Çözümden Daha Önemli Olan
Çağın en yaman savaşı insanla kelimeler arasında.
Aydının görevi kelimeleri zorla fahişeliğe sevk edenlere dur demek.
Terör denilen şeamet, binbir kelimeyi emellerine zorla ram ediyor.
Siyahı beyaz olarak kabul ettiğiniz an, toplum sarsılır ve değerler anarşisiyle medeniyetiniz geri sayıma başlar.
Marx'ın çabalarıyla ihraç edilinceye kadar 1. Enternasyonal'in en etkili ve mühim liderlerinden meşhur anarşist Bakunin "Şeytan hür düşünceyi temsil eden ilk özgürlük kahramanıdır" diyordu.
Düşüncelerini terör üstüne bina etti.
Ve "Siyasi cinayetlere kesinlikle karşı değiliz. Terörü ilke olarak hiç reddetmedik asla da reddetmeyiz" diyen Lenin.
Bugün Marksist Leninist veya Maoist bilinen terör örgütlerinde "devrimci şiddet" ve "silahlı propaganda" kavramları Lenin ve Bakunin'e çok şey borçludur.
Onlar devrimci şiddet, silahlı propaganda der, siz terör dersiniz.
İnsanla kelimelerin savaşı başlar.
"Bu terördür" diye bas bas bağıran uluslararası mahkeme kararlarına, sözleşmelere, kanunlara ne hacet.
Azıcık vicdanı olan herkes terörü soğuk nefesinden ve üslubundan tanır.
Manalar, üstünde oturdukları kelimelerin üzerinden seslenir kitlelere.
Teröristler manaların altından kelimeleri çekme azmindedirler.
Bugün bunu KCK başarıyla yapıyor.
Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi Genel Kurulu'nda görüşülen Türkiye siyasi denetim raporu, oylanarak kabul edildi.
"PKK terörizmi" rapordan çıkarıldı, "Türk" yerine "Türkiye vatandaşları" denildi.
BDP'li Ertuğrul Kürkçü'nün teklifi kabul edilerek, raporda yer alan "PKK terörizmi" ifadesi, "çatışma" olarak değiştirildi.
İzleme komitesinin verdiği ve genel kurulda kabul edilen önergeye göre de raporda PKK'lılardan "PKK aktivisti" olarak bahsedildi.
Bu gelişmeyle AB terör örgütleri listesinde PKK'nın mevcudiyeti önemli ölçüde anlam ve önem kaybına uğradı.
Dikkat ki PKK kanlı izlerini, kelimelerle silmeye devam ediyor.
"Çözüm süreci" kelimeleri kaybettirmemeli.
Kelimeler ve değerlerin olmadığı bir iklimde hayat ve toplumun anlamı var mı?
İnsanın inandığı veya inkâr ettiği dünyaların hepsi kelimeler ve değerler üzerine inşa edilmiştir.
Bilimsel tekâmül uğruna pek çok değerden vazgeçen Batı, bugün bile kelimelere yönelik tasalluta asla müsamaha göstermez.
IRA ve ETA süreçlerinde İngiltere ve İspanya, "terör" kelimesinin sabote edilmesine, içinin boşaltılmasına izin vermemiştir.
Bugün cezaevlerinde 3000 ETA mensubunun cezasını çekmekte olduğu İspanya'da ETA hâlâ bir terör örgütüdür.
İngiltere'de de IRA öyle.
Hâlâ AB ülkelerinde terörist sayılmanız için mutlaka silahlı eylem yapmanız gerekmiyor.
Teröre fikren veya sözle destek vermek de sizi terör dairesine sokuyor.
Tehlikeyi görmek gerek.
PKK'nın kendisi terör örgütü, faaliyetleri de terör olmaktan çıkarsa, terör kavramının içini ne ile doldurursanız doldurun hepsi yalandır.
PKK terörist olmaktan çıkarsa dünyada ve Türkiye'de "işte bu" diyebileceğiniz bir terör örgütü kalmaz.
Buna rağmen devlet illegal silahlı yapıları terör örgütü olarak tanımlamaya devam ederse haksızlık ve tutarsızlık yapmış olur.
Türkiye uluslararası arenada kâfi derecede PKK'yı ve PKK terörünü anlatmadı.
KCK/PKK/BDP ekseni ise kendilerinin "tüm Kürtler'in temsilcisi" olduğu yolunda devletten çok daha başarılı bir propaganda faaliyeti yürüttüler.
Devlet teröre bilimsel ve teknik bir kavram olarak bakmaktansa, politik, zamana ve şahsa göre değişen bir kavram olarak baktı.
Liberaller de bu duygusal ve indî bakışı destekledi.
Robespierre'in ''Terör kötüdür ama biz onun erdemlisini yapıyoruz'' itirafına kulak tıkadılar.
Çözümden daha önemli olan, işin sonunda değerleri, kelimeleri ve manaları kaybetmemektir.
İyi ile kötüyü hercümerç edebilirsiniz ama ortaya çıkan şeyin adını "iyi" koyamazsınız.
PKK'nın terör örgütü olduğuna önce devlet inanmalı.
Senin kâfi derecede inanmadığın olguya elin oğlu neden inansın?
Gültekin Avcı - Bugün
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.