Ne Mutlu O Kişiye..
Mevlana Celaleddin-i Rûmi Hazretleri'ni eminim hepiniz tanıyorsunuzdur. Konya'ya gittiğinizde de mutlaka kabrini ziyaret etmişsinizdir. Peki, Mevlana Hazretleri'ni Mevlana yapan büyüklerden birisi olan Seyyid Burhaneddin Hazretleri'ni tanıyor musunuz?
Geçen hafta sonu bir grup dostumla Kayseri'deydim. Orada bizi kıymetli arkadaşlarım Samed ve Muammer Beyler karşıladılar. Sağ olsunlar, bize ilgi ve alaka gösterdiler. Kayseri'ye gidince oranın manevi dinamiği Seyyid Burhaneddin Hazretleri'nin kabrini ziyaret etmemek elbette olmazdı. Nitekim biz de öyle yaptık.
Öncelikle size Seyyid Burhaneddin Hazretleri'nden biraz bahsedeyim. Kendileri Hz. Hüseyin Efendimizin soyundan geliyor. Miladi 1165 yılında Tirmiz'de doğuyor ve ilk tahsilini babasından alıyor. Daha sonra Belh'e giderek Mevlana Hazretleri'nin babası Bahaeddin Veled Hazretleri'nden on iki yıl manevi ilimleri tahsil ediyor. Hocasının vefatının ardından Seyyid Burhaneddin Hazretleri, gördüğü bir rüya üzerine Mevlana Hazretleri'ni yetiştirmek üzere 1231 yılında Konya'ya gidiyor.
Mevlana Hazretleri'ni yetiştiriyor
Burada bir müddet Hz. Mevlana'nın eğitimine yardımcı olduktan sonra kendisi Kayseri'ye, Mevlana Hazretleri ise Halep ve Şam'a gidiyor. Halep ve Şam dönüşü Mevlana Hazretleri hocasını ziyaret için Kayseri'ye geliyor. Bir müddet burada kaldıktan sonra beraber Konya'ya gidiyorlar. İlk gelişinden itibaren tam dokuz yıl Hz. Mevlana'yı irşat eden Seyyid Burhaneddin Hazretleri 1240 yılında çok sevdiği Kayseri'ye dönüyor ve 1244 yılında fani hayata gözlerini yumuyor. Hazret'in türbesi, Kayseri'de Talas caddesi üzerinde kendi adıyla anılan mezarlığın içinde bulunuyor.
Kendisinin sohbet ve sözlerinden derlenerek hazırlanan Maârif isimli bir eseri var. Eserde hem bu hem öte dünyamızı aydınlatacak pek çok nasihatler mevcut. Şimdi o nasihatlerden bazılarını sizlerle paylaşmak istiyorum:
Sınırsız hürriyet kaos getirir
İnsanın nefsinden daha canavar bir hayvan olamaz. Nefisten daha şiddetli ve daha hırs sahibi bir yaratık yaratılmamıştır. İnsan nefsi hırs küpüdür ve hırsla doludur. İnsan nefsinin hürriyetine Allah sınırlama koymuştur. Sınırsız hürriyet yoktur; sınırsız hürriyet insanları terbiyesiz, edepsiz, zalim ve kötü yapar. Çünkü nefis hep daha fazlasını ister. Her şeyden kaçmak kolay, kendi nefsinden kaçmak pek zordur.
Kendi incin, kendin ol. İnci padişahın hazinesinde olur. Padişah da inci kesilirse inci o vakit inci olur.
Mümin kardeşini iyileştirmeyi, kendini iyileştirmek sayar.
İman iki kısımdır; yarısı sabretmek, yarısı şükretmektir.
Kabuk ne kadar kalın olursa, içi o kadar zayıflar, o kadar da gizlenir. Kabuk ne kadar incelirse içi o kadar dolu olur.
Hiç kimse önce bekçilik etmeden padişahlık elde edemez.
Sen yalnız şarabı haram sandın. Nice şehvet vardır ki adamı sarhoş eder.
Saman çöpü gibi her yelden titrersin. Dağ bile olsan, bir saman çöpüne değmezsin.
Müslümanlıkta keşişlik yoktur. İnsan, halkla ne kadar karışır, uzlaşırsa o kadar Hakk'a yaklaşır. Diriden ayrılan, ölüdür.
Ne mutlu o kişiye ki, gözü uyur gönlü uyumaz. Eyvahlar olsun o kişiye ki, gözü uyumaz gönlü uyur.
Sevdanın, dostluğun ilk durağı, kendi dileğini bir yana bırakmaktır.
SÖZÜN ÖZÜ
1. Seyyid Burhaneddin Hazretleri, Mevlana Hazretleri'nin yetişmesine vesile olan mana büyüğüdür.
2. Sınırsız hürriyet yoktur, sınırsız hürriyet insanları terbiyesiz yapar.
3. Ne mutlu o kişiye ki, gözü uyur gönlü uyumaz.
BİR SORU-BİR CEVAP
Berat Kandili, beratınız olsun ister misiniz?
Kıymetli okurlar! Önümüzdeki pazar günü (23 Haziran 2013) Kur'an-ı Kerim'de, "Açık olan ve gerçeği açıklayan bu kitaba yemin ederim ki, biz onu kutlu bir gecede indirdik. Çünkü biz haktan yüz çevirenleri uyarırız. O, öyle bir gecedir ki her hikmetli iş, tarafımızdan bir emirle o zaman yazılıp belirlenir" (Duhân, 44/2-5) ayetleriyle anlatılan mübarek bir gece.
