Merkel'den Türkiye Yorumu
22 Eylül seçimleri öncesinde yoğun bir tempo içerisinde bulunan, iç siyasetin yanında AB'nin yaşadığı problemlerinin çözümü üzerine çalışan Almanya Başbakanı Angela Merkel, TGRT EU'da yayınlanan “Perspektif” programına konuk oldu. İlk defa bir Türk kanalında programa çıkan Merkel, “Perspektif” yapımcısı ve sunucusu gazeteci Hasan Aka'nın sorularını cevapladı. Program, TGRT HABER TV'de de aynı anda ekrana geldi. Yeniden başbakan seçilmesi durumunda Türkiye politikasında değişikliğe gitmeyeceklerinin sinyalini veren Merkel, Türkiye'nin AB konusunda yapması gereken çok şey olduğunu savundu. Şansölye, “Türkiye tarafından olumlu adımlar atıldı. Bir dizi kanun değişikliği yapıldı. Mamafih gelecek fasıl olarak gösteri, din ve fikir özgürlüğüyle büyük ölçüde alakalı olan temel hakların ele alınmasını belirledik. Burada daha fazla ilerleme bekliyoruz. Örneğin, din özgürlüğü konusunda. Bu konuyu tabii ki çok dikkatli takip ediyoruz. Hıristiyan cemaatlerle de konuşuyoruz. Başbakan Erdoğan ile birlikte değişik dinlerle bir diyalog gerçekleştirdim. Mevcut problemler hakkında konuştuk. En büyük engel şüphesiz daha önce bahsettiğim Ankara Protokolü'dür. Buna göre; bir üye ülke, bugün AB üyesi bütün ülkelere aynı hakları tanımalıdır. Yani üye devletlerin kendi aralarında serbest dolaşımına imkân verilmelidir. Sonuç olarak Türkiye'den, Kıbrıs'taki bütün deniz ve havalimanlarına ulaşılabilmelidir. Bu, üzerinde çalışmamız gereken bir konudur” dedi.
HERKESİN BAŞBAKANIYIM
Almanya'da yaşayan Türklerin durumunu değerlendiren Angela Merkel, Göç ve Uyumdan Sorumlu Devlet Bakanı Maria Böhmer'in çalışmalarına övgüler yağdırdı. Merkel, şunları söyledi: “Entegrasyon politikasının da bir politika olduğunu ve her yerde uygulanması gerektiğini anladık. Bu sebeple entegrasyon zirveleri düzenledik. Kentlerle, yerel yönetimlerle, eyaletlerle çok iyi ve yoğun şekilde partiler üstü çalışıyoruz. Dil kurslarını yoğunlaştırdık. Bunun anlamı şu. Neredeyse bize gelen herkes bugün dil kurslarına gidiyor. Çünkü dil, topluma giriştir. Kreşlerde ve okullarda dil yeterliliğinin denetlenmesi ve teşvik edilebilmesi için çok şey yaptık. Bunun önemli olduğunu düşünüyorum. Ben ülkemde yaşayan herkesin başbakanıyım. Endişeler, sıkıntılar ve zorluklar da olsa, kendimi bu şekilde algılıyorum.” Türkiye'nin Suriye konusunda olumlu çabalar sarf ettiğini de aktaran Merkel, meselenin bir an önce çözülmesi gerektiğini vurguladı.
Federal Meclis seçimleriyle ilgili anketleri değerlendiren Merkel, “Ben, Hıristiyan Demokrat (CDU/CSU) - liberal (FDP) koalisyonunun işini devam ettirmesi için iyi bir şansa sahip olmasıyla ilgileniyorum. Almanya'da seçimlerin hep çekişmeli geçtiğini biliyoruz. Eğer Almanya'da sağlam bir hükümet isteniyorsa, o zaman Hıristiyan Demokrat-Liberal koalisyonu çok iyi bir tekliftir. Ben bunun için mücadele veriyorum ve diğer alternatiflerle ilgilenmiyorum. Bizi son 4 yıldır takip edenlerin şunları gördüğünü düşünüyorum. Birincisi: Çok büyük meselelerin üstesinden geldik. Özellikle Avro'nun istikrarıyla ilgili ve bilhassa Almanya'daki iş piyasasının durumuyla ilgili hususları ele aldık. İstihdam sayımız hiç bu seviyelere ulaşmamıştı. AB'deki en düşük genç işsiz sayısına sahibiz” ifadelerini kulllandı.
RAKİBİNE MESAJ
Merkel, bu yılki genel seçimlerde kendisine rakip olan eski maliye bakanı ve SPD'nin başbakan adayı Peer Steinbrück'e ise, şu mesajları gönderdi: “Sayın Steinbrück'le büyük finans krizi döneminde 4 yıl boyunca çok yakın çalıştık. O, maliye bakanıydı. Sosyal Demokrat Parti'nin (SPD) görüşü bazı noktalarda bize göre farklı. Örneğin vergileri yükseltmek istiyorlar. Biz ise, iyi bir ekonomiye sahip olduğumuzu ve çok sayıda insanın çalışıyor olması sebebiyle zaten vergi gelirinin de arttığına inanıyoruz. Bu gelişme, tehlikeye atılmamalıdır.”
