Müslüman Kanı Dökülmesin

Müslüman Kanı Dökülmesin
Emperyalist Batı bir İslam coğrafyasını daha işgal için son hazırlıklarını yaparken, Diyanet Başkanı Görmez’in açıklamalarına Ankara ve bütün Müslüman ülke yöneticilerinin kulak vermesi gerekiyor.

ABD ve diğer Batı ülkeleri ile NATO yavaş yavaş Suriye operasyonuna hazırız mesajları veriyor… Tek dişi kalmış medeniyet denilen canavar, 1.5 milyon Müslümanın katledildiği Irak’tan sonra Suriye’ye de davet ediliyor. Kürecik’e üs kurduran, Patriotları ülkemizde konuşlandıran Ankara, “Batılı güçlerle birlikte koalisyonun içerisinde olacağız mesajları” verirken Türkiye ise tezkereyi tartışıyor… Bu karmaşanın içerisinde Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez’in açıklamaları ise büyük bir hakikati tescilliyor.  Emperyalist Batı bir İslam coğrafyasını daha işgal için son hazırlıklarını yaparken Görmez’in açıklamalarına Ankara ve bütün Müslüman ülke yöneticilerinin kulak vermesi gerekiyor.

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, 28-29 Ağustos tarihlerinde İstanbul’da yapılacak istişare toplantısına katılacak İran İslami Mezhepleri Yakınlaştırma Kurumu Genel Sekreteri Ayetullah Mohsen Eraki ve beraberindeki heyeti makamında kabul etti.

İstanbul’da yapılacak toplantıyı çok önemsediğini belirten Görmez, “Maalesef, ümmet coğrafyasının kana bulandığı bir zamanda bir araya geliyoruz. İslam coğrafyasında yüzyıllık fitne tohumlarının ekildiği bir dönemde, çok gecikmiş olarak bu buluşmayı gerçekleştiriyoruz” diye konuştu.

Görmez, “Bugün, hiçbir strateji, Müslümanların kanının akmasını önlemekten daha önemli değildir. Bugün, hiçbir siyaset, mezhepçilik fitnesini ortadan kaldırmak kadar değerli değildir” dedi. Bütün olanlara rağmen vahdette, kuvvette, birlikte ve kardeşlikte ısrar etmek gerektiğini kaydeden Görmez, kardeşlik hukukunun yeniden inşa edilmesi gerektiğine işaret etti.

Siyasi Yanlışlıklar, Mezhep Farklılığı Değil

Basra, Bağdat, Necef, Şam, Halep, Trablus, Beyrut ve Kahire harap olduktan sonra bir araya gelmenin büyük bir vebal olduğunu ifade eden Görmez, siyasi yanlışlıkların mezhep farklılığı olarak takdim edilmesinin ise kalpleri yaraladığını söyledi. Bütün olup bitenlerde en büyük sorumluluğu âlimlere düştüğünü vurgulayan Görmez, bu sorunlar yaşanırken alimlerin üzerlerine düşen görevleri yerine getirmediğini anlattı. Görmez, “Sünnisiyle, Şiisiyle bütün İslam dünyasının alimleri, ümmet coğrafyası kan ağlarken Peygamberin varisi oldukları gerçeğini ortaya koyamamışlardır” değerlendirmesinde bulundu.

Kardeşlik hukukunu yeniden inşa etmeliyiz

 

Bütün olanlara rağmen vahdette, kuvvette, birlikte ve kardeşlikte ısrar etmek gerektiğini kaydeden Görmez, kardeşlik hukukunun yeniden inşa edilmesi gerektiğine işaret etti. Görmez, “Bugün, hiçbir strateji, Müslümanların kanının akmasını önlemekten daha önemli değildir. Bugün, hiçbir siyaset, mezhepçilik fitnesini ortadan kaldırmak kadar değerli değildir. Bugün, İslam dünyasında bütün mütefekkirlerin, alimlerin, düşünürlerin bir tek stratejisi olmalı, o da vahdet ve kuvvet, birlik ve kardeşlik. Bugün, tek stratejide ittifak etmek lazım, o da daima zalime karşı mazlumun yanında yer almak” ifadelerini kullandı. İstanbul’da yapılacak toplantıda, alimlerin İslam dünyasında olup bitenleri yeniden değerlendirme imkanına sahip olacaklarını anlatan Görmez, “İnşallah, bu buluşma, alimlerin son aylarda ihmallerden dolayı işledikleri kusurların bir telafisi olur. Ziyaretinizin yeni bir vahdet inisiyatifine vesile olmasını Allah’tan niyaz ediyorum. Akan kan ve gözyaşının dinmesine bir nebze vesile olur diye diliyorum” diye konuştu.

“Bugün, İslam dünyasını yakan ateş, Hazreti İbrahim’i yakan ateşten farklı değildir”

HAZRETİ İbrahim’in ateşini söndürmek için bir karıncanın su taşıdığını anlatan Görmez, şunları kaydetti: “Bugün, İslam dünyasını yakan ateş, Hazreti İbrahim’i yakan ateşten farklı değildir, ama bize ümitsizlik haram kılınmıştır. İbrahim’i ateş nasıl yakmadıysa inşallah İslam dünyasındaki bu ateş de sönecek ve onun yerine yeniden güller ve gülistanlar açılacaktır. Önünde sonunda ateşin söneceğine, o ateşin yerinde bahçelerin, güllerin ve gülistanların çıkacağına hiç şüphem yok. Fakat ateşi söndürme çabası içine girmeyenler hep hüsran içerisinde olacaklardır. Asıl imtihan ateşi söndürüp, söndürmemekte değil. Asıl imtihan, ateşi söndürme çabası içinde olup olmamaktır.”

Yeni bir tezkere mi geliyor?

Türkiye 1 Mart tezkeresinin ardından yine bir tezkere kriziyle karşı kaşıya. Küresel güçlerin Suriye’ye olası bir saldırıda Türk topraklarını kullanmasına olanak sağlayan bir tezkerenin, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç tarafından Meclis’e getirileceğinin ifade edilmesi Ankara’yı hareketlendirdi.

Tezkere 6 Ekim 2013’te Sona Eriyor

1 Mart tezkeresinin reddiyle büyük bir vebalden kurtulan Türkiye’nin yeniden benzer bir sürece sokulmak istenmesi tepkileri de beraberinde getirdi. Türkiye, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Suriye’ye yönelik olası bir harekatı için zaten bir tezkere çıkarmıştı.  6 Ekim 2012 tarihinde yürürlüğe giren tezkerenin süresi 6 Ekim 2013’te doluyor.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
18 Yorum