Heykel Dediğin Atatürk'ün Olur
Heykel Cumhuriyet Meydanı'na dikilir. Ancak Atatürk karikatürü denilebilecek bu ‘ucube'nin çirkinliği fark edilse de kimsecikler dokunmaya cesaret edemez.
Günün birinde tesadüfen ilçeden geçmekte olan “bilirkişiler” bu çirkinliği fark edip heykelin yenisiyle, daha düzgün bir heykelle yani, değiştirilmesini isterler. Sonuçta yeni bir heykel yaptırılır.
Buraya kadar pek bir sorun yok. Ancak kaldırılan eski (kötü) heykel ne olacaktır?
İmha edemezsiniz, kıramazsınız, patlatamazsınız. Dolayısıyla heykele kimse dokunmaya cesaret edemez. Köylere teklif edilir, almazlar. Sağda solda bir süre gezdikten sonra belediye, heykeli itfaiye binasının bahçesine diker. Olacak bu ya, bir gün itfaiye aracı aceleyle yangına giderken heykelin koluna çarpar ve kırar. Bunun üzerine belediye, başına bir iş gelmesinden korkar ve heykele biri zarar verir de başlarına iş açılır korkusuyla ‘imha’sına karar verir.
Kırılır mı? Hayır tabii ki. Atatürk’ü Koruma Kanunu varken kim cesaret edebilir ki buna?
Sonuçta heykel meçhul bir yerde her aşaması fotoğraflanıp belgelenerek. ve saygıda katiyen kusur edilmeden gömülür, yani ‘toprağa verilir.'
Bizde heykelin “ucubeyle akrabalığı epeyce eskidir, sizin anlayacağınız.
SATILIK İMPARATORLUK/MUSTAFA ARMAĞAN
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.