Fıkra Gibi Diyaloglar

Fıkra Gibi Diyaloglar
Rize Milletvekili Hasan Karal, kendisiyle röportaj yapmak için giden gazetecilere memleketinde başından geçen bir birinden ilginç olayları anlattı.

Başbakan'ın memleketinden milletvekili olmanın zorluklarına değinen Karal'ın bahsettiği konuların her biri fıkra gibi.

İşte o diyaloglar:

RİZELİ TEYZENİN TELEFONU

2011 genel seçimlerinden hemen sonra Rize'den milletvekili olan Hasan Karal'ın telefonu, sonuçların açıklandığı günün ertesi günü çalar. Telefondaki ses yaşlı bir teyzeye aittir.

-Buyur teyze

-Nasılsın oğlum?

-İyiyim teyze… Benden bir isteğin mi var, neden aradın teyze?

-Senden hiçbir isteğim yok oğlum

-Eee, o zaman neden aradın?

-Hiç oğlum, bakayım milletvekili olduktan sonra cep telefonun numarasını değiştirdin mi? Diye test edeyim, dedim…

GECENİN 03:30'UNDA ‘TEŞEKKÜR' TELEFONU

Karal, bir sabah uyandığında cep telefonuna gece saat 03:30'da gelen bir çağrıyı görür ve çok önemli olduğunu düşünerek, gelen çağrıdaki telefonu arar. Telefonu yaşlı bir amca açar.

- Ben Hasan Karal, saat 03:00'da aradığınıza göre çok önemli bir mevzu var galiba…

- Var oğlum var! Hani geçen gün ben senden bir ricada bulunmuştum ya, sağolun o işimi halletmişsiniz. Bir teşekkür etmek için, Allah razı olsun, demek için aradım.' der ve telefonu kapatır.

TERASINI KAPATTIRMAK İÇİN KANUN TEKLİFİ İSTEYEN SEÇMEN

Kartal, başından geçen bir diğer olayı ise şöyle anlattı: "Rize'de esnaf olan, aynı zamanda şehrimizin akil insanlarından olan bir ağabeyimiz beni aradı. O ağabeyimiz bana ‘Sayın vekilim, ben bir dubleks daire aldım ama üst katını (Teras katı) kapatamıyorum, yarısını ancak kapatabildim. Ondan dolayı, güvercinler sürekli gelip teras katını pisliyor, hanım da bundan çok rahatsız oluyor. Belediyeye gittim, onlar da bana ‘orası teras katı, kapatamazsın' dedi. Sen en iyisi benim için bir kanun teklifi ver de, ustalara teras katını kapattırayım' deyince ben şok oldum.

Sonra ben de şaşkınlığımı gizleyemedim ve "nasıl yani senin için kanun teklifi mi vereceğim? Eğer böyle bir şey yaparsam, senin gibi yüzbinlerce insan var, emsal teşkil eder" dedim. 

Ben bu isteğin bir şaka olduğunu düşünürken, o ağabeyimiz talebinde ısrar etti: "Seninle yıllardır tanışıyoruz, o kadar hukukumuz var. Benim için bir kanun teklifi vermeyecek misin?"

AK'I HALK ANLAYAN DEDE

"Bir köye gittim. Köyün meydanında bir taşın üzerinde oturan 90'lı bir dedenin halini sorayım diye yanına yanaştım. Dedeye ‘Selamün aleyküm' dedim, dedenin kulakları çok ağır işittiğinden zar zor ‘Aleykümüsselam' dedi. Dede, beni tanımadığından ‘sen kimsin' dedi.  Kendimi tanıttım: Ben AK Parti Rize Milletvekili Hasan Karal… Dede, o esnada ‘bana defol git buradan Allah belanı versin!' deyince resmen beynimden vurulmuşa döndüm. Moralim o kadar çok bozuldu ki, o anı anlatamam. Kendi kendime ‘Bir vekil olarak, Rize'nin bir dağ köyüne gelmişim ve nedenini bilmediğim bir şekilde vatandaş beni köyünden kovmuş' diye söylendim. Tabi, o gün katıldığım tüm programlarda aklım hep o dedenin sözlerindeydi, aklım o dedede kaldı.

Benimle beraber o köy ziyaretinde bulunan bir arkadaş benden habersiz, köye gidip o dedenin neden böyle bir tepki verdiğini sormuş. Dede ise, ‘ben kimseyi kovmadım, nereden çıkardın sen onu?' cevabını vermiş.

Bizim arkadaş da ‘yahu dede az önce buraya bir milletvekili geldi ve sen onu kovdun' demiş. Dede de, "onlar beni çocukluğumda beni dinlememiş kovmuştu, ben de şimdi o çocukluğumun intikamımı aldım" demiş.

‘İyi de dede, sen çocukken AK Partili vekilimiz daha dünyaya bile gelmemişti. Nasıl oluyor da seni kovmuş oluyor?' sorusu karşısında dedenin verdiği cevabı ve bu anıyı hayatım boyunca unutamam:

"Ben onu ‘halk partili' sandım, AK olduğunu anlamadım."

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.