'Kitapların yakılıp yakılmadığına bakılıp bakılmadığına bakın'(MİZAH)
Özkan, geçtiğimiz günlerde MÜSİAD'ın bir toplantısında sektörün sıkıntılarını dile getiren bir konuşma yaptı ve sözlerine şu fıkrayla başladı:
"Bir adam hastalanınca arkadaşı şu tavsiyede bulunmuş;
-Doktora gitmelisin. Onun yaşaması için senin muayene olman lazım. Verdiği reçeteyi de mutlaka yaptır. Zira eczacının da yaşaması lazım. Ancak sakın o ilaçları içme. Çünkü senin de yaşaman lazım."
Özkan bu fıkrayı şuna bağladı:
"Biz sanayici ve işadamları hukuğu ve sıkça değişen mevzuatı çok iyi bilmeliyiz. Bunun için bir avukat tutmalıyız. Zira avukatın yaşaması lazım. İş Kanunu'nu da çok iyi bilmeliyiz. Bunun için de emekli bir Çalışma Bakanlığı müfettişi tutmalıyız. Zira o da yaşamalı. Bizim yaşayıp yaşamadığımızsa çok önemli değil. Zaten İş Kanunu'na göre hiçbir iş yapmayıp işletmeyi kapatmamız lazım.
Üstüne üstlük bir de ucuz Çin mallarıyla uğraşan Türk sanayici ve işadamlarının önündeki engeller mutlaka kaldırılmalı. Yoksa işsizlik patlar."
Özkan, konuşmasında statükocu bürokrasiyi de, "Uçurtmayı Vurmasınlar" filminden, kimseye güvenmeyen yasakçı kafaların eleştirildiği bir bölümle ti'ye aldı.
"Komutan, bir grup askere şu talimatı verir;
-Yasak kitapları yakın!
Onların ardından çağırdığı diğer askerlere ise;
-'Kitapların yakılıp yakılmadığına bakın!' der.
Son gelen gruba verilen emir ise hepsinden komiktir;
-Kitapların yakılıp yakılmadığına bakılıp bakılmadığına bakın"
Rıfat Yörük/Habervaktim.com/Mizah
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.