Aynı Belgeyi AK Parti De Mi İmzaladı?

Aynı Belgeyi AK Parti De Mi İmzaladı?
1999 tarihli ve dindar kesimin fişlenmesi talimatını içeren MGK kararının altında imzası bulunan siyasilerden dönemin İçişleri Bakanı Sadettin Tantan, aynı belgeyi 2006 yılında Ak Parti’nin de imzaladığını ileri sürdü.

Akit’in dünkü sayısında yayınlanan ve 28 Şubat sürecinde mütedeyyin kesime yönelik başlatılan kıyımın belgesi olarak değerlendirilen “MGK kararı”yla ilgili dönemin İçişleri Bakanı Sadettin Tantan’dan garip bir savunma geldi.

Akit’in haberinde, 28 Şubat döneminde yargı, emniyet, mülki idare başta olmak üzere tüm devlet kurumlarıyla vakıflar ve özel kuruluşlardaki inançlı personele dönük operasyon emrinin bizzat dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel tarafından verildiği belirtilen haberde, buna delil olarak 1999 yılında Milli Güvenlik Kurulu (MGK)’nun almış olduğu skandal karar gösteriliyordu.

Dindar kesimin fişlenerek takip edilmesi talimatını içeren 1999 tarihli ve 447 numaralı MGK belgesinin altında imzası olan dönemin İçişleri Bakanı Sadettin Tantan kendisini savunarak, aynı belgeyi 2006 yılında Ak Parti’nin de imzaladığını ileri sürdü. Tantan artık eski defterlerin karıştırılmaması gerektiğini belirti.

Tantan, 28 Şubat sonrası irtica ile mücadele eylem planının aktif bir şekilde işletildiğini doğruladı. Olayın üzerinden yıllar geçtiğini artık eski defterlerin karıştırılmasının doğru olmadığını belirten Tantan olayın magazinleştirildiğini ileri sürdü. Kamuda ve özel sektör de çalışan mütedeyyin kesimin MGK kararlarıyla fişlendiğinin doğru olduğunu kabul eden Sadettin Tantan kendini savunarak aynı tür belgenin 2006 yılında Ak Parti tarafından da imzalandığını söyledi. Tantan, “Süleyman Demirel’in ve benim imzamın bulunduğu irtica ile eylem mücadelesi belgesinin bir benzerini 2006 yılında hükümette imzaladı. Bugünkü iktidar özgürlükleri geliştirirken böyle de bir belgeye imza atmasını ben çok manidar buldum” dedi ve ekledi: “Ben Türkiye’de en büyük tehdidin her zaman, cehalet, yolsuzluk, adaletsizlik olduğunu söyledim. Mücadele edilmesi gereken konular bunlardır.”

“EN BÜYÜK KIYIM 99’DA YAŞANDI”

Darbenin olduğu sırada Refahyol hükümetinde Devlet Bakanı olan Erbakan’ın kurmaylarından Ahmet Demircan ise, o dönemde darbeye destek veren herkesin cezalandırılması gerektiğini söyledi.

“Kim olursa olsun yasaların dışına çıkan herkes mutlaka cezalandırılmalı” diyen Demircan, “Eğer dönemin Cumhurbaşkanı, Başbakanı, Genelkurmay başkanları, kuvvet komutanları kendi halkının inancından rahatsızlık duyarak kamu da cadı avı başlatmışsa ‘vah’ bizim halimize” ifadelerini kullandı.

28 Şubat darbesiyle başlayan süreçte en büyük kıyımın 1999 yılında olduğunu belirten Demircan, Demirel’i işaret ederek şunları söyledi: “28 Şubat davası şuan yargıda ve o dönemde kimin ne yaptığı, ne yapmadığı, kimlerin görevini kötüye kullandığı ortaya çıkacak. Millete ihanet etmiş, vatandaşının inancını araştırmış ve ona bu yüzden ceza vermişler bu dünyadan cezasız ayrılmamalı ve yargı önüne çıkmalıdırlar. Savcıların bunun üzerine gitmesi gerekir.”

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
7 Yorum