Kerkük'te gözler 9 Eylül'de açılacak Irak Meclisi'nde

Kerkük'te gözler 9 Eylül'de açılacak Irak Meclisi'nde
Cihan, Irak Parlamentosu'nun yarın yeni dönem çalışmalarına başlamasından önce Kerkük'ün nabzını tuttu. Tatile girmeden önce Kerkük'ün statüsünü de yakından ilgilendiren Yerel Seçim Yasası'nı karara bağlayamayan Irak Parlamentosu'nun ilk ele alacağı ko

Türkmen, Kürt ve Araplardan oluşan 3 ayrı etnik gruba yüzde eşit oranda temsil yetkisi tanıyan Yerel Seçim Yasası'na Kürtler karşı çıkmıştı. Cihan, Kerkük'te hem Kürt hem de Türkmen yetkililerle görüşürken, halkın da yasa hakkındaki düşüncelerine mikrofon uzattı. 

Irak Meclisi'nin, Kerkük İl Meclisi'nde Türkmen, Kürt ve Araplardan oluşan 3 ayrı etnik gruba yüzde 32'lik eşit oranda temsil yetkisi verdiği Yerel Seçim Yasası'nı protesto etmek için 28 Temmuz'da Kürt partilerinin organize ettiği protesto gösterisinde yapılan intihar saldırısının üzerinden bir aydan fazla süre geçti. Saldırı sonrasında Türkmen parti ve kuruluşlarına yönelik saldırılar olmuş ve çıkan çatışmalarda 11 kişi vurularak öldürülmüştü. Türkmen ve Kürt partiler halen bu olaylar üzerinde farklı iddiaları dile getiriyor. Kerkük Valisi Mustafa Abdurrahman, olaylar hakkında mahkeme tarafından yürütülen tahkikatın sürdüğünü ve henüz bir neticeye ulaşılmadığını söylüyor. Kürt yetkililer ise ölen 11 Kürt vatandaşın Türkmenler tarafından öldürüldüğünü iddia ediyor. Diğer yandan Türkmenler de olay günüyle ilgili yapılacak basit istihbarat ve emniyet çalışmalarıyla gerçeğin gün yüzüne çıkacağına inanıyor. Kerkük İl Meclisi'nin Türkmen üyesi Hasan Turan öldürülen şahısların üzerinde çıkan kurşunların balistik incelemelerinin yapılmasının dahi cinayetlerin Türkmen güvenlik görevlileri tarafından işlenmediğini göstereceğini söylüyor.

22 Temmuz'da Meclis'in aldığı karar 24 Temmuz'da Cumhurbaşkanı Talabani tarafından veto edilmişti. Bu sürecin tetiklediği 28 Temmuz olaylarının dumanı henüz Kerkük'ün üstünden kalkmamış. Şehir şimdi de 9 Eylül'de açılacak Irak Meclisi'nin yerel seçim yasasını gündemine almasını bekliyor.

Cihan'a makamında açıklamalarda bulunan Vali Mustafa Abdurrahman, "Irak Parlamentosu'nun Kerkük İl Meclisi'yle ilgili almış olduğu karar tamamen parlamentonun sorumluluğundadır. Biz şu anda 9 Eylül'de meclisin açılmasını bekliyoruz. Bu sorunun Irak Anayasası çerçevesinde çözülmesini istiyoruz." diyerek çözüm yeri olarak meclisi gösteriyor. 

Kerkük İl Meclisi'nin Türkmen üyesi Hasan Turan ise Cihan'a açıklamasında meclis tarafından kabul edilen kararın kesinlikle arkasında olduklarını söylüyor. Turan, "Bu kararı bizzat Cumhurbaşkanı Celal Talabani destekledi. Ama Bağdat'a döndüğünde meclisin kararını veto etti" sözleriyle de Talabani'nin tutumunu eleştiriyor. Kerkük için "Özel Federe, Özel Statü ve mevcut bir federe yapıya bağlanma" şeklinde 3 ihtimalin bulunduğunu anlatan Turan, geçtiğimiz Şubat ayında Bağdat'ta yapılan ve tüm Türkmen grupların katıldığı bir konferansta Özel Federe statüsünün tercih edildiğini hatırlattı. 

