Sınırlı af olmaz

Sınırlı af olmaz
Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’in müjdesini verdiği “öğrenci affı”nın 2005’ten itibaren düzenlenmesinin eğitim camiasında büyük hayal kırıklığı meydana getireceği belirtiliyor. Çeşitli nedenlerle okullarından il

BAŞBAKAN’IN “AF” SÖZÜ VERDİĞİ EMİNE BİLE KAPSAM DIŞI
Affın 2005 yılından itibaren geçerli olacak şekilde çıkarılması halinde, bundan, öğrenci affını Türkiye gündemine getiren mağdur öğrenciler bile faydalanamayabilecek. Örneğin, Başbakan Erdoğan’ın telefonla arayarak, “Kızım şu an gündem yoğun. Biraz sabret” dediği başörtüsü mağduru ve Eğitim Hakkı Platformu sözcüsü Emine Çiçek düzenlemenin dışında kalacak. Emine Çiçek, Vakit’e yaptığı açıklamada, Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’in açıkladığı 2005 yılından bu yana mağdur olan öğrencileri kapsayan affın kendisini kapsamadığını ve çok üzüldüğünü söyledi. Ailevi nedenlerle 1999 yılında Niğde Üniversitesi Kimya Bölümü 2. sınıftan ayrılan ve okul ile ilişiği kesilen Emine, okula dönmek istemesine rağmen af çıkmadığı için dönemediğini söyledi. 4 Haziran 2008 tarihinde Eskişehir’de düzenlenen AK Parti Gençlik Şöleni’ne katıldığını ve Başbakan Erdoğan’a “Bizler öğrenci affı bekliyoruz. Ne olur yüzümüzü güldürün” diye bir not ilettiğini söyleyen Emine, Başbakan’ın 1 gün sonra kendisini telefonla arayarak “Kızım ben Başbakan. Size karşı duyarsız değilim. Biraz sabırlı olun. Şu an gündem çok yoğun” diyerek söz verdiğini söyledi.

BİRİ AFFEDİLİRKEN BİRİ EDİLMEZSE OLUR MU HİÇ? 
2005 yılından bu yana olan dönemi kapsaması halinde affın kapsam dışında kalacağını söyleyen Emine Çiçek, “Şu an bu şekilde affın kapsamı dışındayım. Çünkü benim 1999’da ilişiğim kesildi. Başkalarını sevindirirken ben kapsam dışı kaldım. Herkes okula giderken ben ordan oraya koştum. Bu kadar uğraş ve umuttan sonra ellerimiz boş dönmek insanın yüreğini acıtıyor. İçim acıyor. Yine birilerinin yüzü gülerken bizlerin gözünden yaş akacak. Af bekleyen öğrencilerin hiçbirisinin kalbi kırılmasın” dedi.

“BİZE BAYRAM HEDİYESİ VERİN”
Başbakan Erdoğan’ın kendisini arayarak önemsediğini gösterdiğini belirten Çiçek, “Bizler de onun evladıyız. Bize babalık yapsın. Bizlere bir bayram hediyesi versin. Başbakan’ın aradığı kız kapsam dışında kaldı demesinler. Bu şekilde çıkarsa bu af, sağlıklı bir af olmayacak. Rica ediyorum sayın Başbakanım lütfen sözünüzü tutun” dedi.

HİÇ ÇIKARILMASA DAHA İYİ
Eğitim Bir Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu, “Affı yola doğru düzgün çıkarmak lazım. YÖK’ün kurulduğu günden bugüne YÖK’zede diyebileceğimiz, üniversiteyi kazanmış ama YÖK dükalığının anti demokratik uygulamaları sonucu eğitimine devam edememiş öğrencilerimize bir fırsat daha verilmesi gerekiyor. Yaklaşık 600 bin gence yeniden derse girebilmelerinin yolunu açacak sınava girme hakkı tanıyacak bir af çıkarılmalıdır. Af bütün mağdurları kapsamalı. Bu şekliyle hiç çıkarılmasa daha iyi. Bu öğrencilerimiz suç işlemedi” diye konuştu. 

EŞKIYA DEĞİLLER YA
BBP Genel Sekreteri Yalçın Topçu da hükümeti, cesur olmaya çağırdı. Topçu, “Yaptığımız çalışmaya göre 600 bin değil, yaklaşık 800 bin öğrenci af bekliyor. Bunlar aileleriyle birlikte yaklaşık 3 milyon eder. Cumhurbaşkanı’na, hükümete ve YÖK Başkanı’na gittik. Sonuçta dağdaki eşkıyaya değil, okumak isteyen insanlara af çıkarılması isteniyor. İktidar da çıkıp irade serdetmeli, çekinecek, korkacak, ürkecek bir şey yok. Kim ne der diye endişe etmeye gerek yok. Cesur olunmalı. Okuma hakkı elinden alınmış insanlara bu hakkın geri verilmesi ulvi bir davranıştır. Bütün mağdurlara af getirilmeli” dedi.
 
 “AF BÜTÜN MAĞDURLARI KAPSAMALI”
Saadet Partisi (SP) GİK Üyesi Şeref Malkoç da “Eğer af getirilecekse bütün öğrencileri kapsamalı. Af ya hiç düşünülmemeli, eğer çıkarılacaksa da herkesi, 600 bin öğrenciyi kapsamalı. Yani yapılan bir iş durgunluk ve burukluğa neden olmamalı” şeklinde konuştu. 

ENGELLEMEMEK LAZIM
DSP’li eski Milli Eğitim Bakanları’ndan Necdet Tekin bile herkes için af istedi. Tekin, “Üniversite affı ile çok uğraşmamak lazım. İnsanlar okumak istiyor. O zaman af çıkarılmalı. Zaten insanların çoğu işini ekmeğini kurmuştur. O yüzden hepsi başvurmaz. Bence toplumu rahatlatmak gerekir. Eğitim insanların doğal hakkıdır, engellememek lazım. Bende olsam bende af çıkarırdım” dedi. 
DP Genel Başkanı Süleyman Soylu da görüşlerini şöyle açıkladı: “Bir şeyler söyleyebilmek için kapsamının neleri içerip içermediğini bilmek lazım. Af eğer açıköğretim ve başörtüsü mağdurları için getiriliyorsa mutlaka olmalıdır.” 

“EĞİTİMDE AFFEDİCİ OLMAK LAZIM”
Bağımsız Eğitimciler Sendikası Genel Başkanı Gürkan Avcı’nın bu konudaki görüşü ise şöyle: “Bize gelen şikâyetlere göre Türkiye’de 1981-2008 tarihleri arasında yaklaşık 1 milyon civarında af bekleyen öğrenci var. Geçmişte yapılan Rahşan Affı gibi aflar toplumu rahatsız etti. Af özellikle eğitim konusunda ise daha olumlu yaklaşmak gerekiyor. Bizim talebimiz affın çok net, açık ve anlaşılır olması. Af son 3 yılı kapsamak yerine 1981-2008 tarihlerini kapsamalı.”

HASAN TOSUN

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.