Parkçıların Skandal Taleplerine Perde

Parkçıların Skandal Taleplerine Perde
Gezi Parkı Platformu üyelerinin dün kameralar önünde açıkladığı ve gerçek yüzlerini tüm çıplaklığı ile ortaya koyan “talepler”in, gazetelerce üstü örtülmek istendi.

Bir tek Akit, bu şok talepleri ilk sayfasından aktararak, “platform sanki dış güçlerin sözcüsü” diye tepki gösterdi.

Neydi o talepler?

3. köprü projesinin iptal edilmesi, 3. havalimanı ihalesinin durdurulması, Kanal İstanbul projesinden vazgeçilmesi, enerji santrallerinin yapımının durdurulması…

Bu şok talepleri gazetelerde göremedik bugün.

Yer ver(e)mediler çünkü, destek çıktıkları eylemcilerin gerçek yüzlerini açığa çıkarıyordu.

Malum medyanın yanı sıra Hükümet’e yakınlıkları ile bilinen ve sürekli “yandaş medya” olarak anılan gazetelerde de göremedik bu skandal talepleri.

Gazetelerde platform üyelerinin, geniş kesimlerce “son derece masum” karşılanabilecek diğer şu talepleri ön plana çıkarıldı:

“Gözaltına alınanlar serbest bırakılsın,

Gezi Parkı park olarak kalsın,

Gezi Parkı'na topçu kışlası veya başka bir yapı yapılmasın,

AKM'nin yıkımından vazgeçilsin,

1 Mayıs alanı olan Taksim ve Kızılay başta olmak üzere Türkiye'deki tüm meydanlarda toplantı, gösteri yasaklarına son verilsin,

İfade özgürlüğünün önündeki tüm engellerin kaldırılsın…”

AMA İYİ Kİ AKİT VARDI

Oysa eylemcilerin en dikkat çeken ve habere değer talepleri 3. köprü projesinin iptal edilmesi, 3. havalimanı ihalesinin durdurulması, Kanal İstanbul projesinden vazgeçilmesi, enerji santrallerinin yapımının durdurulmasıydı…

Bu noktada Akit farkını ortaya koyarak, asıl olaya dikkat çekti.

Bir tek Akit, bu şok talepleri ilk sayfasından aktararak, “platform sanki dış güçlerin sözcüsü” diye tepki gösterdi.

Gezi Parkı Platformu üyelerinin Başbakanlık Binası önünde yaptıkları konuşmanın bam teli olarak değerlendirilecek o bölümünün dökümü aynen şöyle:

“27 Mayıs 2013 saat 22.00′dan bu yana ülkemizin meydanlarında, caddelerinde, sokaklarında ve tüm kamusal alanlarında yükselen tepkilerinin içeriğinin, ruhunun, beklentilerinin, taleplerinin yetkililer tarafından fark edilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Yaşananları “marjinallikle” açıklamaya çalışmak görmezlikten gelmek anlamına gelir. Gezi Parkına müdahale ile simgeleşen iktidar anlayışının yurttaşlarımızda “yaşam tarzına ve inançlarına müdahale ve hor görülme” biçiminde algılandığı ve buna kadını, erkeği, genci, yaşlısı ile büyük bir toplumsal tepki gösterdikleri; “biz varız, buradayız ve taleplerimiz var” biçiminde yanıt verdikleri görülmektedir.

Yükselen bu tepkinin içeriğinin; Başta 3. Köprü, 3. Havaalanı, Kanal İstanbul, AOÇ ve HES’ler olmak üzere ekolojik değerlerimizin talanına ve güncel olarak Tabiatı ve Biyolojik Çeşitliliği Koruma Kanunu Tasarısına ilişkin itirazların, ülkemize ve bölgemize ilişkin savaş siyasetine karşı duruşun ve barış talebinin, alevi yurttaşlarımızın hassasiyetlerinin, kentsel dönüşüm mağdurlarının haklı taleplerinin, kadınların bedenleri üzerinde denetim kuran muhafazakar erkek politikalarına karşı yükselen sesin, üniversite, yargı ve sanatçılar üzerindeki baskılara karşı direncin, başta Türk Hava Yolu işçileri olmak üzere tüm emekçilerin hak gasplarına karşı taleplerinin, tüm cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği ayrımcılığına karşı mücadelenin, yurttaşların eğitim ve sağlık hakkına ulaşımının önündeki tüm engellerin kaldırılması istemleri olduğunu iktidar sahiplerine iletmek istiyoruz.”

O AÇIKLAMANIN VİDEOSU İÇİN TIKLAYIN

Habervaktim.com

 

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
17 Yorum