluşunun 100'üncü yıldönümünde, 2023 yılında hedefimiz, 250 milyar Dolar ihracat. Bunu başarabiliriz. Yeter ki ülkemize, ülkemizin zenginliklerine, ülkemizin dinamik iş gücüne, ülkemizin girişimcilerine inanalım. Yeter ki birbirimize bağlılığımızı hiç yitirmeyelim. Bir ve beraber olursak, aşamayacağımız hiçbir engel, ulaşamayacağımız hiçbir hedef olmadığını o zaman hep birlikte göreceğiz." dedi.
PARADAN 6 SIFIR ATILARAK PARAMIZI İTİBARI ARTIRILDI
2002 yılı sonunda, Türk Lirası'ndan 6 sıfır atacaklarını ifade ettiğinde birçok kişinin buna inanmadığını aktaran Erdoğan, bunu ulaşılamaz bir hayal olarak görenlerin de olduğunu söyledi. Enflasyonla mücadeleyi kararlılıkla sürdürdüklerini ve enflasyonu belli bir seviyeye çektiklerini anlatan Erdoğan, paradan sıfır atılması için gerekli zemini oluşturduktan sonra 2004 yılında paradan sıfır atılmasına ilişkin yasayı çıkardıklarını ve çok başarılı bir operasyon gerçekleştirerek 1 Ocak 2005'ten itibaren de paradan 6 sıfırı attıklarını vurguladı. Vatandaşların çok kısa bir zaman içinde bu yeni banknotlara, yeni paralara uyum sağladığını anlatan Erdoğan, yeniden TL'ye geçiş dönemi konusunda da şu bilgileri verdi: "2005, 2006, 2007 ve 2008 yılları bir geçiş dönemi, alışma dönemiydi. Şimdi, 1 Ocak 2009 itibariyle bu geçiş dönemini tamamlıyoruz ve yeniden TL'ye dönüyoruz. Yapılacak operasyon, paralarımızın başındaki Y harfini atmaktan ibaret olacak. Hiçbir karışıklığa, hiçbir tartışmaya mahal vermeden, bu adımı da inşallah tamamlayacağız. Hazine Müsteşarlığımız ve Merkez Bankamız bu operasyonla ilgili çalışmalarını sürdürüyorlar. 1 Ocak 2009 itibariyle, büyük bir operasyonu, dünyaya örnek olacak, literatüre girecek bir süreci tamamlamış olacağız. Bugün Türk Lirası, taşıdığı değerle, taşıdığı saygınlıkla, güçle, dünya para birimleri arasındaki haklı yerini almış durumda. Düne kadar krizlerle boğuşan Türk ekonomisi, bugün layık olduğu, özlediğimiz, arzuladığımız seviyelere ulaşıyor. Bugün Türkiye ekonomisi dünyanın en büyük 17'inci ekonomisi konumundadır. Bugün Türkiye ekonomisi, Avrupa'nın en büyük 6'ıncı ekonomisi konumundadır. Bugün Türkiye'nin müteahhitlik sektörü, çin ve ABD'den sonra dünya genelinde üçüncü sırada yer almaktadır. Bunlar Türkiye'nin ekonomik istikametinin doğru olduğunun bariz işaretleridir."
CUMHURİYET TARİHİNİN EN BüYüK KARAYOLU, HAVA TAŞIMACILIĞI, DEMİRYOLU VE KONUT HAMLESİNİ BAŞLATTIK
Ekonomideki iyileşmeyi, ekonomideki büyümeyi, eşit ve adil bir biçimde Türkiye'nin her karış toprağına, her bir ferdine ulaştırmak için yoğun bir gayret içinde olduklarını dile getiren Başbakan Erdoğan, Cumhuriyet tarihinin en büyük yol hamlesini, en büyük hava taşımacılığı, demir yolu ve deniz taşımacılığı hamlelerini yaptıklarını hatırlattı. Cumhuriyet tarihinin en büyük konut seferberliğini başlattıklarını da aktaran Erdoğan, şöyle devam etti: "Enerji noktasında, sağlık, eğitim noktasında, adalet, emniyet noktasında çok başarılı çalışmalara imzamızı attık. Refahı, kalkınmayı, ilerlemeyi, en ücra köşelere kadar ulaştırmanın heyecanı ve kararlılığı içinde olduk. 6 yılda birçok sorunu çözdük, birçok kronik sorunu çözüm yoluna koyduk. çözüm bekleyen başka sorunlarımız yok mu, elbette var. On yıllar boyunca üst üste birikmiş sorunları bir anda çözüp atmak mümkün olmuyor. Ancak zamanı geldikçe, zemini geldikçe bunları da çözüyoruz, çözeceğiz. Bakınız, çalışanlardan zorla kesilen ve ardından da yılan hikayesine dönüşen Zorunlu Tasarrufu tamamen tasfiye ettik, çalışanlarımıza tam 13 buçuk milyar YTL'yi, yani 13 buçuk katrilyonu ödedik. Hiç gündemde yokken, konut edindirme yardımı kesintilerini, yani KEY diye halk arasında ifade edilen, bizzat bu kesintiyi hükümet olarak biz gündeme getirdik, zorlu bir çalışmanın ardından KEY paralarını da ödemeye başladık. Bugüne kadar 2 katrilyon yani 2 milyar YTL'yi hak sahiplerine ödedik, ödemelerimiz devam ediyor. Ortaya çıkan aksaklıklar konusunda da ilgili arkadaşlarımız çalışıyorlar. Bütün hak sahiplerine hakları ödenecek. Şunu bütün kalbimle, bütün samimiyetimle ifade etmek istiyorum: 'İmkânlar el verdikçe, Türkiye'nin şartları ilerledikçe, iyileştikçe, bu imkânları, bu iyileşmeleri ilk önce çalışanlarımıza yansıtmaktan asla kaçınmayız. Nitekim 6 yıllık süre boyunca da yaptığımız budur."
