Deniz Feneri davasında karar Çarşamba günü
Almanya'nın Frankfurt şehrinde görülen Deniz Feneri e.V davasında kararın Çarşamba günü verileceği açıklandı. Frankfurt Eyalet Yüksek Mahkemesi'nde 5. duruşması yapılan davada Mali Başkomiser Alexander Böhm'ün sunumu devam etti. Duruşmada Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın iddianamede adının nasıl geçtiği netleşti. Konunun bir tercüme hatası olduğu anlaşıldı. Ayrıca mahkemeye siyasi baskı yapıldığı yönündeki haberler yalanlandı ve Türkiye ve Alman hükümetleri arasında karşılıklı bilgi alışverişi olduğu kaydedildi.
Öte yandan Başbakan Erdoğan ve Almanya'nın Ankara Büyükelçisi Eckart Cuntz arasında yapılan bilgi alışverişine yönelik görüşmenin Türkçe tutanakları da Türkiye'deki basına sızdırıldığı ortaya çıktı. Sanıklar Mehmet Gürhan, Mehmet Taşkan ve Firdevsi Ermiş elleri kelepçeli olarak getirildi. RTÜK Başkanı Zahit Akman'ın Türkiye-Almanya arasındaki para trafiğinde kuryelik yaptığına yönelik somut bir delil bulunamadı.
TÜRKİYE'DEKİ GÖRÜŞMENİN TUTANAĞI DA BASINA SIZDI
Frankfurt Eyalet Yüksek Mahkemesi'nde görülen "Deniz Feneri e.V Davası"nın 5. duruşması yapıldı. Duruşmada davaya ilişkin ilginç detaylar ortaya çıktı. Duruşmada açıklamalarda bulunun Mali Komiser Alexander Böhm, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Alman Büyükelçisi'yle Ankara'da yaptığı görüşmenin Türkçe metinin de Türkiye'deki basına sızdığı bilgisini vererek bunu kınadığını belirtti. Bilindiği gibi söz konusu davanın iddianamesinin Türkçe tercümesi de Almanya'da internete konarak basına sızdırılmıştı.
SİYASİ BASKI YOK
Duruşmada Başkomiser Böhm, davaya ilişkin ne Alman ne de Türk makamlarından hiçbir şekilde etki girişimi olmadığını söyledi. Böhm, sadece 22 Kasım 2007'de Recep Tayyip Erdoğan'ın Alman Büyükelçisi Eckart Cuntz ile görüşüp Almanya'daki Deniz Feneri davası ve Türkiye'de tutuklu bulunan Alman genci Marco W. hakkında bilgi alışverişinde bulunduğunu söyledi. Bu konu hakkında bakanlık düzeyinde de karşılıklı bilgi alışverişinde bulunulduğunu ifade eden Böhm, "Bunun dışında herhangi bir baskı söz konusu olmamıştır" şeklinde konuştu.
DAVADA ERDOĞAN BAĞLANTISI YOK, TERCÜME HATASI VAR
Almanya Deniz Feneri davasıyla Başbakan Recep Tayyip Erdoğan arasında kurulmak istenen bağlantının ise olmadığı ortaya çıktı. Mali Komiser Alexandar Böhm, derneğe Nisan 2007'de yapılan baskında ortaya çıkan 02 Şubat 2005 tarihli belgeye açıklık getirdi. Derneğin muhasebeci Firdevsi Ermiş'in bilgisayarında bulunan Türkçe olduğu belirtilen makbuz da gündeme geldi. Üzerinde davanın sanıklarından Mehmet Gürhan ve Firdevsi Ermiş'in isimleri bulunan, imzaları olmayan, ayrıca para miktarı da belirtilmeyen belgede tercüme hatası yapıldığı belirlendi. Belgede "Başbakanlığa" şeklinde yazılan ifadenin "Başbakana" şeklinde tercüme edildiği tespit edildi. Ayrıca tercüme konusu gündeme geldiğinde iddianamenin Türkçe tercümesinin basına nasıl sızdırıldığı da tartışıldı. Sanıklardan Mehmet Gürhan'ın avukatı Ünal Kaymakçı, Başkomiser Alexander Böhm'e "bunun nasıl meydana gelmiş olabileceğini" sordu. Böhm ise, bilmediğini söyledi.
