Yılmaz Vural Kırıldı
O, şöyle veya böyle hep gündemde... Milli Takıma veya büyük takımlardan birine hoca aranırken... Futbolcusuna tokat atarken (Todorov, Effa, Adem)... Saha kenardında takla atarken... Sivri sözler söylerken... “Ben futbolun kara kutusuyum... Devrimci bir yapım var” diyor Yılmaz Vural... 28 yılda, 3 takımı Süper Lig'e çıkaran, 2 defa Başbakanlık Kupası kazanan ve 1 kez de Türkiye Kupası'nda final oynayan Yılmaz Vural ile A Milli Takım, Türkiye'de teknik adamlık ve sistem üstüne çarpıcı bir söyleşi yaptık. İşte Vural'ın ilgiyle okuyacağınız açıklamaları:
BAŞBAKANIMIZI SEVİYORUM
Türkiye Gazetesi'nin Haberine göre, “Bende devrimci yapı var. Sistemi değiştirmeye çalışıyorum. Başbakanımız Tayyip Bey'in de bu tarafını seviyorum. Ama ne acı ki, hayatında bir gün olsun eşofman giymemiş adamlar yönetici bu ülkede. Spor kültürüyle mi seçiliyorlar? Başka güçler var arkalarında... Bende Başbakanın özel telefonu var, bazen Tayyip Bey'i arayayım istiyorum. 'Bir fırsat tanıyın, uçurayım, futbolu' diye. Sonra vazgeçiyorum. Çünkü sistemi eleştiriyorsun, futbolun akil (!) ağabeyleri hemen gaddarlaşıyor, 'Akıllı ol, sus!' diyorlar. Susuyor, yok oluyorsun ya da benim gibi 'çok konuşuyor' diye ötekileştiriliyorsun. Artık kırıldım, bu ülkede denize gitsem oltama büyük balık gelmez diye düşünüyorum.”

NE MİLLİ TAKIM NE DE F.BAHÇE
“F.Bahçeli yöneticiler arıyor, diyor ki, 'Hoca senin F.Bahçe'ye teknik adam olmanı istedik. Adını, yönetimde gündeme getirdik ama Aziz Başkan, 'Ceketimi alır giderim' deyince sebebini soramadık. Tablo bu... Aziz Başkan bilir, ben gelirsem soyunma odama giremez. 'Hoca sen dışarı çık, biz futbolcularla toplantı yapacağız' diyemez. Çeker giderim. Ersun Yanal iyi arkadaş ama G.Birilği'ne UEFA Kupası oynatmak dışındaki başarısı ne ki, F.Bahçe'nin başına geliyor? Ayrıca hangi eğitimi verdi ki, F.Bahçe'yi ondan soruyorlar. Bu takım Aykut Kocaman ile geçen sezon Avrupa'da yarı final oynayan takım, değişen Kadlec ve Alves... Ama oyuncuların tavrı değişik.”
FUTBOLUN KARA KUTUSUYUM
“Ben futbolun kara kutusuyum. Antrenörlüğe ilk adımı attığımda, 'Türkiye şartları' diye bir laf vardı. Aradan 28 yıl geçti, yine aynı cümle dillerde pelesenk. Bir şey çeyrek asrı aşkın sürede hiç değişmez mi? İngiltere'de Alex Ferguson gitti, 150 aday başvurdu. Bu ülkede, 12 bin teknik adam var ama Milli Takım'a 10 isim çıkamıyor. Niye? Futbolun entelleri kimi isterse o olur da onun için. Yeni değil; bu ülkede 15 yıl antrenör kursu açmadılar. Niye? Aralarına başkasını sokmamak için... Doğan Andaç dedi ki, 'Git Almanya'ya, diplomanı al gel.' Gittim, iki üniversite bitirip geldim. 'Denkliği yok' diye kabul etmediler. Prof.Dr. Ali Uras mücadeleme hak verip kurs açtırdı da, teknik adam oldum. Niye? Sen büyük takımda oynamamışsın, Sakarya'da, Sivasspor'da oynamışsın diye.”
SOKAKTA YÜRÜYEMİYORUM
“İnternette 'Milli Takım'a hoca kim olmalı?” anketi yapılıyor, hepsinde de birinci çıkıyorum. Sosyal medya 'Yılmaz Vural' diye sallanıyor, sevgiden sokakta yürüyemiyorum. Bursaspor'u 3, Antalyaspor'u 2 kez çalıştırmışım. Demek ki seviliyorum. Bu insanlara para mı verdim, yoksa babamın oğlu mu bunlar. Hayır, halk kimin ne olduğunu iyi biliyor. Ama futbolun aristokratları seni istemiyor. Yıllarca o çelikten duvarı yıkmaya çalıştım, yıktım da... Fatih Terim ve Mustafa Denizli benim yıktığım duvardan girdiler. Bendeki diploma ve tecrübe ne Terim, ne Denizli, ne de Daum'da var. Diyorlar ki, 'Kaç kupan var?' 3 takımı Süper Lig'e çıkarmışım, 2 Başbakanlık Kupası kazanmış, 1 defa Türkiye Kupası'nda final oynamışım. Bana F.Bahçe'yi, G.Saray'ı, Beşiktaş'ı verdiler de şampiyon mu olamadım?”
