Okullar Ve Dini Vecibeler

Okullar Ve Dini Vecibeler
26 Mart 2013 tarihinde yazmış olduğum Kılık-Kıyafet ve Diyanet adlı yazıyı Habervaktim’e göndermiştim.

Sağ olsun haber sitenizde 27 Mart 2013 tarihinde saat 11.14’te “Diyanet İşleri Başkanlığı’na Zor Soru: Başörtüsü ve Tesettür Hutbe Konusu Olamaz mı?” şeklinde haber yapıldı. 

Yazımızda kamuda kılık-kıyafet serbestîsi için MEMUR-SEN Konfederasyonu’nun 12 milyon üç yüz bin imza topladığını belirtmiş ve teşekkür etmiştik. Memur-Sen Konfederasyonu’nun “kamuda kılık-kıyafet serbest olana kadar serbest kıyafetle iş yerlerine gitme” eylemi başlattığını, eylemle ilgili hükümet ve muhalefetin sessiz kaldığını -kaldı ki eylem sürmesine rağmen hala bir ses çıkmadı- paylaşmıştık. Devamında ise “Genelkurmay Başkanlık da Diyanet değil mi? Askerlikle ilgili mevzuat hazırlanırken Genelkurmay’dan görüş alınırken, hatta Genelkurmay dediğim dedik, çaldığım düdük derken, Diyanet neden müdahil olmuyor/olamıyor. Veya ders saati ile Cuma saatinin çakışması sonucu namaza gidemeyen öğretmenlerin ve öğrencilerin sorunu Milli Eğitim Bakanı ile görüşüp çözemez mi? Kilise’de ki ayin saati ile ders saati çakışsa idi, Papa ne yapardı? Sinagoga gitme engeli karşısında Yahudi din adamları sessiz kalır mı?” demiştik.

28 Mart 2013 tarihinde saat 17.40’ta Diyanet İşleri Başkanımız Sayın Mehmet GÖRMEZ’in, Milli Eğitim Bakanı Sayın Nabi AVCI’yı ziyaret ettiğini Bakanlığın internet sitesinden öğrendim. Tevafuk olmuş, tabii ki daha önceden programlanmış bir görüşmede olabilir. Bizim yazımız üzerine de ziyaret yapılabilir. Her ne sebeple olursa olsun; Diyanet İşleri Başkanımız Sayın Mehmet GÖRMEZ’in Milli Eğitim Bakanı Sayın Nabi AVCI’ya yapmış olduğu ziyaretten dolayı teşekkür ediyorum.

Ziyaretle ilgili MEB’in sitesinde herhangi bir açıklamaya rastlamadım. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın resmi internet sitesine baktım; orada açıklama değil ziyaretle ilgili bir haber bile yoktu. Yani ziyarete Milli Eğitim Bakanlığı internet sitesinde yer vermiş ama Diyanet İşleri Başkanlığı ise ya unutmuş ya da sitede yer verme gereği bile duymamıştı. Ziyaretin içeriği hakkında bilgi verilmemiş, ama ben öğretmen ve öğrencilerin dini vecibelerini özellikle namaz kılmalarını engelleyen okullarda mescit olmayışının ve namaz vakti ile ders saatinin çakışmasının gündeme getirildiğini düşünmek istiyorum.

Diyanet kamuda kılık-kıyafet serbestîsi ile ilgili sessizliğini sürdürüyor. Kamuda başörtüsünü yasaklayan yönetmelik halen duruyor. M. Kemal’in isteği ile Milli Mücadelenin farz olduğu ile ilgili fetva vererek güzel bir görev ifa eden Diyanet İşleri Başkanlığı (Ankara Müftüsü) başörtüsünün Allah’ın emri ve her Müslüman kadına farz olduğunu Ak Parti Hükümeti’ne bildiremez mi? Bakanlardan başörtüsünü yasaklayan yönetmeliğin bir an önce değişmesini talep edemez mi?

Ayrıca Milli Eğitim Bakanı Sayın Avcı’nın öğrencilerin okula serbest kıyafetle gelmesine neden karşı olduğunu sormuştur herhalde. Çünkü çocuklarımız açılıp-saçılmaya okulla başlıyorlar.  Şalvarlı kız çocuğu etekle, erkek çocuğu ise pantolonla okulda tanışıyor. Görevi milli kültürü aktarmak olan eğitim yuvaları batı kültürünü dayatıyor.

İslam’da dans var mıdır? Müslüman bir erkek Müslüman bir kızla dans edebilir mi? Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı anaokullarında dans öğretilmesi caiz midir? Diyanet İşleri Başkanımız Sayın Mehmet GÖRMEZ, anaokullarında Müslüman çocuklarına dans öğretildiğini görüyordur inşallah. Görmekle kalmayıp, bunun caiz olup olmadığını İletişimci Milli Eğitim Bakanımızla paylaşmıştır. İletişimciliğin sadece paylaşmakla olmayacağını bilen Milli Eğitim Bakanımız da, bu konuda gerekli adımları atarak, altı yaşındaki kız çocuklarımızın yarı çıplak şekilde dans etmesinin önüne mutlaka geçecektir. Hatta etkinlik adı altında yoğa yapılmasını da müsaade etmeyecektir. Sonuçta Diyanet İşleri Başkanlığı da anayasal bir kuruluştur. Herhalde laf olsun diye kurulmamıştır. Müslüman çocuklarına gâvur eziyeti (yoğa) yaptırılması, hele Milli Eğitim çatısı altında olması da bu ziyarette konuşulmuş veya Milli Eğitim Bakanı’nın Mehmet GÖRMEZ’e yapacağı iade-i ziyarette konuşulacaktır.

Yaz mevsimi gelip millet açılıp saçılmadan başörtüsü ve tesettürün hutbe konusu olmasını rica ediyorum. Tesettür ve başörtüsü hutbe konusu olsun ki, açılıp-saçılmanın günah olduğunu bilsinler ve sıcak bahanesiyle bayanlar açılıp saçılmasın. Sonuçta sokaklarımızda yarı çıplak gezenler de bizim insanımız ve bu ülkede yaşıyorlar. Mutlaka baba, amca, dayı, dede veya bir yakını Cuma namazına geliyordur. Bu nedenle minberlerden açılıp-saçılmanın günah, tesettürün Allah’ın emri olduğunu ve “Edep ya hu” nidasını bir an önce duymak istiyoruz.

Öğretmen ve öğrencilere sağlanan hac ile umre teşvik ve kolaylığından dolayı da Diyanet İşleri Başkanımız Sayın Mehmet GÖRMEZ’e teşekkür ediyoruz.

Ali USLU / Habervaktim.com Okuru

 

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.