Yine bu gece, "Her gecenin son üçte birinde dünya semasına inerek, "Kim bana dua eder, duasını kabul edeyim, kim benden dilek diler, dilediğini vereyim, kim bana istiğfar eder, onu bağışlayayım" buyuran Rabbimizin, Kelboğullarının koyunlarındaki tüylerin sayısından daha çok insanı affettiği bağışlanma gecesi. (İbn Mace, İkame, 191) Evet bu gece, Berat Kandili.
Bu gecenin önemi
Kaynaklarımızda Berat gecesinde beş önemli hadisenin varlığından bahsediliyor:
1. Her önemli işin bu gece hikmetli bir şekilde ayrımı ve seçimi yapılır.
2. Bu gece yapılan ibadetin (kılınan namazların, okunan Kur'anların, yapılan duaların, tövbe ve istiğfarların), gündüzünde tutulan oruçların fazileti çok büyüktür.
3. İlahi ihsan, feyiz ve bereketle dopdolu bir gecedir.
4. Mağfiret gecesidir.
5. Peygamberimize şefaat hakkının tamamı bu gece verilmiştir.
Geceyi nasıl değerlendirelim?
Bu geceyi kaza namazları kılarak, bol bol dua ederek, işlenen günahlar için tövbe edip halis bir şekilde, gözyaşlarıyla affedilmeyi dileyerek, kırgınlıkları unutup eş, dost, akrabaya sevgiyle, şefkatle sarılarak, ihmal edilen düşkünlere, ihtiyaç sahiplerine yardım elini uzatarak değerlendirebiliriz.
TEFEKKÜR ATLASI
Ramazan'a hazır mısınız?
Berat gecesinin bize verdiği mesajlardan biri de Ramazan'a çok az bir zamanın kaldığı gerçeğidir. Berat bize hal diliyle adeta, "Ramazan'a sadece iki hafta kaldı. Bir aylık yoğun ibadet mevsimi seni bekliyor. Ramazan'a hazır mısın" diyor.
Biz de Berat'ın verdiği bu mesajı iyi okuyarak madden ve manen kendimizi Ramazan'a hazır hale getirmeli, hiç olmazsa önümüzdeki şu iki haftayı iyi değerlendirmeliyiz.
BU HAFTA NE OKUYALIM?
Rumeli fatihi Süleyman Şah'ı tanıyor musunuz?
Osmanlı'yı ileriye taşımaya namzet, kalp ehli bir yiğittir Süleyman Şah. Altı asır süren büyük bir hikâyeyi destansı hayatıyla haber verir. Konstantinopolis rüyasıyla yanıp tutuşan bir cihangirdir o. Maiyetindeki kahramanlarla zaferden zafere at koşturan, filizlenmeye namzet devlet sınırlarını ilk kez ikinci bir kıtaya taşıyandır. İznik ve İzmit'te Bizans'a karşı gösterdiği cengâverliği, Selanik'te Sırplara, Dimetoka'da Sırp ve Bulgar ordusuna karşı gösterir.
Kardeşi Murat Bey başta olmak üzere, Hacı İlbeyi, Lala Şahin Paşa, Evrenos Gazi, Gazi Fazıl Bey ve Ece Yakup Beylerle attığı her adım Konstantin'i titretir. En büyük derdi İstanbul'dur; Peygamber'in övgüsüne mazhar olmak vardır işin ucunda. Babası Orhan Bey Bursa'yı alarak buna yol açmış ve sıra kendisine gelmiştir. İstanbul'a ulaşmak için suyun ötesine geçmelidir. Konstantin'in İstanbul olabilmesi için Rumeli'nin tümüyle İslâm beldesi olması gerekir ki o da gecesini gündüzünü bu uğurda harcar.
1354 yılının Şubat'ında üç bin kişilik bir orduyla Gelibolu'nun kuzeyindeki Kozludere'ye çıkar. Ordusunun büyük bir bölümünü sallarla suyun ötesine geçirmiştir. Bir yıl süreyle Çimpe hisarında hazırlık yapar. Ardından Gelibolu kalesine yürür ve fetheder. Kısa zamanda Gelibolu yarımadasının tamamını ve Trakya'nın büyük bir bölümünü Osmanlı toprağına katar. 1359 yılında bir av kazasında şehadet şerbetini içer Süleyman Şah.
Yitik Hazine Yayınları tarafından yayımlanan ve Mahmut Açıl imzasını taşıyan "Şehit Şehzade" isimli tarihi roman, Osmanlı devletinin kuruluş dönemi şehzadelerinden Süleyman Şah'ın hikâyesini anlatıyor.
BİR AYET
"O'dur ki, rahmeti olan (yağmurun) önünden müjdeci olarak rüzgârlar gönderir. Nihayet bu rüzgârlar o ağır bulutları hafif bir şeymiş gibi kaldırıp yüklendiklerinde, bakarsın biz onları, ekinleri ölmüş bir ülkeye sevk ederiz. Derken oraya su indiririz de orada her türlüsünden meyveler, ürünler çıkarırız. İşte ölüleri de böyle çıkaracağız..." (A'raf Sûresi, 7/57)
BİR HADİS
Peygamber Efendimiz şöyle buyuruyor: "Siz, iman etmedikçe cennete giremezsiniz; birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olamazsınız. Yaptığınız zaman birbirinizi seveceğiniz bir şey söyleyeyim mi? Aranızda selamı yayınız." Başka bir hadislerinde ise şöyle buyuruyorlar: İnsanların en hayırlısı, insanlara en çok faydası olandır.
BUGÜN GAZETESİ
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.