Dünya Değişiyor Mu?
Yaşanan değişim, tüm dünyayı etkiliyor, herhangi bir coğrafyayla sınırlı değil, herhangi bir kültür veya siyaset bölgesiyle sınırlı değil, tüm dünya değişim dalgasının girdabına kapıldı. Değişim dalgası, farklı kültür havzalarında farklı ritimlerle devam ettiği için veya biz sadece bazı bölgelere dikkat ettiğimiz için, dalganın büyüklüğünü ve derinliğini farkedemeyebiliyoruz.
Büyük değişim dalgası, yirminci asırdaki tüm güç merkezlerini yerle bir ediyor, yerine yenilerini çıkarıyor. Güç, servet, inisiyatif coğrafya değiştiriyor. Şimdi mesele, eski güç merkezlerini yıkan ve yenilerine fırsat ve imkan veren bu dalgadan, Müslümanların azami şekilde faydalanmasını mümkün kılacak yolları bulmakta.
İhsan Şenocak, “Amerikan-İngiliz Çağı Kapanıyor” başlıklı yazısında bu meseleye temas ediyor. Tahmin edileceği gibi İhsan hoca, mevzuu, güç ve servet gibi sebep değil de netice olan başlıklarla değil, temelinden kavrayan ve ortaya seren bir bakış ve anlayışa sahip. Bu sebeple de konu İhsan hocanın elinde, “ilim” ve “fikir” meselesi haline geliyor.
İhsan hoca kısa bir tarih muhasebesiyle meseleyi ele alıyor ve Osmanlının yıkılış sürecini bu muhasebenin miladı olarak kabul ediyor. Kısa bir makalede tüm İslam tarihinin muhasebesini yapmak kabil olmayacağı için, meselenin nirengi noktasından başlamak istemiş olmalı. Şöyle diyor meselenin başında; “Tanzimat’la başlayan batılın altın çağı, İslam’ı kuşatma noktasında bütün zamanlardakinden daha müessirdi. Çünkü bu kuşatmanın esas amili olan İngilizler, dünya sömürü projelerini hazırlarken siyasetten eğitime kadar batılın geçmiş mağlubiyetlerini etraflı şekilde okumuş ve adımlarını bütün yaşananları dikkate alarak atmıştı. İngilizler, öncelikle Müslümanların ilim ve fikir yerleşkelerine giden bütün güzergahları kapattı.” İşte bu… Yolu kapalı caminin açık olmasının, yolu kapalı olan medresenin açık olmasının, yolu kapalı tekkenin açık olmasının tek anlamı, reklam ve propaganda malzemesi yapılmasıdır. Seksen yıldır Türkiye’deki laiklerin söylediği gibi, “camiler açık, gitme diyen mi var?” türünden bir “açıklık” ne anlam ifade ediyor olabilir ki.
İhsan Şenocak, Moğol istilası tecrübesine temas ederken şunu söylüyor; “İlim, fikir ve siyaset ehramımız yıkılmış, varlığımız enkaza dönüşmüştü. Kitaplar yakılmış, toplu katliamlar yapılmış, günlerce nehirler kan ve mürekkep renginde akmıştı. Fakat ulema, giriş-çıkış yasağı getirilen virane ilim yerleşkelerini terk etmedi. En zor yıllarda medrese büyük ruhlu alimler doğurdu. Her bir alim bir kriz masası kurup, onu yönetti. Yaşadığı yere dair, “Enkaz kaldırma ve hayatı İslam’a göre inşa etme planı” hazırladı, sonra da bunun tatbikinde bizzat rol aldı. İlminin ve fikrinin takipçisi oldu.” Ulemanın inisiyatif kullanması, siyasi hakimiyetin ve otoritenin dağıldığı bir vasatta cemiyeti kendi merkezinde toplamış, hayatın karargahını medresede kurmuştur.
Ne var ki Moğol istilası askeri bir istilaydı, bu günün batı istilası çok daha derin ve kapsamlı. Moğol tecrübesinden alacağımız bir çok fayda varsa da, bu günün meselelerini çözmeye yetecek çapta değil, çünkü günümüzde alim de kalmadı, olanlar da hayata vaziyet edemiyor. Zaten silsile büyük oranda koptu. İhsan Şenocak, “Uyanış Çağından Diriliş Çağına” ara başlığı altında, bugün meselenin nasıl halledileceğine temas ediyor. Yeni Delhi’nin Diyobend köyünde başlayan ve Diyobendi Medresesi diye maruf olan ilim mecrasından, Ali Haydar Efendinin tasavvuf bahsindeki cehdinden, son Şeyhülislam Mustafa Sabri Efendinin teliflerinden, İmam Zahid Kevseri’nin eserlerinden, Bediüzzaman’ın Risalelerinden, Hasan el-Benna’nın hareket ve hamlesinden, Hasan en-Nedvi’nin ve Necip Fazıl’ın tefekküründen bahsederek ekliyor; “İngiliz merkezli Batı cephesi için bu çok yönlü İslami hamle beklenmedik bir gelişmeydi. Bu yüzden yeni durum karşısında istedikleri çapta yeni stratejiler geliştiremediler. Ümmet onlarca yıl önce büyük ruhlu alim ve mütefekkirlerin himmetiyle uyanış çağına girdi. Eğer içerde, Batı cephesinin gönüllü işbirlikçileri tarafından yönetilecek bir kırılma olmazsa yakında uyanış çağı, yerini diriliş çağına bırakacaktır”.
Hüküm dergisini takip edenler mutlaka kazançlı çıkar, takip etmeyenler ise en azından karlı çıkmaz. Bizim ısrarlı tavsiyemiz derginin takibi istikametinde…
Hüküm

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.