TERİM, ÇETİN KAYAYA ÇARPTI
“Bizde her şey doğaçlama. Futbol bu değil. Her şeyin elden geçmesi gerekiyor, çünkü tribünler boşalıyor. Almanya teknik adam eğitimini 11 aya çıkarmış, bizde 3 ay. Bazıları kursa gitmeden diploma alıyor. Abdullah Avcı'yı gönderdiler, çünkü antrenör hakimiyeti yoktu, koltuk değneği ile bir yere kadar. Bizde G.Saray dışında antrenör takımı yok. Terim, ülkenin en başarılı teknik adamıdır. Antrenör hakimiyetini kuran adamdır. Ama sarayı varken ikincisini istiyor. Bir başka rakip çıksın istemiyor. Böyle rekabet mi olur? Sonunda o da çetin bir başkana çattı. Ünal Aysal sporu da biliyor, yönetimi de... Ancak antrenörü eleman gibi görmesini içime sindiremiyorum. O, teknik patronluk makamıdır. Ama İsmail Dilber, bu ülkede 15 yıl TÜFAD'ın Genel Başkanlığı'nı yaptı, bir iş yapmadı. Aysal Başkan'ın 'eleman' çıkışı yanına kâr kaldı.”
FUTBOLUN GÜLEN YÜZÜYÜM
“Çok sosyalim, yalaka değilim. 'Kendine bir güç bul' dediler. Ne herhangi bir cemaatin adamı oldum, ne de dayım oldu. Yalnız başındayım. Kırgınım ama kimseye tabi değilim. Hiç mi destek görmedim? Bir defasında Ergün Gürsoy beni Fevzi Aydın'la tanıştırdı. Malatya'ya gittim. Turgay Şeren, 'Senin için şovmen diyorlar' dedi. Güldüm, 'Sizin gibi ne 50 defa milli oldum ne de G.Saray'da kaptan... İçinize girmeye çalıştım almadınız, sizin gibi kasılamam. Bu oyunun sahibi siz değilsiniz, halk, memur, işçi, esnaf... Onlar takla at desinler atarım. Çünkü ben futbolun gülen yüzüyüm' dedim. Futbolcumu dövdüm ama niye? Düşme-kalma maçı oynuyorsun, 46. dakikada iki futbolcun kırmızı kart görüyor, dövmeyip de ne yapacaktım?”
TABAN DEĞİL TABELA BİRLİĞİ
Casillas parasını almadan maça çıkmadı, arkasında Futbolcular Derneği dağ gibi durdu. Bizde Song aynı şeyi yaptı, parasını verip gönderdiler. Kimse ne oluyor diye sormadı. Bizim çocuklar haklarını bile arayamıyor. Sen taban birlik olarak varlığını kabul ettirememişin, nasıl kalkınır o spor? 'Siyaset bu işe girmesin' diye özerkleştirdik futbolu. Fakat şimdi siyaset olmadan yönetemiyoruz. Mevcut delege sistemi değişmediği sürece TFF, Kulüpler Birliği'nin sözünden çıkamaz. Azerbaycan, Kuveyt, Katar ve Abu Dabi'den teklifler var. Ama Avrupa dışına gitmem. Hiçbir kulüpten 1 milyon istemedim, prensip için sözleşmemi çok yırttım, kulüplere 10 milyon bıraktım. Daum 2 milyon euroya geldi Bursaspor'a, başarı umuru olmaz, sözleşmesini yapmış, kovsunlar diye bekler.
CARLOS'A VAR TUGAY'A YOK!
Bizde her şey doğaçlama yürüyor. Futbol bu değil. Antrenör takımı yok. Tugay Kerimoğlu, Arif Erdem ve Suat Kaya'nın önüne diploma engelini çıkarıp, Pro Lisans yolunu kapatanlar, Roberto Carlos için 'Türkiye'de 2 yıl çalışan yabancılar yönetici vasfı ile sahaya girer” diye yönetmeliği değiştiriyorlar. Ayıp, bu yolu açarsan, sistemi de, dengeyi de bozar, başarıyı tesadüflere bırakırsın.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.