'Şükrü elden bırakmamak lazım'

'Şükrü elden bırakmamak lazım'
Hayriye hanımı onca sıkıntısına ve yalnızlığına rağmen inancı ayakta tutuyor

ANNEMİ RÜYAMDA GÖRDÜM: Geceleri kalkıp ibadet ediyorum. Bir gün uyanamamışım. Kapı gıcırtısı duydum. Yıllar önce ölen annem bana "Hayriyecim, namaza neden kalkmıyorsun?" diye sesleniyordu. Kalktım, odaları gezdim, gerçek gibiydi. Bulamadım annemi, meğer rüyaymış. Ama gerçek gibiydi.

TARLADA BİLE İBADETİMİZİ AKSATMAZDIK: Annem de dindardı. Okuma yazması yoktu. Ona sureleri biz öğretmiştik. O zamanlar ırgat olarak çok yoğun çalışıyorduk. Ama tarlada iş yaparken bile ibadetimizi aksatmıyorduk.

RAMAZAN BURADA DA HUZURLU: Ramazanı şerifin ayrı bir tadı var. Bu ayda bol bol ibadet ediyorum, oruç tutuyorum. Ramazan'da huzur buluyorum, tatlı bir heyecan duyuyorum. Muharrem ayında ve üç ayların başında, ortasında sonunda oruç tutuyorum Allah'a şükür. Geçen yıl da Ramazanı burada geçirdim, yine çok huzurluydu.

ALLAH GÖREVLİLERDEN RAZI OLSUN: Allah için, burada bize iyi bakıyorlar. Temiz, iyi hizmet ediyorlar. Bize hizmet eden erkek görevlilerden de, kadın görevlilerden de Allah razı olsun. Dua ediyorum sürekli bize bakanlara… Nevresimleri değiştiriyorlar, temizliyorlar.. Yiyeceklere dikkat ediyorlar. Rahatım iyi…

RAMAZAN HUZUREVİNDE DE HUZURLU GEÇİYOR

Kendinizi tanıtır mısınız?
Hayriye Olgun. Kırşehir'in Karahıdır köyündenim. Ancak Kırıkkale'de doğup büyüdüm. 75 yaşındayım.

Ne kadar süreden beri buradasınız?
Bir buçuk yıldır buradayım. Beyim vefat ettiği için buraya gelmezden önce tek başıma yaşıyordum. Arkadaşlarım vardı. Gaziantep'te falan. Bazen oraya gider, arkadaşlarımla zaman geçirirdim.
Daha sonra kızım beni yanına aldı, bir müddet onlarla yaşadım. Ama bir süre sonra damat huzursuzluk çıkardı. Bir türlü yüzü gülmedi. Ben de huzursuz oldum. Zaten evimi-barkımı da dağıtmıştım. Ortada kaldım. Sağolsun, Kırşehir'deki mahalle muhtarı beni buraya yazdırdı ve alıp getirdi. "Bura senin artık yeni yerin" dedi.

Beyiniz ne zaman vefat etti? Kaç evladınız var?
On yıl kadar oldu. Üç kızım var. Oğlumuz olmadı.

Damatlar izin vermiyor

Peki, çocuklarınız ziyaretinize geliyor mu?
Çok az gelebiliyorlar. Damatlar müsaade etmiyorlar, bir de masraflı oluyor. Ekonomik durumları da zaten iyi değil, gelemiyorlar. Ankara'da yaşıyorlar ancak uzak semtteler.

Erkek evlatlarım olsaydı farklı olurdu diye düşünüyor musunuz?
Tabii, erkek evladım olsaydı durum farklı olurdu. En azından çevrenin etkisiyle bana bakardı. Elden utandığından bakardı. Allah'tan korkusundan bakardı. Kız evladı aynı değil. İşte işin içinde el oğlu olunca böyle oluyor. Oğlan evladı gibisi var mı? Kızlarım da benim için yanıyorlar ancak işin içinde el oğlu var, ne yapsınlar? Düşününce zor zor… Ne diyeyim. Yine de şükrü elden bırakmamak lazım.

Arkadaşlarımı çok özledim

Geçmişinizle ilgili aklınıza neler geliyor? En çok neyi özlediniz?
Arkadaşlarımı düşünüyorum. Onları özlüyorum. Arkadaşlarla birlikte dualar ediyorduk. Kitap okuyorlardı. İyi bir ortamımız vardı. Aslında burası da çok iyi bir yer. Temizlik çok iyi bakım çok iyi ancak yine de arkadaşlarımı özlüyorum. Onların hasretine dayanamıyorum. Arkadaşlarımdan ayrıldığım için çok üzülüyorum. Sıkıntılarını yaşıyorum.

Başka ziyaretçiniz geliyor mu?
Almanya da yaşayan kardeşlerim var, izne gelmişler. Ancak geçen yıl da, bu yıl da ziyaretime gelmediler, çok üzüldüm. (ağlıyor) Gelselerdi durum farklı olurdu. En azından insan şenleniyor. Bu yüzden sıkıntılar yaşadım. Parmağımda dolama çıktı. Ancak Allahın izniyle geceleri kalkıp ibadet yapıyorum, öyle huzur buluyorum. Allah'a dualar ediyorum.
Allah için, burada da iyi bakıyorlar. Temiz, iyi hizmet ediyorlar. Bize hizmet eden erkek görevlilerden de, kadın görevlilerden de Allah razı olsun. Dua ediyorum sürekli bize bakanlara… Nevresimleri değiştiriyorlar, temizliyorlar.. Yiyeceklere dikkat ediyorlar. Rahatım iyi…

Burada zamanınızı nasıl değerlendiriyorsunuz?
Emekli maaşımla mevlid okutuyorum. Fitre veriyorum. Bunlarla huzur buluyorum. Televizyonlarda dini programları izliyorum. Kur'an ı Kerim dinliyorum. Zamanımı böyle değerlendiriyorum.

Şimdiki gençler çok şanslı

Bize anlatabileceğiniz bir hatıranız var mı?
Geceleri kalkıp ibadet ediyorum. Bir gün uyanamamışım. Kapı gıcırtısı duydum. Yıllar önce ölen annem bana "Hayriyecim, namaza neden kalkmıyorsun?." diye sesleniyordu. Kalktım, odaları gezdim, gerçek gibiydi. Bulamadım annemi, meğer rüyaymış. Ama gerçek gibiydi. (ağlıyor…)
Annem de dindardı. Okuma yazması yoktu. Ona sureleri biz öğretmiştik. O zamanlar ırgat olarak çok yoğun çalışıyorduk. Ama tarlada iş yaparken bile ibadetimizi aksatmıyorduk.
Şimdiki gençlerle o zamanki gençler farklı. Şu an durum daha iyi sanki. İnsanlar, dinlerini, imanlarını, Allah'ın kitabını daha kolay, daha iyi öğreniyorlar. Allah'ı, Peygamberi tanımada daha şanslılar.

Ramazan-ı Şerif'i nasıl değerlendiriyorsunuz?
Ramazanı şerifin ayrı bir tadı var. Bu ayda bol bol ibadet ediyorum, oruç tutuyorum. Ramazan'da huzur buluyorum, tatlı bir heyecan duyuyorum. Muharrem ayında ve üç ayların başında, ortasında sonunda oruç tutuyorum Allah'a şükür. Geçen yıl da Ramazanı burada geçirdim, yine çok huzurluydu. Allah böyle yerlerin yokluğunu göstermesin. Tüm İslam-ı Alemin Ramazanı mübarek olsun. Allah bayramlara eriştirmeyi nasip etsin.

Ramazan eki/Vakit

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.