TÜRKLERE ÇAĞRI YAPTI: ALMAN VATANDAŞI OLUN
Alman vatandaşı Türk kökenli seçmenleri 22 Eylül'de yapılacak genel seçimlere ilgi göstermeye ve oy kullanmaya çağıran Başbakan Merkel, “İnsanlar, mutlaka iradelerini sandığa yansıtıp hayatın her alanında söz sahibi olmalılar. Hükümet olarak birçok başarıya imza attık. Özellikle istihdam konusunda en başarılı hükümet olduğumuzu söyleyebilirim. Bugün her gence bir mesleki eğitim yeri sunabiliyoruz. Entegrasyon için çok şeyler yaptık. Daha fazlasını da yapacağız” diye konuştu. “AB vatandaşlarının sahip olduğu yerel seçimlerde oy kullanma hakkının Almanya'daki Türk vatandaşlarına da verilmesi talebini nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusuna “Buna taraftar değilim” diyerek açıkça cevap veren Merkel, şöyle devam etti: “Ülkemizde yaşayan herkesin Alman vatandaşlığına geçme imkânı var. AB vatandaşlarına verilen bu hak, 'Birlik Yurttaşlığı' fikrine dayanıyor. Bu temelde yerel seçimlerde seçme hakkı mevcut. Bu hususa tersinden bir bakalım: Türkiye'de yaşayan bir Alman vatandaşının da seçme hakkı yok. Bu sebeple söylediğimizin anlaşılacağını düşünüyorum. Biz, burada daimi yaşayan herkesi Alman vatandaşlığına geçmeye davet ediyoruz. Başvuruda bulunan herkesten memnuniyet duyuyorum. O zaman bütün haklara sahip olunuyor.”
ŞİKAYETLERİ ANLIYORUM
Vize için yumuşama sinyali verdi
AImanya Başbakanı Angela Merkel, Türk işadamlarının vize çilesini ve Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış'ın “Bu saçmalığın sonlandırılması gerekir” çıkışını değerlendirdi. Merkel, “Türkiye'de bazen çok açık sözlü konuşuluyor. Aynı açık sözlülük Almanya'da da oluyor. Adım adım ilerlememiz gerektiğini düşünüyorum. Şikâyetleri anlıyorum. Türk-Alman Sanayi ve Ticaret Odası'nın konuğu oldum ve özellikle ekonomik işbirliğini zorlaştıran bu şikâyetleri dinledim. Bir defa daha İçişleri Bakanımızla konuştum. Evet, bir tarafta güvenlikle ilgili menfaatlerimizi dikkate almalıyız. Fakat diğer tarafta da ticari konuların geçmişe göre daha kolay halledilmesi lazım. Bu konuda her şeyi yapmalıyız. Aslında ilerlemeler kaydettik. Örneğin artık vize başvurusunda bulunmak için büyük kentlere seyahat etmek zorunda değilsiniz. Başvuruyu kırsal bölgelerden de yapabilirsiniz. Yeni yasama döneminde bu konuyla ilgili çalışmalarımıza devam edeceğiz” bilgisini verdi.
NSU CİNAYETLERİ
Dersimizi aldık, bir daha olmaz
Angela Merkel, Almanya'da 8'i Türk 10 kişiyi öldüren Nasyonal Sosyalist Yeraltı (NSU) Neonazi terör hücresi davasına da değindi. Cinayet serisi ve soruşturmada yaşanan aksaklıklar yüzünden devlete olan güvensizliği anladığını vurgulayan Merkel, şunları kaydetti: “Kurban yakınlarıyla ve Köln'deki çivili bomba saldırısının mağdurlarıyla çok görüştüm. Bir güvensizliğin olduğunu anlıyorum. Anma törenindeki konuşmamda olanlar için özür diledim ve söz verdim. Biz, bunlardan ders alacağız. Yapıları öyle değiştireceğiz ki, aşırı sağcı unsurların iyi şekilde belirlenebilmesi için eyalet ve federal makamlar arasındaki işbirliğini daha iyi hale getireceğiz. Bir kısım değişikliği zaten gerçekleştirdik. Endişelerin, acının, yasın ve çaresizliğin bilincindeyim. Yıllar boyunca yanlış ithamlarla suçlanmanın ne kadar zor olduğunu sadece tahmin edebilirim. Kurbanların yanındayım. Hukuk ve yasanın uygulanmasıyla her şeyin yapılacağına inanıyorum. Tabii ki sadece bu yeterli değildir. Toplumun vermesi gereken çok işaret var. Onlarla bu tür dehşetlerin tekrarlanmaması amacıyla her şeyi yaptığımızı belirgin şekilde göstermeliyiz.”
TÜRKİYE
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.