Bahse konu çözümlerden Özel Statü, Kerkük'ün Bağdat'a bağlı özel bir yapıya sahip olması anlamına geliyor. Mevcut bir federe yapıya geçmek ise Kerkük'ün Irak Anayasası'yla kurulan bir federal bölge yapısına dâhil olmasına işaret ediyor. Bu durumda en kuvvetli ihtimal olarak Türkmenlerin karşı çıktığı bölgesel Kürt yönetimi ortaya çıkıyor. Türkmenlerin istediği Özel Federe statüsü ise Kerkük'ün bağımsız bir meclis ve hükümete sahip olmasını öneriyor.


"KERKÜK İÇİN EN İYİ ÇÖZÜM ŞEFFAF BİR REFERANDUMDUR"

Kerkük Valisi ise çözüm için en doğru yolun Kerküklü vatandaşlara başvurmak olduğunu düşünüyor: "En doğru cevabı Kerküklülerin iradesi belirleyecektir. Bu nedenle Kerkük sorunun çözümü için en iyi yol şeffaf bir referandumdur."

Uzunca bir süredir masada olan ve sürekli ertelenen referandum ise son olarak yerel seçimler yasasına takıldı. Referandumla ilgili en önemli engellerin başında Kerkük'ün demografik yapısının Kürtler lehine değiştirildiği iddiası geliyor. Saddam döneminde Kerkük'ün Araplaştırılması politikası nedeniyle yerlerinden edilen Kürtlerin geri dönmesine karşı olmalarının mümkün olmadığını söyleyen Hasan Turan, "Bu insanî bir durumdur, buna karşı olamayız. Ancak Irak Kürdistan Demokrat Partisi (IKDP) ve Irak Kürdistan Yurtseverler Birliği (IKYB) bu insanî durumu suiistimal etti ve bu iki parti Kerkük'e Kürt akını yaptılar" şeklindeki sözleriyle Kerkük'ün demografik yapısının değiştirildiğine savunuyor.

Hasan Turan, Birleşmiş Milletler tarafından Kerkük'e yapılan gıda yardımlarının sayımı neticesinde şehrin 2003'teki nüfusunun 857 bin olduğu bilgisini veriyor. Turan, mevcut verileri ise şöyle sıralıyor: "Kerkük Nüfus Müdürlüğü'ne göre kentin nüfusu 1 milyon 394 bin 500. Gıda yardımlarının göstergesi olan gıda karnelerine göre ise Kerkük'ün nüfusu 1 milyon 247 bin." Turan, IKDP ve IKYB'nin Kerkük'ün nüfusunu değiştirdiğine dair iddiasına da şu örneği veriyor: "Küçük bir kasaba olan Leylan'ın gıda karnesine göre nüfusu 13 bin 739; nüfus kayıtlarına göre ise 90 bin 613." Nüfus Müdürü'nün Arap olduğu ve bağımsız olduğu iddialarına karşı ise Turan nüfus idaresinin de bahsi geçen iki Kürt partinin baskısı alında olduğunu ileri sürüyor.

Kürt vatandaşların başka yerlerden getirilip Kerkük'e yerleştirildiği iddialarına ilişkin Vali Abdurrahman ise Saddam zamanında Kerkük'ün zorla Araplaştırılmaya çalışıldığını ve o zaman şehirden göç ettirilen Kürtlerin ve Türkmenlerin olduğunu hatırlattı. Saddam'ın düşmesinden sonra Arapların kendi bölgelerine gönderilmeye başlandığını ve Kürtler ile Türkmenlerin de Kerkük'e geri dönmelerinin sağlandığını anlatan Vali Abdurrahman şehre dönen Kürtlerin zorla göç ettirilen Kürtler olduğunu savundu. "O zaman gidenlerin zaman içerisinde çocukları ve onların da çocukları oldu. Kürt nüfusun bu zamanda artması normaldir" diyen Vali, buna karşın Türkmenlerin Kürtler kadar Kerkük'e dönmediklerini iddia etti.