"ZAHİT AKMAN KURYE MİYDİ? BİLMİYORUZ"Öte yandan Başkomiser Böhme, Firdevsi Ermiş'in ifadesinden hareketle para trafiğini anlattı. "Zahit Akman ve Kanal 7 yönetici Zekeriya Karaman'a yıllar içinde 639 bin Euro para gönderildiğini söyledi" diyen Böhm, ancak bu paraların kaydını gösterir kesin bir belge olmadığını ifade etti. Böhme şöyle devam etti: "Eliminde bulunan belgelerde ZA'dan ZK'ya yapılan ödemeler görünüyordu. Erimiş'in ifadesine ZA'nın Zahit Akman, ZK'nın da Zekeriya Karaman olduğunu düşünüyoruz." Mali Başkomiser, Zahit Akman'ın Almanya'ya sık gidip geldiğini haftada iki üç kez de telefonla Almanya'yla görüştüğünü kaydetti ve Akman'ın 2003-2005 yılları arasında Almanya'da ikamet gösterdiğini ve davanın baş sanığı Mehmet Gürhan'la ticari ilişkilerinin olduğunu belirterek, "Kendisinin dernekle bir ilişkisi yoktu. Dernekte herhangi bir görev veya sorumluk yüklenmemişti. Akman'ın kuryelik yapıp yapmadığını tespit edemedik. Yaptı mı? Bilmiyoruz" şeklindeki görüşlere yer verdi.
ZEKERİYA KARAMAN'IN OĞLU'NUN DÜĞÜN GÖRÜNTÜLERİ GÖSTERİLDİ
Başkomiser Böhm, Başbakan Erdoğan'la sanık Mehmet Gürhan'ın çekilen fotoğraflarını ve Kanal 7 yöneticisi Zekeriya Karaman'ın oğlunun düğün törenlerini de gösterdi. Mahkeme başkanı Jochen Müler ise, bu görüntülerin özel hayatla ilgisi olduğunu kaydedip Böhm'den düğün görüntülerini bırakmasını istedi. Sanık avukatlarından Ünal Kaymakçı ise, 2002 yılında Frankfurt'ta çekilen fotoğrafta Tayyip Erdoğan'ın başbakan olmadığını ayrıca, normal bir kişi sıfatıyla fotoğraf çektirdiğini kaydetti. Ayrıcı, bu Erdoğan'ın Frankfurt'a Hürriyet'in Avrupa tesislerinin açılış için geldiğini ve doğrudan Mehmet Gürhan'a bir ziyaretinin söz konusu olmadığını vurguladı.
SANIKLARIN MALVARLIKLARI
Mahkeme'de sanıklardan Firdevsi Ermiş ve Mehmet Taşkan'ın özel malvarlıklarında bir artış olmadığı tespit edildi. Mehmet Gürhan'a ait İstanbul Üsküdar'da bulunduğu iddia edilen evin de kendisine ait olmadığı karısına ait olduğu tespit edildi. Başkomiser Böhm ve avukatların karşılıklı konuşmalarından sanıkların halihazırda sahip oldukları malvarlıklarının bağış paralarıyla finanse edildiğine dair kesin bir delil bulunamadığı bilgisi ortaya çıktı.
KARAR ÇARŞAMBA AÇIKLANACAK
Duruşmayı CHP Milletvekilleri Kemal Kılıçdaroğlu ve Ali Kılıç ile DSP Milletvekili Harun Öztürk'ün yanı sıra çok sayıda Türk medya mensubu takip etti. Hakim Jochen Müller yarın avukatların savunmasını dinleyeceklerini ve mahkemenin Çarşamba günü kararını açıklayacağını kaydetti. (CİHAN)
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.