2002 yılında en düşük memur maaşının aile yardımı dahil olmak üzere 392 YTL seviyesinde olduğunu ifade eden Erdoğan, önceki hafta açıkladığı ek zamlarla birlikte, en düşük memur maaşının 1.118 YTL seviyesine yükseldiğini belirtti. 2002 yılında ortalama memur maaşının 578 YTL seviyesinde bulunduğunu hatırlatan Erdoğan, son zamlarla birlikte ortalama memur aylığının 1.360 YTL olduğunu açıkladı. Bu 5 buçuk yıl içinde memur maaşlarını enflasyona ezdirtmediklerini söyleyen Erdoğan, "üstelik de geçmiş yıllardan gelen kayıplarını önemli oranda telafi ettik. Bugün geldiğimiz seviye elbette ideal seviye değildir, elbette arzuladığımız seviye bu değildir. Ancak, biraz önce de ifade ettiğim gibi, Türkiye'nin imkanları arttıkça, Türkiye'nin refahı arttıkça, bunu öncelikle çalışanlarımıza yansıtmaya devam edeceğiz ve şuna özenle dikkat edeceğiz enflasyon hiçbir zaman halkımızı artık ezen bir canavar olmayacak, her geçen gün bu canavarın tesiri evet vatandaşımızın üzerinde baskısını azaltacaktır." dedi.
-TüRKİYE BüYüK DEĞİŞİM VE ATILIMLARA HIZLA DEVAM EDİYOR-
Türkiye'de 6 yıla yakın zaman önce başlayan büyük değişim atılımının bütün hızıyla devam ettiğini bildiren Erdoğan, ülkenin her köşesinde yeni yatırımlar yapıldığını, geleceğin ihtiyaçlarının bugünden karşılamak için projeler gerçekleştirildiğini söyledi. 7-8 Ağustos tarihlerinde düşman işgalinden kurtuluşunun 92. yıldönümünü kutlamak için gittiği Bitlis'te bu atılımın nişanesi olan tesisleri de hizmete açtığını aktaran Erdoğan, şöyle konuştu: "Toplu olarak hizmete açtığımız tesisler arasında ilköğretim okulları, çeşitli liseler, derslikler ve bir yurt vardı. Yine tamamlanan Tatvan Sahil Yolu'nu ve Bitlisli kardeşlerimize yeni iş imkânları sağlayacak bir çimento üretim Tesisi'ni de hizmete açtık. 19 Ağustos'ta İstanbul'da erken yaşta kaybettiğimiz Futbol Federasyonu Başkanımız merhum Hasan Doğan'ın adını taşıyan Kartal Spor Kompleksi'nin açılışını yaptık. Aynı törenle İstanbul'un her iki yakasında 120 köyümüze Büyükşehir Belediyemiz tarafından yaptırılan 120 Park'ı hizmete açtık. 120 Köye 120 Park Projesi bizim çok önemsediğimiz, özellikle de çevreciliğin en güzel ifadesi olan yerel yönetimlerimize örnek gösterdiğimiz bir proje. Artık köylerimize de sosyal, sportif, kültürel tesisler kazandırma, kültürel tesisler kazandırma, köylerimizin hayat standartlarını da yükseltme zamanı geldi diye düşünüyoruz. Bu çerçevede 120 Köye 120 Park projesini bir ilk adım olarak görüyoruz, nice başka projeye ilham vermesini bekliyoruz. 23 Ağustos'ta bu defa Rize'de bir sağlık ocağı, bir sağlık merkezi ve bir termal ötelin açılışlarını gerçekleştirdik. Bugün Türkiye'nin nasıl bir kalkınma dinamizmi içinde olduğunu, nasıl bir yatırım seferberliği içinde olduğunu gösteren güzel örnekler bunlar. İnşallah bu yatırımlar, Türkiye'ye geleceğini kazandıracak, güzel projeler her geçen gün artarak devam edecektir. Türkiye emin adımlarla hedeflerine yürüyor, kimsenin bundan şüphesi, endişesi olmasın. Sevgili vatandaşlarım... Biliyorsunuz her Ağustos ayının sonunda büyük zaferin yıldönümünde, 30 Ağustos Zafer Bayramını milletçe büyük bir coşku ile kutluyoruz.
Konuşmamın sonunda Zafer Bayramınızı kutlarken, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve istiklal kahramanlarımız başta olmak üzere bu ülke için canını feda etmiş bütün şehitlerimizi bir kere daha rahmetle, şükranla anıyorum. Hafta başından itibaren idrak edeceğimiz barış ve hoşgörü ayı mübarek Ramazan'ın da ülkemiz, milletimiz, İslam âlemi ve insanlık için hayırlara vesile olmasını Allah'tan temenni ediyorum. Sizleri tekrar en kalbi duygularımla selamlıyorum. Kalın sağlıcakla…"
(CİHAN)
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.