"TÜRKMENCE, KÜRTÇE VE ARAPÇA KONUŞAMAYANI KERKÜKLÜ SAYMAYALIM"

Kerkük'ün nüfusunun BM veya Bağdat tarafından veya her ikisinin ortaklığında oluşturulacak bir komisyonla tespit edilmesini istediklerini kaydeden Turan, "Saddam zamanında çıkarılan Kürt ve Türkmenlerin sayısı belli. Bunların her türlü kaydı mevcut. Bahsettiğim gibi bir komisyon gelip Kerkük'e gelenlerin gerçekten gidenler olup olmadığını tespit etsin, biz hemen ertesi gün referandumu yapalım" diyerek mevcut nüfus rakamlarına güvensizliğini dile getiriyor. Kerkük'ten ayrılan Kürtlerin zaman içerisinde çoğaldığını ve bu nedenle şehirden gidenler ve şehre dönenler arasında bir fark oluştuğuna dair iddiaların gerçekliğinin bu komisyonun yapacağı çalışmalarla görüleceğini belirten Turan çözüm için nükteli bir metot öneriyor. Gerçek Kerküklülerin Türkmence, Kürtçe ve Arapça olmak üzere 3 dil konuşabildiğini hatırlatan Hasan Turan, "Şehirde yaşayanları tek tek sınavdan geçirelim ve bu 3 dili birden konuşamayanı Kerküklü saymayalım."

Mustafa Abdurrahman Kerkük İl Meclisi'nin 41 üyesi olduğunu ve 22 üyenin Irak'ın kuzeyindeki bölgesel Kürt yönetimine katılma yönünde bir irade sergilediğini söylüyor. Vali, "Irak Meclisi 9 Eylül'de açılacak ve bu konuyu görüşecek. Meclis'in aldığı ilk karar Cumhurbaşkanı Celal Talabani tarafından veto edilmişti. Şimdi biz Meclis'in açılmasıyla bu kararın değişmesini bekliyoruz. Aksi takdirde bölgesel Kürt yönetimine iltihak etme yönündeki kararımızı Irak Meclisi'ne göndereceğiz" diyor ve bu kararın Meclis tarafından onaylanması gerektiğini düşünüyor. Hasan Turan ise yüzde 32'yi onaylayan bir Meclis'in Kerkük'ün Kürt bölgesel yönetimine iltihak edilmesine kesinlikle izin verilmeyeceğini savunuyor.


KERKÜKLÜ VATANDAŞLAR BARIŞ VE KARDEŞLİK İÇİN YÜZDE 32'Yİ DESTEKLİYOR

Türkmen ve Kürt siyasi tutumları bu şekilde farklılaşırken Kerküklü vatandaşlar barış içerisinde bir arada yaşama hayalleri kuruyor. Kerküklü Araplardan Felah Hüseyin kardeşçe yaşam için yüzde 32 çözümünün işe yarayacağını düşünüyor: "Yüzde 32 yöntemi uygulanırsa Kerkük'te halk güzel bir hayat yaşar. Eğer haksızlık yapılmazsa seçimlerde millet ferahla yaşar ve ayrımcılık da kalmaz. Her kez hakkını alır."

Türkmen vatandaş Eyüp Kehrebayi de Kerkük'te birlikte oldukları Kürt, Arap ve Hıristiyan kardeşleriyle huzur içinde yaşamak arzusunu dile getiriyor ve yüzde 32 çözümünü destekliyor. Kehrebayi üç ana gruba yüzde 32 verilmesinin yanı sıra Hıristiyanlara yüzde 4 verilmesinin de çok önemli olduğunu vurguluyor.

"Herkes yüzde 32 ile ilgili bir şeyler söylüyor. Bunun için kararı ben verecek değilim" diyen Kürt asıllı Sirvan Zengene ise çözüm için siyasilerin karar vermeleri gerektiğinin altını çiziyor: "Bu işe başımızdakiler yani büyüklerimiz karar vereceklerdir. Onlar bizden daha bilgili olduğundan onların dediklerini yaparız." Kerkük'te herkesin kardeşçe yaşamasını isteyen Zengene'nin isteği haklar konusunda haksızlığa uğramamak.

 

-CİHAN-

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.