İri Medya Ahlaksızlığı
Amerika'nın tarihi maratonu olarak bilinen ve 23 bin yarışçının katıldığı 15 Nisan’daki Boston Maraton'unda patlayan bombalar sonucu 3 kişi ölmüş, 147 kişi yaralanmıştı.
Saldırının failleri olduğu iddia edilen Çeçen kardeşlerden Tamerlan Tsarnaev (26) polisle girdiği çatışmada öldürüldü. Kaçan diğer fail Dzhokhar Tsarnaev ise (19) kıstırıldığı bir evin bahçesindeki teknede ağır yaralı olarak ele geçirildi. Yakalanan Tsarnaev’in “ağzından vurulması” ve konuşamayacak durumda olması dikkat çekmişti.
Diğer taraftan, üç ay önce ise (1 Şubat 2013) ABD’nin Ankara Büyükelçiliği’ne bombalı intihar saldırısı düzenlendi. Gündüz saatlerinde yapılan saldırıda, güvenlik görevlisi bir vatandaşımız hayatını kaybederken, üzerinde bomba bulunan terörist parçalanarak öldü. Gazeteci bir kadının da yaralandığı saldırıyı terör örgütü DHKP-C’nin gerçekleştirdiği ve saldırganın Ecevit Şanlı olduğu aynı gün açıklandı. Ecevit Şanlı’nın, 1997 yılında İstanbul Emniyet Müdürlüğü ve Harbiye Orduevi’ne yönelik saldırı hazırlığındayken yakalandığı, hastalığı nedeniyle cezaevinden salıverildiği ortaya çıktı.
Zaman Gazetesi Yayın Yönetmeni Ekrem Dumanlı, “Terörün her türüne lanet!” başlıklı önceki günkü yazısında bazı gazetelerin terör haberlerini veriş tarzındaki çarpıklıkları haklı olarak eleştirmiş.
Dumanlı, Boston’daki terör saldırısı ile ABD’nin Ankara Büyükelçiliğine yapılan terör saldırısında, “bazı gazetelerin ayrıntılara orantısız vurgu yaptığını işaret ederek teröristin birbirinden farkı yoktur…” diye yazdı. Yazısının devamında “Şu ana kadar görünen manzara o ki Amerikan basını bizdeki bir kısım medyadan daha sorumlu, daha duyarlı. Türk basınının bir bölümüne bakacak olursanız zanlıların Çeçen çıkması karşısında muazzam bir mutluluk yaşadıklarını göreceksiniz. Onların dindarlığına vurgu yapmaları boşuna değil.
Daha geçen ay DHKP-C eylem yaptı ABD Büyükelçiliği’ne, intihar saldırısı düzenledi; Çeçen eylemcilere karşı ellerini kovuşturanlar o saldırıyı üçüncü, beşinci haber yapabildi ancak…” demiş.
Bir kısmını alıntı yaptığımız o yazısında değindiği hususları doğrulayan, Amerikan basınının bile cesaret edemeyeceği başlıkları atan o gazete manşetleri:

Hürriyet Gazetesi:
BOMBACI Almanya’dan geldi - (2 Şubat)
ÇEÇEN BOMBASI
ABD’de bombacı iki Çeçen kardeşten biri öldürüldü, biri aranıyor – (20 Nisan)

Akşam Gazetesi:
- YİNE HASTA BOMBACI - (2 Şubat)
- BOMBACI ÇEÇEN KARDEŞLER – (20 Nisan)

Cumhuriyet Gazetesi:
- İSTİHBARAT UYUDU MU?
ABD’nin Ankara Büyükelçiliği’ne düzenlenen saldırıda 2 kişi öldü, 1 gazeteci yaralandı. - (2 Şubat)
- Boston zanlıları Çeçen – (20 Nisan)

Milliyet:
- ELİNİZ NE GEÇTİ ?
Canlı bomba eylemi masumları vurdu - (2 Şubat)
- Maraton dehşetinde zanlı Çeçen kardeşler – (20 Nisan)

Sabah Gazetesi:
- MİMLİ BOMBACI - (2 Şubat)
- BOMBACILAR ÇEÇEN ÇIKTI – (20 Nisan)

Takvim Gazetesi:
- TAŞERON CANLI BOMBA- (2 Şubat)
- Bombacılar Çeçen – (20 Nisan)
Terör kimden ve nereden gelirse gelsin lanetlenmesi gerekiyor.
Karanlık ve şüpheli birçok soru işaretlerini barındıran Bostan saldırısının zanlısı olduğu iddia edilen Çeçen kardeşlerin isimleri ve resimleri 1.sayfada sık sık kullanılırken, anne ve babasının fotoğraflarına da sayfada yer ayrılıyor. Kız arkadaşının bile Müslüman olduğu fotoğraf altında vurgulanarak bir kısım zihinlerde yıllardır oluşturulan korkuyu diri tutmak istiyorlar. Maalesef birçoğu teferruat bilgiler 2-3 gün 1. sayfadan verilmeye devam ediyor.
Oysa, geçmişteki elçilik saldırısından sonra ise, olayın sorumlusu DHKP-C örgütünün ismi haberde yalnızca 1.gün, 1.sayfada 1 defa o da satır arasında geçiyordu. Ertesi günlerde bırak örgütün adını anmayı haberin devamını bile sayfada bulabilmek için beyni ve gözü yormak gerekiyordu.
Bazı gazetelerin manşetlerine bakınca, ister ülke içinde, isterse ülke dışında ortaya çıkan şiddet ve terör hâdiseleri bahane edilerek Müslümanların toptancı bir yaklaşımla zaman zaman kamuoyu nazarında maznun durumuna düşürülmek istendiği görülebiliyor.
Araştırmacı Mustafa YAKUTCAN / Habervaktim.com
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.